Amasya’nın Küpceğiz Mahallesi’nde Sipahi İbrâhim Ağa’nın oğludur. Ticâretle kesb-i yesâr edib a’yân sırasına girdi. Pederinin vefâtında Kara Senir Mâlikânesi Mutasarrıfı olarak teneffüz etdi.
Amasya’da birkaç defa şehir kethüdâsı oldu. 1044 senesi ramazânında vefât etdi. Oğulları İbrâhim, Halîl Ağalardır. Bunlara “Keklik oğulları” dendi. Bu sülâleden es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa bin Mustafa Ağa bin el-Hâc Ali Ağa 1048’de Taşköprülüzâde Mehmed Arif Efendi’nin kasr-ı yediyle Halfet Gâzi Vakfına mütevellî oldu. Bu tevliyetden dolayı Halfet Gâzi evlâdından olduklarını bunun hafîdi Abdullah Efendi iddia etmekde idi. [499]
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın Küpceğiz Mahallesi'nde oturan Sipahi İbrâhim Ağa'nın oğludur. Ticaretle zenginleşip şehrin ileri gelenleri (âyân) arasına girdi. Babası ölünce Kara Senir malikânesinin tasarruf sahibi olarak onun gelirinden yararlandı.
Amasya'da birkaç kez şehir kethüdası oldu. 1044 yılının Ramazan ayında [Şubat-Mart 1635] öldü. Oğulları İbrâhim ve Halîl Ağalardır; bunlara "Keklikoğulları" denildi. Bu soydan es-Seyyid el-Hâc Ali Ağa bin Mustafa Ağa bin el-Hâc Ali Ağa, 1048 [1638-39] yılında Taşköprülüzâde Mehmed Ârif Efendi'nin görevden el çekmesi üzerine Halfet Gazi Vakfı'na mütevelli oldu. Bu mütevellilik yüzünden, onun torunu Abdullah Efendi kendilerinin Halfet Gazi soyundan geldiklerini ileri sürerdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kesb-i yesâr: zenginlik edinme, varlık kazanma
- a'yân: bir şehrin sözü geçen ileri gelenleri
- mâlikâne: devlet gelir kaynağının ömür boyu bir kişiye bırakıldığı tasarruf biçimi; burada o gelirin bağlı olduğu yer
- mutasarrıf: bir yerin gelirini kullanma hakkına sahip olan
- teneffüz: faydalanma, gelirinden geçinme
- şehir kethüdâsı: şehir halkını devlet karşısında temsil eden, vergi işlerini yürüten kişi
- kasr-ı yed: el çekme, bir görevden feragat
- tevliyet: bir vakfın mütevelliliği, yönetimi
- hafîd: torun
Sipahi Oğlundan Şehir Ağasına
Ahmed Ağa'nın hayatı, XVII. yüzyılın ilk yarısında Anadolu şehirlerinde görülen bir dönüşümün küçük bir örneğidir. Babası bir sipahi, yani askerî sınıftan biridir; oğul ise ticaretle servet edinip âyân arasına girmiş, bir malikâneyi tasarruf etmiş ve şehir kethüdalığı yapmıştır. Turan Açık, Amasya şer'iyye sicillerine dayanan çalışmasında bu dönemde kapıkulu sipahilerinin şehirde mülk, çiftlik ve iltizam sahibi olarak yerlileştiğini, âyân denen yeni bir şehir eşrafı zümresinin çekirdeğini bunların oluşturduğunu gösterir. Keklik ailesinin hikâyesi bu çerçeveye uygun düşer.
Şehir kethüdası, şehrin ileri gelenleri arasından seçilen, devletin istediği vergi ve yükümlülükleri halka adaletle dağıtmak, halkın dileklerini merkeze iletmek, şehre gelen görevlilerin ve elçilerin ağırlanmasını sağlamak gibi işleri yürüten kişiydi. Tayin beratlarında kethüdanın işini bilen, doğru ve halkın hoşnut olduğu biri olması istenirdi. Ahmed Ağa'nın bu göreve "birkaç defa" getirilmesi, Amasya eşrafı arasında güven gören bir kişi olduğunu düşündürür.
Küpceğiz ve Kara Senir
Küpceğiz Mahallesi'ni Hüsameddin kitabının birinci cildinde Karakaya'nın eteğinde, doğuda Uzunyol Mezarlığı, kuzeyde Receb ve Üçler mahalleleriyle çevrili olarak tarif eder ve adın eski kayıtlardaki "Gökceğiz" adının bozulmuş biçimi olduğunu söyler. Mahallenin üstündeki Kaşık Pınarı mesiresi XIX. yüzyıl sonunda da bir gezinti yeri olarak anılır. Kara Senir ise bugün Amasya Merkez ilçesine bağlı Karasenir Mahallesi olarak yaşamaktadır.
Halfet Gazi Vakfı ve Soy İddiası
Halfet (Halîfet) Gazi, Dânişmendli emîrlerinden olup sonra Selçuklu hizmetine girmiş, 1222'de Amasya valisi olmuş, 1232'de Gürcüler'e karşı bir sefer sırasında ölünce Amasya'daki türbesine gömülmüştür. Medresesinin 622 [1225] tarihli vakfiyesi günümüze ulaşmıştır; türbe bugün Şamice Mahallesi'nde ayaktadır. Hüsameddin'in kayda geçirdiği ayrıntı ilgi çekicidir: Keklik ailesinden birinin bu eski vakfa mütevelli olması, birkaç kuşak sonra ailenin kendisini Halfet Gazi'ye bağlamasına yol açmıştır. Müellif bu iddiayı benimsemez, kaynağını mütevelliliğe bağlayarak aktarır. Bir de şu dikkat çeker: Ahmed Ağa 1044'te öldüğü hâlde, "bu sülâleden" sayılan ve üç kuşak soyu verilen Ali Ağa dört yıl sonra mütevelli olmaktadır; bu kişi doğrudan Ahmed Ağa'nın torunu değil, aynı ailenin başka bir kolundan olmalıdır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 157–158. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt, Mukaddime, "Küpceğiz Mahallesi", s. 123–132.
Akademik çalışmalar
- Turan Açık, "Medine-i Amasya Sâkinlerinden Kapıkulu Sipahileri: 17. Yüzyılın İlk Yarısında Amasya'da Sosyo-Politik Hayata Bir Bakış", Turkish Studies, 10/1, 2015. https://doi.org/10.7827/TURKISHSTUDIES.7763
- Şenol Çelik, "Şehir Kethüdâsı", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/sehir-kethudasi
- Aynur Durukan, "Hilfet Gazi Medresesi ve Türbesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, 18. cilt, 1998. https://islamansiklopedisi.org.tr/hilfet-gazi-medresesi-ve-turbesi
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar