Emrî Ali Efendi'nin meslek hayatı medresede başlayıp kadılıkta sürdü. Babasının yerine Amasya'daki Mehmed Paşa Medresesi'nde 1098'e (1686-87) kadar müderrislik etti, sonra kadılık yoluna geçti; 1131'de (1718-19) Sivas defterdarı olarak müsadere edilen malların tahsilinde görev aldı ve 1136'da (1723-24) azilli iken öldü. Babası, Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın kitabında "fâzıl-ı meşhûr" diye anılan müderris Çelebizâde Hacı Ömer Efendi'dir. Hüsameddin oğlunu kâtip, şair, yumuşak huylu ve gezmeyi seven biri olarak tarif eder.
Hüsameddin'in Kaydı
Amasya'da Mehmed Paşa Medresesi müderrisi iken 1095'de vefât eden el-Hâc Ömer Efendi'nin mahdûmudur. Pederinden tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm oldu. Pederinin irtihâlinde Mehmed Paşa müderrisi, 1098'de silk-i kudâta girdiğinden müderrisliği âhara verildi.
Devr-i kasabât ve bilâd ederek kibâr-ı kudâtdan olup 1131'de Çankırı kazâsından Sivas defterdârı olarak Bostancıbaşı Sivaslı Seyyid Mehmed Ağa'nın ve mahdûmu Ahmed ve birâderi Ahî Mehmed Paşaların müsâdere edilen emvâl ve emlâkını kabz ve tahsîlde ibrâz-ı hizmet ve 1136'da ma'zûlen vefât etdi. Kâtib, şâir, hâlim, gerdî-meşreb bir zât idi.
Bugünkü dille: Amasya'da Mehmed Paşa Medresesi müderrisi iken 1095'te ölen Hacı Ömer Efendi'nin oğludur. Babasından okuyarak ders-i âm, yani halka açık ders verme yetkisine sahip müderris oldu. Babası ölünce Mehmed Paşa müderrisi oldu; 1098'de (1686-87) kadılık mesleğine geçtiği için müderrislik başkasına verildi. Kasabaları ve şehirleri dolaşarak büyük kadılardan oldu. 1131'de Çankırı kadılığından Sivas defterdarlığına getirildi ve Bostancıbaşı Sivaslı Seyyid Mehmed Ağa ile oğlu Ahmed Paşa'nın ve kardeşi Ahî Mehmed Paşa'nın müsadere edilen mallarını ve mülklerini teslim alıp toplamakta hizmet gösterdi. 1136'da görevden alınmış olarak öldü. Kâtip, şair, yumuşak huylu, gezgin mizaçlı bir zattı. Eski kelimelerin sözlüğü ile Mehmed Paşa Külliyesi'ne dair kısa bir not Emrî Ali Efendi-Çelebizâde sayfasında bulunur.
Babası Çelebizâde Ömer Efendi
Hüsameddin, Emrî Ali'nin babasını kitabının üç ayrı yerinde daha anar. Dördüncü cildin kroniğine göre 1095 Muharreminin yedinci gecesi (25 Aralık 1683) eski sadrazam Kara Mustafa Paşa Belgrad'da idam edilmiş, birkaç gün sonra da Amasya'da "meşâhir-i fuzalâdan Mehmed Paşa müderrisi Çelebizâde Ömer Efendi" ölmüştür. Sekizinci ciltte, onun öğrencisi Sânî Abdullah Efendi'nin maddesinde hocanın 1095'teki ölümünden sonra "fazilet meydanının" bu öğrenciye kaldığı, Sultan Bayezid Camii'ndeki tefsir derslerinin dinleyenlerle dolduğu yazılıdır. On birinci ciltte ise bir başka öğrencisi ve damadı Şirvânîzâde Abdülcebbâr Efendi'nin, hocasının ölümünde Mehmed Paşa müderrisliği "diğerine" verilince canı sıkılıp Çorum'a gittiği, orada müderris ve müftü olarak 1123'te (1711-12) öldüğü anlatılır.
Müderrisin lakabı bu kayıtlarda aynı biçimde yazılmaz: kronik onu "Çelebizâde" diye anar ve Emrî Ali ile yeğeni olduğu anlaşılan Halîmî'nin madde başlıkları da bu lakabı taşır; Sânî Abdullah'ın maddesi ise "Çillîzâde", Abdülcebbâr'ın maddesi "Çilizâde" yazar. Hepsinde müderrisin Mehmed Paşa Medresesi'nde ders verdiği ve 1095'te öldüğü bilgisi ortaktır.
Medresedeki Halef Meselesi
Emrî Ali'nin maddesi, babasının ölümü üzerine Mehmed Paşa müderrisliğine kendisinin geçtiğini ve 1098'e kadar bu görevde kaldığını söyler. Dördüncü cildin kroniği ise aynı ölüm haberinin hemen ardından "yerine fâzıl-ı meşhûr Çorumlu Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi müderris oldu" der. Abdülcebbâr Efendi'nin maddesindeki "diğerine tevcîh edildi" sözü de, müderrisliğin damada değil bir başkasına verildiğini anlatır ama kime verildiğini söylemez. Kitabın kendi içindeki bu ayrılık, okunan kayıtlarla giderilemedi.
Ailesi
Dokuzuncu cildin "Halîmî Ömer Efendi-Çelebizâde" maddesi, aynı aileden bir şairi daha tanıtır. Hüsameddin onu "Mehmed Paşa müderrisi iken 1095'de vefât eden fâzıl-ı meşhûr Ömer Efendizâde Abdulhalim Efendi"nin oğlu olarak verir. Buradaki 1095 ölüm bilgisi Emrî Ali'nin babası Ömer Efendi'ninkiyle aynıdır ve cümlede Abdülhalim'e değil, onun babası Ömer Efendi'ye bağlanır; "Ömer Efendizâde" de Ömer Efendi'nin oğlu demektir. Hüsameddin iki madde arasında kardeşlik bildirmez; ancak bu okumayla Abdülhalim Efendi Emrî Ali'nin kardeşi, Halîmî de yeğeni olur. Halîmî, kroniğe göre dedesinin yerine müderris olan ve sonradan müftü diye anılan Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'den okumuş, 1143'te (1730-31) kadılığa girmiş, 1161'de (1748) Tokat naibliğinden azledilip Amasya'ya döndükten sonra ölmüştür. Hüsameddin onu da "edîb, şâir" diye anar. Halîmî'nin kendi maddesi sitede Halîmî Ömer Efendi-Çelebizâde adıyla yayımlanmıştır.
Şiiri
Hüsameddin'in "kâtib, şâir" sözü, Emrî Ali'nin edebî yönüne dair elde olan her şeydir; madde bir beyit aktarmaz, "Emrî" adını da metinde değil yalnız başlıkta kullanır. Emrî Ali Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi'ni bir şairler tezkiresi olarak inceleyen çalışması, onu yedinci cildin şairleri arasında "Emrî Ali Efendi-Çelebizâde" adıyla sayar. Okuru yanıltabilecek bir ad benzerliği de vardır: kitapta Emrî diye anılan iki kişi daha bulunur, 1029'da ölen Hacı Beyzâde Emrî Ahmed Çelebi ile 1191'den sonra ölen Yüzbaşızâde Emrî Emrullah Efendi.
Kronoloji
Muharrem 1095 başları (Aralık 1683-Ocak 1684): Babası Çelebizâde Ömer Efendi ölür; Emrî Ali Mehmed Paşa müderrisi olur.
1098 (1686-87): Kadılık mesleğine geçer; müderrislik başkasına verilir.
1131 (1718-19): Çankırı kadılığından Sivas defterdarlığına getirilir.
1136 (1723-24): Azilli iken ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 285 (e-kitap s. 351-352), "Emrî Ali Efendi-Çelebizâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page351.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 175 (e-kitap s. 601), Yûsuf Bey dönemi kroniği. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page601.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 74-76 (e-kitap s. 500), "Sânî Abdullah Efendi-İkincizâde el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page500.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 425-426 (e-kitap s. 489), "Abdülcebbâr Efendi-Şirvânîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page489.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 226-227 (e-kitap s. 74), "Halîmî Ömer Efendi-Çelebizâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page74.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (yedinci cildin şairleri: s. 25-26). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
