Amasya ulemâsından Zanalızâde es-Seyyid Abdullah Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’nin mahdûmudur. Pederinin vefâtında Hâce Sultân zâviyesi vakfına mütevellî ve 1160 senesinden itibâren hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ olarak iştihâr etdi.
1185’de Rus harbinden hâsıl olan kaht u gala zamanında fukarâ-i halka bakır ölçeği ile meccânen zâhire ve tohumluk verdiğinden “Bakırcı” unvanını aldı. Adını bakır iken sehâsıyla gümüş etdi. 1195 senesinde vefât eyledi. Meşâhîr-i a’yândan, nâfizü’l-kelim, gınâ ve sehâ sâhibi bir hânedân idi.
Oğulları es-Seyyid el-Hâc Mustafa Abdullah Ali, Mahmûd Efendilerdir. Es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendizâde şehir kethüdâsı es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi de 1248’de ve bunun mahdûmu mevâliden Hâfız es-Seyyid Nureddîn Mehmed Efendi de 1318’de vefât etdi. Bunlara “Bakırcızâdeler” dendi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya âlimlerinden Zanalızâde es-Seyyid Abdullah Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi'nin oğludur. Babasının ölümünde Hâce Sultan zaviyesi vakfına mütevelli oldu ve 1160'tan [1747] itibaren hacılar ve ayanlar meclislerine üye olarak tanındı.
1185'te [1771-72] Rus savaşından doğan kıtlık ve pahalılık zamanında halkın yoksullarına bakır ölçekle bedava yiyecek ve tohumluk verdiğinden "Bakırcı" lakabını aldı. Adı bakırken cömertliği ile gümüş etti. 1195 yılında [1781] vefat etti. Tanınmış ayanlardan, sözü geçen, varlıklı ve cömert bir aile reisiydi.
Oğulları es-Seyyid el-Hâc Mustafa, Abdullah, Ali ve Mahmud Efendilerdir. Es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendizâde şehir kethüdası es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi 1248'de [1832-33], onun oğlu, Mevâlî rütbesinden Hâfız es-Seyyid Nureddin Mehmed Efendi de 1318'de [1900-01] vefat etti. Bunlara "Bakırcızâdeler" denildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kaht u gala: kıtlık ve pahalılık
- fukarâ-i halk: halkın yoksulları
- meccânen: parasız, bedava
- zâhire: tahıl, yiyecek
- sehâ: cömertlik
- nâfizü'l-kelim: sözü geçen, sözü dinlenen
- gınâ: varlık, zenginlik
- hânedân: soylu aile
- şehir kethüdâsı: şehrin ileri gelenlerinden, yönetimle halk arasında aracılık eden görevli
- mevâlî: Osmanlı ilmiye teşkilatında üst derecedeki kadı ve müderris sınıfı
Lakabın Hikâyesi
Metin, bir lakabın nasıl doğduğunu anlatır: kıtlık yılında halka bakır ölçekle tahıl dağıtan kişi, "Bakırcı" diye anılır; Hüsameddin bunu "bakır iken cömertliğiyle gümüş etti" diye söyler. Aile bu lakapla "Bakırcızâdeler" diye bilinmiş, lakap en az 1318'e kadar, yani yaklaşık yüz otuz yıl boyunca torunlarda yaşamıştır.
Anlatılan kıtlık, Osmanlı-Rus savaşının yıllarına rastlar. Savaş 1768'de başlamış ve 1774'te Küçük Kaynarca Antlaşması ile sona ermiştir; 1185 yılı bu savaşın ortasındadır. Bakırcı Ahmed Efendi'nin 1195'te, Amasya'nın Canikli ve Çapanoğlu rekabetinin çalkantılı yıllarında öldüğü görülür.
Hâce Sultan zaviyesi vakfı ile Zanalızâde ailesi hakkında bu çalışmada başka bir kaynak bulunamadı; başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça