İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Ağa-Hacı Efendizâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 211 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya a’yânından ve dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından el-Hâc Ebûbekir Ağa bin Mustafa Ağa bin Sarı Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Meşâhîr-i a’yândan olup nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı es-Seyyid el-Hâc Zeynelâbidin Ağa’nın dâmâdı ve hâciyân ve a’yân meclisleri a’zâsı ve 1161 senesi muharreminde baş-a’yân ve şa’bânında Amasya mütesellimi oldu.

1166 senesi saferinde sânîyen ve 1167 şa’bânında sâlisen Amasya [677] mütesellimi olup 1170’de tahsîlât vak’asında hüsn-i hizmet ederek kanlı bir muhârebenin önünü aldığından dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığı rütbesiyle taltîf edildi.

1171 senesi muhareminde ikinci defa baş-a’yân 1182’de hâcıbaşı, 1185’de sâlisen baş-a’yân olduysa da Amasya mutasarrıfı Canikli Hacı Ali Paşa’ya mümâşât edemediğinden kûşe-i uzlete çekildi.

1193’de Çapanzâde Mustafa Bey’e mâddeten yardım edib Caniklileri târ u mâr etdi. 1194’de yine hâcıbaşı olup 1195 şa’bânında Caniklizâde Miktad Ahmed Paşa’nın Amasya mutasarrıfı olarak gelmesiyle Yozgat’a gitdi. 1196 senesi evâ’ilinde vefât etdi.

Meşâhîr-i a’yândan nâfizü’l-kelim, zengin, sahî, müdebbir bir hânedân idi. Vezîrâne yaşar emîrâne söylerdi. Mahdûmları es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir, Mustafa Ağalarla mevâlîden es-Seyyid el-Hâc Zeynelâbidin Efendi’dir. Birâderi el-Hâc Mustafa Ağa surre-i hümâyûn emîni olup 1201 senesi rebiü’l-evvelinde hâc yolunda vefât etdi.⁸⁴ Bunun mahdûmu [678] es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Ağa da ricâl-i devletdendir.

Dipnotlar

  • 84 Diğer birâderi el-Hâc Mehmed Ağa olup mahdûmu Nişâncı Abdunnâfî Efendi 1237’de vefât etti. Haydar Paşa’da medfûndur. Bunun mahdûmu Defterdâr Mehmed Sa’id Bey’dir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya ayanından ve Divan-ı Hümâyun kapıcıbaşılarından el-Hâc Ebûbekir Ağa bin Mustafa Ağa bin Sarı Mehmed Ağa'nın oğludur. Tanınmış ayanlardan olup nakîbüleşraf kaymakamı es-Seyyid el-Hâc Zeynelâbidin Ağa'nın damadı, hacılar ve ayanlar meclislerinin üyesiydi; 1161 yılı muharreminde [1748] baş ayan, aynı yılın şabanında Amasya mütesellimi oldu.

1166 yılı safer ayında [1752] ikinci kez, 1167 şabanında [1754] üçüncü kez Amasya mütesellimi olup 1170'te [1756-57] yaşanan tahsilat olayında iyi hizmet göstererek kanlı bir çatışmanın önünü aldığından Divan-ı Hümâyun kapıcıbaşılığı rütbesiyle ödüllendirildi.

1171 yılı muharreminde [1757] ikinci kez baş ayan, 1182'de [1768-69] hacıbaşı, 1185'te [1771-72] üçüncü kez baş ayan olduysa da Amasya mutasarrıfı Canikli Hacı Ali Paşa ile geçinemediğinden köşesine çekildi.

1193'te [1779] Çapanzâde Mustafa Bey'e maddî yardımda bulunup Canikliler'i dağıttı. 1194'te [1780] yine hacıbaşı olup 1195 şabanında [1781] Caniklizâde Mikdad Ahmed Paşa'nın Amasya mutasarrıfı olarak gelmesi üzerine Yozgat'a gitti. 1196 yılı başlarında [1781-82] vefat etti.

Tanınmış ayanlardan, sözü geçen, zengin, cömert, tedbirli bir aile reisiydi. Vezir gibi yaşar, emir gibi konuşurdu. Oğulları es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir ve Mustafa Ağalar ile Mevâlî rütbesinden es-Seyyid el-Hâc Zeynelâbidin Efendi'dir. Kardeşi el-Hâc Mustafa Ağa surre-i hümâyun emini olup 1201 yılı rebiülevvelinde [1786-87] hac yolunda vefat etti. Onun oğlu es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Ağa da devlet adamlarındandır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mütesellim: bir şehirde yöneticinin vekili olarak işleri yürüten görevli
  • baş a'yân: şehir ayanlarının başı
  • kapıcıbaşı: saray kapılarına bakan görevlinin rütbesi; sonraları taşrada ayanlara da verilen bir unvan
  • nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: seyyidlerin ve şeriflerin başının vekili
  • tahsîlât vak'ası: vergi toplama sırasında çıkan olay
  • taltîf: ödüllendirme
  • mümâşât: geçinme, uyum sağlama
  • kûşe-i uzlet: köşeye çekilip yalnız yaşama
  • târ u mâr etmek: darmadağın etmek
  • surre-i hümâyûn emîni: Mekke ve Medine'ye gönderilen padişah armağanlarının başındaki görevli
  • ricâl-i devlet: devlet adamları

Canikliler ve Çapanoğlu Arasında

Ebûbekir Ağa'nın hayatının ikinci yarısı, Canikli Hacı Ali Paşa ailesinin Amasya'ya hâkim olduğu yıllara denk düşer. Canikli Hacı Ali Paşa'ya Amasya sancağı 30 Mayıs 1772'de mâlikâne olarak verilmiştir; Hüsameddin'in "Hacı Ali Paşa'ya mümâşât edemediğinden köşeye çekildi" demesi bu dönemi anlatır. Amasya ayanlarının, Mikdad Ahmed Paşa'nın baskısına dayanamayarak 1778 sonlarında Bozok mutasarrıfı Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığındığı bilinir; Ebûbekir Ağa'nın 1193'te [1779] Çapanoğlu'na yardım etmesi bu gelişmeyle uyumludur. Aynı yıl Çapanoğlu'nun güçleri karşısında Canikli Hacı Ali Paşa ile oğlu Battal Hüseyin Bey Kırım'a kaçmış, Mikdad Ahmed Paşa ise Bursa'da gözaltına alınmıştır.

Canikliler 1781 eylülünde affedilmiş, Mikdad Ahmed Paşa'ya Erzurum valiliğiyle birlikte arpalık olarak Amasya sancağı verilmiştir. Hüsameddin'in "1195 şabanında Mikdad Ahmed Paşa'nın Amasya mutasarrıfı olarak gelmesi" kaydı, bu tarihe yakındır. Ebûbekir Ağa'nın o sırada Yozgat'a, yani Çapanoğlu topraklarına gitmesi, Canikliler'in dönüşünden duyduğu çekinceyi gösterir.

Ağa'nın 1161'den 1167'ye kadar birkaç kez Amasya mütesellimliği yapması ve 1170'teki tahsilat olayında bir çatışmayı önlemesi için başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Dipnotta anılan kardeş el-Hâc Mehmed Ağa'nın oğlu Nişâncı Abdunnâfî Efendi'nin 1237'de [1821-22] öldüğü ve Haydar Paşa'da gömülü olduğu, onun oğlunun da Defterdar Mehmed Sa'id Bey olduğu yalnızca Hüsameddin'in notundan öğrenilir.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler