Amasya'da "Küçük Emîr" diye tanınan Eşref Mehmed Çelebi, Horasan kökenli bir seyyid ailesinden yetişmiş bir müderristir. Amcası, Amasya müftüsü ve şehrin "Yedi Emîrler" diye anılan seyyidlerinden Koca Emîr İbrâhim Efendi'dir. Amcasının müftülüğü sırasında fetva emini ve Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi olmuş, Şehzade Ahmed'in 918'de (1512-13) öldürülmesinden sonra amcasıyla birlikte İstanbul'a götürülmüş, Kanuni Sultan Süleyman'ın tahta geçmesinin ardından Amasya'ya dönmüş ve Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'a göre 927'de (1520-21) burada ölmüştür. Hüsameddin onu "âlim, şâir, kâmil" diye niteler; şiirinden örnek vermez. Kitabın başka bir maddesi ise onun ölüm yılı için çok farklı bir tarih düşündürür; bu ayrılık aşağıda ayrıca ele alınmıştır. Hüsameddin'in kaydı, eski kelimelerin açıklamalarıyla Eşref Mehmed Çelebi-Küçük Emîr başlıklı araştırmada da yer alır.
Hüsameddin'in Kaydı
Amasya sâdât-ı kirâmından olup 888'de vefât eden Emîr Hüsâmeddîn Hüseyin Çelebi bin Emîr Sadreddîn Mehmed bin Hüseyin bin Ali el-Horasânî el-Bağavî mahdûmu ve Amasya Müftüsü "Koca Emîr" demekle meşhûr es-Seyyid İbrâhim Efendi'nin birâderzâdesidir. Pederinden kendisine irsen intikâl eden bir kitâbın zahrında; "Kavî olan Allah'ın en zayıf kulu Muhammed Eşref bin Hüseyin bin Muhammed el-Beğavî'nin zamanında" imzâsı görüldü. Amasya'da tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm ve müderris oldu. Amcasının zaman-ı fetvâsında emînü'l-fetvâ ve müderris-i Yörgüç Paşa olup hayli iştihâr etdi. Yedi emîrlerden biri oldu. 918'de amcasıyla beraber İstanbul'a nakledildi. Ba'dehû Sultân Süleyman Kanûnî devrinde Amasya'ya avdet edib 927'de vefât etdi. Âlim, şâir, kâmil idi. Üçler Mahallesi'nde medfûndur. Mahdûmu Şerîf Ahmed Çelebi'dir. Diğer mahdûmu Abdülhamîd Çelebi'dir. (Terceme-i Şakâyık-Mecdî Efendi, sayfa 415.)
Kitaptaki Arapça imza burada yayıncıların dipnotundaki Türkçe karşılığıyla verilmiştir. Bugünkü dille madde şunu söyler: Amasya'nın seyyidlerindendir. 888'de (1483-84) ölen Emir Hüsâmeddîn Hüseyin Çelebi'nin oğlu ve "Koca Emîr" diye tanınan Amasya müftüsü Seyyid İbrâhim Efendi'nin kardeşinin oğludur. Babasından miras kalan bir kitabın sırtında onun sahipliğini gösteren bir kayıt görülmüştür. Amasya'da okuyup ders-i âm ve müderris oldu. Amcası müftüyken fetva emini ve Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi olarak epey tanındı ve "yedi emîr"den biri sayıldı. 918'de amcasıyla birlikte İstanbul'a götürüldü. Sonra Kanuni Sultan Süleyman zamanında Amasya'ya dönüp 927'de öldü. Âlim, şair ve olgun biriydi. Üçler Mahallesi'nde gömülüdür. Oğulları Şerîf Ahmed Çelebi ile Abdülhamîd Çelebi'dir.
Amcasının Gölgesinde
Eşref Çelebi'nin hayatındaki iki büyük kırılma, amcası Koca Emîr'in hayatındaki kırılmalarla aynı yıllara düşer. Hüsameddin'in altıncı ciltteki maddesine göre 844'te (1440) Amasya'da doğan İbrâhim Efendi, Şehzade Korkud'un hocalığından sonra Amasya'ya dönmüş, nakîbüleşraf kaymakamı olmuş, İranlılarla, özellikle Şirazlı Mîr Gıyâseddîn ile yakınlığı yüzünden 911'de (1505-06) şehirden uzaklaştırılmış, 913'te (1507-08) Sultan Bayezid Medresesi müderrisi ve Amasya müftüsü olarak geri gelmiştir. Aynı madde, onun "Üçler"e yakınlaşarak "yedi emîrlerden biri" olduğunu söyler. Eşref'in fetva eminliği bu müftülük yıllarına, yani 913 ile 918 arasına düşmelidir. Hüsameddin'in "Yedi Emîrler" diye andığı seyyid zümresi, Şehzade Murad yazısında anlatıldığı gibi, Şehzade Ahmed'in Amasya sarayında İranlı ve Şii eğilimli çevreyle birlikte anılan bir gruptu.
918'de Şehzade Ahmed boğdurulunca Koca Emîr Amasya'dan alınıp İstanbul'a götürüldü; Eşref de onunla birlikte gitti. Koca Emîr orada önce Mustafa Paşa Medresesi'ne müderris yapılmış, iki yıl sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Eyüp'e yerleştirilmiş ve 935'te (1528-29) orada ölmüştür. Eşref ise Kanuni'nin tahta çıkışından, yani 926 sonbaharından (Eylül 1520) sonra Amasya'ya dönmüştür. Hüsameddin'in verdiği ölüm yılı doğruysa memleketinde ancak birkaç ay yaşamış olmalıdır.
Kaynakların Durumu: Ölüm Yılı
Eşref'in oğlu Abdülhamîd Çelebi'nin on birinci ciltteki maddesi, babası için başka bir tarih düşündürür. Hüsameddin orada Abdülhamîd'i Amasya'da "Küçük Emîr" diye tanınan Eşref Mehmed Çelebi'nin oğlu olarak tanıtır ve şöyle devam eder: "888'de vefât eden pederinin kaydı üzere 880 senesi şa'bânının ğurresinde Amasya'da doğdu." Cümle düz okunduğunda 888'de ölen kişi Abdülhamîd'in babası, yani Eşref'tir. Oysa Eşref'in kendi maddesinde 888, onun babası Hüseyin Çelebi'nin ölüm yılıdır ve Eşref'in 913-918 arasında fetva eminliği yaptığı, 927'de öldüğü anlatılır. İki maddenin birlikte doğru olması mümkün değildir. Ya Abdülhamîd'in maddesindeki "peder" sözü dedeyi kastederken yanlış yazılmıştır, ya da 888 tarihi bir maddeden ötekine yanlış aktarılmıştır. Eşref'in kendi maddesi, amcasının hayatıyla örtüşen ayrıntıları sayesinde daha tutarlı görünür; bu sayfada onun tarihleri esas alınmıştır.
Abdülhamîd'in maddesi Eşref'in ailesi hakkında iki bilgi daha ekler: Koca Emîr, Abdülhamîd'in "büyük amcası"dır ve Kastamonu kadılığı yapmış bir Abdülhay Efendi de onun amcasıdır. Buna göre Abdülhay Efendi, Eşref'in kardeşi olmalıdır. Hüsameddin aynı maddede, Mecdî'nin Şakâyık tercümesinin Abdülhamîd'i Kastamonu doğumlu göstermesini yanlış bulur. Eşref'in maddesinin sonunda kaynak olarak gösterilen Mecdî'nin eseri (s. 415) bu çalışmada görülemedi; Mecdî'nin Abdülhamîd bin Eşref'e ayrı bir yer ayırdığı Hüsameddin'in aktarımından bilinmektedir.
Aile Çevresi
Eşref, Amasya'da Sadreddîn Mehmed el-Horasânî'nin torunları olan bir seyyid kuşağının içindedir. Koca Emîr'in maddesine göre Sadreddîn Mehmed'in üç oğlu vardı: İbrâhim (Koca Emîr), II. Bayezid'in Amasya'daki hocası Seyyid Abdullah ve Eşref'in babası Hüseyin Çelebi. Seyyid Abdullah'ın oğlu, ilk Osmanlı nakîbüleşrafı ve şair Emîrî Seyyid Mahmûd'dur; dolayısıyla Eşref ile Emîrî amca çocuklarıdır. Bu akrabalık, Hüsameddin'in iki ayrı maddede verdiği soy zincirleri yan yana konunca ortaya çıkar; kendisi bunu açıkça söylemez.
Oğullarından Abdülhamîd Çelebi, Hüsameddin'in anlatımına göre Koca Emîr'den ve Amasya'nın başka âlimlerinden okumuş, Nakşibendî şeyhi Uzun Musliheddîn'e bağlanmış, İstanbul'da Sultan Bayezid Camii'nde yirmi yıl kadar vaizlik ve tefsir dersleri yaptıktan sonra 948'de (1541-42) ölmüştür. Öbür oğlu Şerîf Ahmed Çelebi için on birinci ciltte "Şerîf Ahmed Efendi-Eşrefzâde" başlıklı bir madde açılmış, ama yayıncıların dipnotuna göre müellif bu maddeyi boş bırakmıştır.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in "şâir" demesinden başka bir iz yoktur. "Eşref" adı bir mahlas olarak düşünülebilirse de babasından kalan kitaptaki imzada "Muhammed Eşref" diye geçmesi, bunun adının bir parçası olduğunu gösterir.
Kronoloji
888 (1483-84): Babası Emir Hüsâmeddîn Hüseyin Çelebi ölür.
913-918 (1507-1513): Amcası Koca Emîr'in müftülüğü sırasında fetva emini ve Yörgüç Paşa müderrisidir.
918 (1512-13): Şehzade Ahmed'in ölümünden sonra amcasıyla İstanbul'a götürülür.
927 (1520-21): Kanuni döneminde döndüğü Amasya'da ölür; Üçler Mahallesi'ne gömülür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 236-237 (e-kitap s. 336), "Eşref Mehmed Çelebi-Küçük Emîr" maddesi ve haz. dipnotu 148. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page336.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 79-84 (e-kitap s. 35-36), "İbrâhim Efendi-Koca Emîr" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page35.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 438-442 (e-kitap s. 493-494), "Abdülhamîd Çelebi-Eşrefzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page493.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 97 (e-kitap s. 388), "Şerîf Ahmed Efendi-Eşrefzâde" maddesi (boş) ve ed. dipnotu 126. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page388.html
Çevrimiçi kaynaklar
