Sadr-ı esbak Boynueğri es-Seyyid Abdullah Paşa’nın kethüdâsı olan Amasyalı el-Hâc Abdullah Ağa bin Ahmed Ağa’nın mahdûmu ve Adil Bey bin Cüneyt Bey’in ahfâdından Şerîfzâde es-Seyyid el-Hâc Mustafa Ağa’nın kerîmezâdesidir.
Tahsil-i me’ârif edib ba’zı vüzerâya ve hâssaten Mikdat Ahmed Paşa’ya divân kâtibi, 1191’de Adil Bey vakfına [688] mütevellî oldu. 1193 senesi şevvâlinde efendisi Rusya’ya firâr eylediğinden Adil Bey’in evlâd-ı zükûrundan olan Şerîfzâde es-Seyyid Süleyman Ağa mahkemeye mürâca’âtla tevliyet uhdesinden 1194’de ref edildi.
1196 şa’bânında Mikdat Ahmed Paşa Amasya mutasarrıfı olarak geldikde i’âde-i ikbâl edib yine divân kâtibi olup 1198’de hâcegân-ı divân-ı hümâyûn zümresine iltihâk etdi. Vakf-ı mezkûra sânîyen mütevellî oldu.
Fakat Mikdat Paşa’nın zâlimâne harekâtından dolayı Amasya sancağı uhdesinden 1202’de refedildikte bu da Amasya’da ikâmete me’mûr olup tevliyet-i mezkûre yine uhdesinden refedildi. 1205’de meclis-i a’yân a’zâsı olup 1206’da ma’zûl ve 1207’de merhûm oldu.
Umûr-ı dünyaya ârif, iş-güzâr, oldukça hattât idi. Boyu kısa, vücûdu tıknâz olduğundan “dib karpuzu” denildi. Mahdûmları es-Seyyid el-Hâc Abdullah, Mustafa Efendilerdir.
Es-Seyyid el-Hâc Abdullah Efendizâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed [689]Efendi de marûftur. Bunun oğulları es-Seyyid Ahmed, Mehmed Efendilerdir. Es-Seyyid Ahmed bin es-Seyyid Ahmed Efendi’nin oğulları es-Seyyid Mehmed Arif, İbrâhim ve Mehmed Arif Efendi’nin oğulları da Mehmed Ali, Osmân’dır.
Es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi bin es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’nin oğulları es-Seyyid Ahmed, Mehmed Efendilerdir. Es-Seyyid el-Hâc Efendi’nin mahdûmu es-Seyyid el-Hâc Mahmûd Efendi, Adil Bey’in tevliyet davasını ederken 1324 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Bunlara “Hacı Ahmed Efendizâdeler” dendiği gibi avâm arasında “Dip karpuzunun oğulları” da denirdi.
Günümüz Türkçesiyle
Eski sadrazam Boynueğri Seyyid Abdullah Paşa'nın kethüdası olan Amasyalı Hacı Abdullah Ağa'nın, Ahmed Ağa oğlunun oğludur; Adil Bey'in, yani Cüneyt Bey oğlunun torunlarından Şerîfzâde Seyyid Hacı Mustafa Ağa'nın da kızının oğludur.
Öğrenim görüp bazı vezirlere, özellikle Mikdat Ahmed Paşa'ya divan kâtipliği yaptı; 1191'de [1777-78] Adil Bey Vakfı'na mütevelli oldu. Efendisi 1193 şevvalinde [1779] Rusya'ya kaçtığından, Adil Bey'in erkek çocuklarından Şerîfzâde Seyyid Süleyman Ağa mahkemeye başvurdu ve mütevelliliği 1194'te [1780-81] kendisinin elinden aldırdı.
1196 şabanında [1782] Mikdat Ahmed Paşa Amasya mutasarrıfı olarak gelince itibarı geri döndü; yine divan kâtibi oldu ve 1198'de [1783-84] divan-ı hümâyun hâcegânı zümresine katıldı. Adı geçen vakfa ikinci kez mütevelli oldu.
Ancak Mikdat Paşa'nın zalimce davranışları yüzünden Amasya sancağı 1202'de [1787-88] elinden alınınca, bu kişi de Amasya'da oturmakla görevlendirildi ve mütevelliliği yine elinden alındı. 1205'te [1790-91] ayan meclisi üyesi oldu, 1206'da [1791-92] görevden alındı ve 1207'de [1792-93] öldü.
Dünya işlerini bilen, işini yürüten, oldukça iyi bir hattattı. Boyu kısa, vücudu tıknaz olduğundan "dip karpuzu" denildi. Oğulları Seyyid Hacı Abdullah ve Mustafa Efendilerdir.
Seyyid Hacı Abdullah Efendi'nin oğlu Seyyid Hacı Ahmed Efendi de tanınmıştır. Bunun oğulları Seyyid Ahmed ve Mehmed Efendilerdir. Seyyid Ahmed bin Seyyid Ahmed Efendi'nin oğulları Seyyid Mehmed Arif ve İbrâhim'dir; Mehmed Arif Efendi'nin oğulları da Mehmed Ali ve Osman'dır.
Seyyid Hacı Mustafa Efendi'nin, Seyyid Hacı Ahmed Efendi oğlunun oğulları Seyyid Ahmed ve Mehmed Efendilerdir. Seyyid Hacı Efendi'nin oğlu Seyyid Hacı Mahmud Efendi, Adil Bey'in mütevelli davasını sürdürürken 1324 başlarında [1906] öldü. Bunlara "Hacı Ahmed Efendizâdeler" denildiği gibi halk arasında "Dip karpuzunun oğulları" da denirdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- sadr-ı esbak: eski sadrazam
- kerîmezâde: kızın oğlu, torun
- ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
- divân kâtibi: bir paşanın divanındaki yazı işlerine bakan kâtip
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- tevliyet: vakıf yöneticiliği
- ref: kaldırma, elinden alma
- hâcegân-ı divân-ı hümâyûn: divan-ı hümâyun kâtipleri arasında yüksek rütbeli olanlar
- mutasarrıf: sancağı yöneten görevli
- meclis-i a'yân: ayan meclisi; yerel ileri gelenlerin toplantısı
- ma'zûl: görevden alınmış
- hattât: güzel yazı yazan
- marûf: tanınmış
Mikdat Ahmed Paşa ile Bağlantı
Hüsameddin'in "efendisi" dediği Mikdat Ahmed Paşa, Canikli Hacı Ali Paşa'nın küçük oğludur. Bir kaynağa göre Ali Paşa 1778'de Erzurum valiliğine getirilirken üzerinden alınan Sivas valiliği, henüz on sekiz yaşında olan Mikdad Ahmed'e verilmiştir. Amasya ayanlarının onun baskısına dayanamayıp 1778 sonunda Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığındıkları da yazılıdır. Canikliler'in Çapanoğulları karşısında tutunamayıp Kırım'a kaçması ve 1781 eylülünde affedilmesinden sonra Mikdad Ahmed Paşa'ya Erzurum valiliği ile birlikte arpalık olarak Amasya sancağı verilmiştir. Bu bilgi, Hüsameddin'in 1193'te efendisinin kaçtığını ve 1196'da Mikdat Paşa'nın Amasya'ya geri geldiğini anlatan kayıtlarıyla örtüşür; yalnız Hüsameddin kaçış yeri olarak Rusya'yı yazar, kaynak ise Kırım'dan söz eder. Canikli ailesine dair aynı kaynak, Mikdad Ahmed Paşa'nın Amasya ve çevresinde vakıfları bulunduğunu da bildirir. Mikdat Paşa'nın Amasya sancağının 1202'de elinden alınışına kaynak ayrıca değinmez.
Adil Bey Vakfı
Metin, Adil Bey Vakfı'nın mütevelliliğinin Şerîfzâde ailesi ile bu kişinin torunları arasında kuşaklar boyu süren bir çekişme konusu olduğunu gösterir; 1324'te ölen Mahmud Efendi'nin hâlâ tevliyet davasıyla uğraştığı anlatılır. Vakfın kendisine ve Dip Karpuzu lakaplı Ahmed Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 214–215. amasya.bel.tr