Bugün Burmalı Minare Camii diye bilinen Pervâne Bey Camii'nin ve minaresinin onarımını, vakfın mütevelliliğini yürüttüğü yıllarda Vâsî Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi üstlenmişti. Amasya'nın köklü Müeyyedzâde ailesinden gelen Ahmed Efendi müderrislik ve naiplik de yapmış, 7 Rebiülahir 1159'da (1746) ölmüştür. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar Amasya Tarihi'nde ona iki madde ayırır: altıncı ciltte adıyla, dokuzuncu ciltte "Hamdî" mahlasıyla. Birincisinde onu "Hamdî mahlasıyla şâir", ikincisinde "meşâhîr-i şuarâdan" sayar. Mu'înü'l-vâ'izîn adlı bir eseri olduğu da kayıtlıdır. Kendi şiirlerinden bugüne ulaşmış bir örnek bulunamadı. İki madde sitede ayrı ayrı yayımlanmıştır: altıncı ciltteki Ahmed Efendi-Vâsî Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc, dokuzuncu ciltteki Hamdi Ahmed Efendi-Vâsi' Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc başlığıyla.
Hüsameddin'in İki Kaydı
Asıl hal tercümesi altıncı ciltte, Hüsameddin'in "Ahmed" adlıları sıraladığı bölümdedir:
Ahmed Efendi-Vâsî Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc Pervâne Bey vakfı mütevellîsi Yahyâ Efendi bin Habib Efendi bin Abdülvasi Çelebi bin Habib Çelebi bin Pîrî Ahmed Efendi bin Yahyâ Efendi bin Abdülvasi Çelebi bin Şemseddîn Ahmed Efendi bin Mehmed Çelebi bin Mü'eyyed Çelebi mahdûmudur. Mü'eyyedzâdelerdendir. Büyük birâderi es-Seyyid Hâfız Mehmed ve Halfet Gâzi müderrisi eş-Şeyh Mahmûd Efendilerden ahz-ı ulûm ederek ders-i âm ve üstâdının vefâtında Halfet Gâzi müderrisi, 1140'da Ya'kûb Paşa ve 1141'de Pervâne Bey vâkıflarına mütevellî 1147'de müsevvid ve eminü'l-fetvâ oldu. Bu me'mûriyyetinde fazilet-i ilmiyyesi zâhir olup 1155'de Fîrûz Ağa Vakfı'nın tevliyeti nizâ'ında bâ-fermân-ı âlî müvellâ ve müte'âkib Amasya kadısı Fazlullah Efendi tarafından Amasya nâibi oldu. Niyâbeti hitâmında tedrîsine devam edib 1159 senesi rebîülahirinin yedisinde vefât etdi. Âlim, fâzıl, edîb, "Hamdî" mahlasıyla şâir, ulûm-ı şer'iyyede mâhir, hasîb, talik-nüvîs bir zât idi. "Mu'înü'l-vâ'izîn" adlı bir eseri vardır. Zaman-ı tevliyetinde Pervâne Bey Câmii ve minâresini imâr ve ihyâ etdi. Diğer birâderi es-Seyyid Muhyiddîn Habib Efendi de âlim ve hattât idi. Mahdûmları es-Seyyid Yahya, Mahmûd, Abdullah Efendilerdir. Bunların siyâdetleri ana tarafından Havzalızâdelere müntehîdir. Es-Seyyid Mahmûd Efendi'nin oğulları es-Seyyid İsmâil, Ahmed, Abdullah Efendilerdir. Es-Seyyid Abdullah Efendizâde, es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi fuzalâdandır.
Sadeleştirilmiş biçimiyle: Pervâne Bey Vakfı mütevellisi Yahyâ Efendi'nin oğludur; soyu baba tarafından Habîb Efendi, Abdülvâsi Çelebi ve daha yukarıda Şemseddin Ahmed Efendi üzerinden Müeyyed Çelebi'ye çıkar, yani Müeyyedzâdelerdendir. Ağabeyi es-Seyyid Hâfız Mehmed'den ve Halfet Gâzi müderrisi Şeyh Mahmûd Efendi'den ilim öğrenerek ders-i âm oldu; hocası ölünce Halfet Gâzi Medresesi'nin müderrisi oldu. 1140'ta Ya'kûb Paşa, 1141'de Pervâne Bey vakıflarına mütevelli, 1147'de müftülükte fetva müsvedde kâtibi ve fetva emini oldu. Bu görevde ilmî üstünlüğü ortaya çıktığından 1155'te Fîrûz Ağa Vakfı'nın tevliyetine dair anlaşmazlıkta padişah fermanıyla "müvellâ" yapıldı, yani bu vakfa atandı, ardından Amasya kadısı Fazlullah Efendi tarafından Amasya naibi yapıldı. Naipliği bitince derslerine devam etti ve 7 Rebiülahir 1159'da öldü. Âlim, faziletli, edip, "Hamdî" mahlasıyla şair, şer'î ilimlerde usta, hesap bilen ve talik yazan biriydi. Mu'înü'l-vâ'izîn adlı bir eseri vardır. Mütevelliliği sırasında Pervâne Bey Camii'ni ve minaresini onarıp yeniden canlandırdı. Öteki kardeşi es-Seyyid Muhyiddin Habîb Efendi de âlim ve hattattı. Oğulları es-Seyyid Yahyâ, Mahmûd ve Abdullah efendilerdir; seyyidlikleri anne tarafından Havzalızâdelere dayanır. Mahmûd Efendi'nin oğulları İsmâil, Ahmed ve Abdullah efendilerdir; Abdullah Efendi'nin oğlu es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi de bilginlerdendir.
Dokuzuncu ciltteki madde, Hüsameddin'in şairleri mahlaslarına göre de dizdiği bölümdedir ve yalnız bir göndermedir:
Hamdi Ahmed Efendi-Vâsi' Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc Amasyalıdır. Pervane Bey vakfı mütevellîsi Yahya Efendi bin Habib Efendi bin Abdülvâsi' Çelebi mahdûmudur. Terceme-i hâli yukarıda cilt 6, sahife 633'de yazıldı. Meşâhîr-i şuarâdan âlim, hattât bir zât idi.
Yani Amasyalıdır, Pervâne Bey Vakfı mütevellisi Yahyâ Efendi'nin oğludur, hayatı altıncı ciltte yazılmıştır ve tanınmış şairlerden, âlim ve hattat biridir. Bu ikinci kayıt, birincide açıkça söylenmeyen Amasyalılığı da teyit eder.
Hayatı
Doğum tarihi kaydedilmemiştir, ama bütün görevlerinin Amasya'da geçtiği bellidir: Halfet Gâzi Medresesi'nde müderrislik, şehrin iki eski vakfında mütevellilik, müftülükte fetva kâtipliği ve naiplik. Maddeye göre müsvedde kâtipliği sırasında gösterdiği bilgi, 1155'te (1742-43) Fîrûz Ağa Vakfı'nın tevliyeti üzerine çıkan bir anlaşmazlıkta fermanla bu vakfa atanmasını sağlamıştır; Hüsameddin'in "müvellâ" sözü görevin mütevellilik olduğunu düşündürür, ama metin bunu açıkça yazmaz. Babası Yahyâ Efendi de Pervâne Bey Vakfı'nın mütevellisi olduğundan, Ahmed Efendi'nin 1141'deki (1728-29) mütevelliliği ailenin bu vakıf üzerindeki hakkının devamıdır.
Hüsameddin'in "zaman-ı tevliyetinde Pervâne Bey Câmii ve minâresini imâr ve ihyâ etdi" cümlesi, bugünkü Burmalı Minare Camii'ne ilişkindir. Caminin 1143 (1730-31) yangınında yandığı ve ardından "Hacı Ahmed Efendi"nin onu onartıp taştan bir minare yaptırdığı Burmalı Minare Camii yazısında anlatılmıştır. Hüsameddin'in cümlesiyle yan yana konunca, adı orada kısaca geçen bu Hacı Ahmed Efendi'nin, mütevelliliği tam o yıllara düşen Vâsî Çelebizâde olduğu anlaşılır. Minarenin tarihi konusunda araştırmacıların farklı görüşleri de aynı yazıda ele alınmıştır.
Şiiri ve Eseri
Hüsameddin onu iki ayrı yerde şair olarak anar, ikincisinde "meşâhîr-i şuarâdan", yani tanınmış şairlerden sayar. Buna karşın iki maddede de Hamdî mahlaslı tek beyit yoktur. Mu'înü'l-vâ'izîn adı, vaizlere yardımcı bir kitabı akla getirir; konusu, dili ve nüshası hakkında Hüsameddin bir şey söylemez. Amasya Tarihi'nde Hamdî mahlaslı başka Amasyalılar da bulunduğundan, mecmualarda görülebilecek bir "Hamdî" imzasını ona bağlamak ayrı bir kanıt ister. Onun kaleminden çıkmış bir manzumeye bugüne dek rastlanmadı.
Ailesi
Ahmed Efendi, Pervâne Bey Vakfı'nın tevliyetini kuşaklar boyu elinde tutan Müeyyedzâdelerin Vâsî Çelebi koluna mensuptur. Ağabeyi es-Seyyid Hâfız Mehmed onun ilk hocalarındandır; öteki kardeşi Muhyiddin Habîb Efendi âlim ve hattattır. Oğulları Yahyâ, Mahmûd ve Abdullah efendilerin seyyidliği anneleri yoluyla Havzalızâdelere bağlanır. Ailenin geniş soy ağacı ve bu kuşağın öteki üyeleri Müeyyedzâdeler yazısında verilmiştir.
Kronoloji
1140 (1727-28): Ya'kûb Paşa Vakfı'na mütevelli olur.
1141 (1728-29): Pervâne Bey Vakfı'na mütevelli olur.
1143 (1730-31): Pervâne Bey Camii yanar; onarımı ve taş minare mütevelliliği sırasında yapılır.
1147 (1734-35): Müsevvid ve fetva emini olur.
1155 (1742-43): Fîrûz Ağa Vakfı'ndaki anlaşmazlıkta fermanla bu vakfa atanır, ardından Amasya naibi olur.
1159 (1746): 7 Rebiülahir'de ölür.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 197 (e-kitap s. 198), "Ahmed Efendi-Vâsî Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc" maddesi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page198.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 78 (e-kitap s. 79), "Hamdi Ahmed Efendi-Vâsi' Çelebizâde es-Seyyid el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page79.html
Çevrimiçi kaynaklar
