Gümüşlüdür. Amasya’da Îydîzâde el-Hâc Mustafa Akif [673] ve Laz İbrâhim Efendilerden tahsîl-i ulûm edib Gümüş’te ders-i âm ve 1162’de Eslimiş köyünde kâin Şemseddîn Efendi Tekkesi şeyhi ve Gümüş’te Halîl Paşa müderrisi oldu.
Ba’dehû mükerreren Gümüş müftüsü olup 1192’de zâviye-i mezkûre meşîhatını mahdûmu es-Seyyid Ömer Reşid Efendi’ye ferâgat etdi. Sene-i mezbûre evâhirinde vefât etdi. A’yân-ı ulemâ ve meşâyih-i Nakşibendiyyeden olup sâlih, müteşerri’, fakîh, sahî, hânedân idi.
Günümüz Türkçesiyle
Gümüşlüdür. Amasya'da Îydîzâde Hacı Mustafa Akif ve Laz İbrahim Efendilerden ilim öğrenip Gümüş'te genel ders yetkilisi oldu; 1162'de [1748-49] Eslimiş köyündeki Şemseddin Efendi Tekkesi'nin şeyhi ve Gümüş'te Halil Paşa Medresesi'nin müderrisi oldu.
Daha sonra defalarca Gümüş müftüsü oldu. 1192'de [1778-79] adı geçen zaviyenin şeyhliğini oğlu Seyyid Ömer Reşid Efendi'ye bıraktı. Aynı yılın sonlarında vefat etti. Ulemanın ileri gelenlerinden ve Nakşibendî şeyhlerinden olup dindar, şeriata bağlı, fıkıh bilgini, cömert ve soylu biriydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
- ders-i âm: genel ders vermeye yetkili âlim
- kâin: bulunan
- meşîhat: şeyhlik
- ferâgat: bir hakkı bırakma
- mükerreren: tekrar tekrar
- zâviye: küçük tekke
- sene-i mezbûre: adı geçen yıl
- meşâyih: şeyhler
- sahî: cömert
Müftü ve Şeyh Olmak
Metnin ilgi çekici yanı, aynı kişinin hem medrese müderrisi, hem müftü, hem de Nakşibendî bir tekkenin şeyhi olmasıdır. Medrese bilgisiyle tekke yolu burada iç içedir. Şeyhlik babadan oğula geçen bir görev olarak anılır: 1192'de Ömer Reşid Efendi'ye devredilir. Hocalarından Îydîzâde Mustafa Akif Efendi, 685. maddedeki Çilzâde'nin de hocasıdır.
Gümüş, bugün Gümüşhacıköy adıyla bilinir. Eslimiş köyündeki Şemseddin Efendi Tekkesi ile Gümüş'teki Halil Paşa Medresesi hakkında yapılan aramada güvenilir bir kaynağa ulaşılamadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 210–210. amasya.bel.tr