Amasya’nın a’yân-ı kadîmesinden Dânîşzâde el-Hâc Hâfız Osmân Efendi evlâdından Bâyezîd Paşa vakfı mütevellîsi Osmân Efendi bin Ahmed Ağa bin Osmân Ağa’nın mahdûmudur. Cedd-i a’lâsı 920 senesi ricâlinden ve meşâhîr-i şu’arâdan Şermî Osmân Çelebi bin Mehmed Çelebi ve cedd-i karîbi de mevâlîden Dânîş Mehmed Efendi bin Mustafa Efendi’dir. [774]
Cedd-i akrebi es-Seyyid Osmân Ağa, baba tarafından Molla Halîl Oğlu ve ana tarafından Sâdât-ı Hüseyniyyeden “Hacı Vehhâboğlu” demekle meşhûr bir yeniçeri olup yeniçeriler arasında Cılkızsız, Osmân Ağa denmişdi.
Fethiye Mahallesi’nde 1252’de doğdu. Hutût-ı mütenevvi’ayı hattât-ı meşhûr Emrullah Vehbî Efendi’den ve ulûmu da Şirvânî el-Hâc Mustafa Efendi’den ahzedib 1280’de mahkeme-i şer’iyyede zabıt kâtibi, ba’dehû şer’iyye baş-kâtibi, 1296’da adliyye baş-kâtibi olup 1301’de infisâl etdi.
Ba’dehû ma’ârif kâtibi, 1307 senesi zilhiccesinde Amasya nüfus me’mûru, 1308 rebîülevvelinde ma’zûl olup eyyâm-ı uzletde, “Devr-i dâ’im Takvimi”ni te’lîf ederek 1310’da İstanbul’a gitdi. Orada takvimini bastırıp Ma’ârif Nezâretine beğendirdiğinden 1312 saferinde Erzurum, 1319’da Çatalca, 1320’de Kal’a-i Sultânîye ma’ârif muhâsebecisi oldu.
1326’da meşrûtiyyetin ilânını müte’âkib ma’zûlen İstanbul’a gelip 1327’de vefât etdi. Âlîm, kâtib, lâ’übali-meşreb, libâs ve ta’amında [775] bî-tekellüf, te’lîf-i âsâra münhemik bir zât idi. İlm-i nücûm ve hesabda ihtisâsı, ilm-i kelâm ve târîhe merâkı vardı. Te’lîf etdiği takvim asırlarca isti’mâle sâlih bir eserdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın eski ileri gelenlerinden Dânîşzâde Hacı Hâfız Osman Efendi'nin soyundan, Bâyezîd Paşa Vakfı mütevellisi Osman Efendi bin Ahmed Ağa bin Osman Ağa'nın oğludur. En eski büyük dedesi, 920 [1514-15] yılı ileri gelenlerinden ve ünlü şairlerden Şermî Osman Çelebi bin Mehmed Çelebi, yakın dedesi ise ilmiye mensuplarından Dânîş Mehmed Efendi bin Mustafa Efendi'dir.
En yakın dedesi Seyyid Osman Ağa, baba tarafından Molla Halîl Oğlu, ana tarafından Hz. Hüseyin soyundan olup "Hacı Vehhâboğlu" diye ünlü bir yeniçeriydi; yeniçeriler arasında "Cılkızsız Osman Ağa" denmişti.
Fethiye Mahallesi'nde 1252'de [1836-37] doğdu. Çeşitli yazı türlerini ünlü hattat Emrullah Vehbî Efendi'den, ilimleri Şirvânî Hacı Mustafa Efendi'den öğrenerek 1280'de [1863-64] şer'iye mahkemesinde zabıt kâtibi, sonra şer'iye başkâtibi oldu; 1296'da [1878-79] adliye başkâtibi olup 1301'de [1883-84] görevden ayrıldı.
Sonra maarif kâtibi oldu. 1307 yılı Zilhicce ayında [1890] Amasya nüfus memuru olup 1308 yılı Rebîülevvel ayında görevden alındı. İnziva günlerinde "Devr-i Dâim Takvimi"ni yazarak 1310'da [1892-93] İstanbul'a gitti. Orada takvimini bastırıp Maarif Nezareti'ne beğendirdiğinden 1312 yılı Safer ayında [1894] Erzurum, 1319'da [1901-02] Çatalca, 1320'de [1902-03] Kal'a-i Sultâniye maarif muhasebecisi oldu.
1326'da [1908] meşrutiyetin ilanını izleyen günlerde görevden alınarak İstanbul'a gelip 1327'de [1909] öldü. Âlim, kâtip, kayıtsız yaradılışlı, giyiminde ve yemesinde gösterişsiz, eser yazmaya dalmış bir zattı. Yıldız bilimi ve hesapta uzmanlığı, kelâm ve tarihe merakı vardı. Yazdığı takvim, yüzyıllarca kullanılmaya elverişli bir eserdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- a'yân-ı kadîme: eski ileri gelen aileler
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- cedd-i a'lâ: en eski, en yüksek büyük dede
- cedd-i karîb, cedd-i akreb: yakın dede
- ricâl: devletin ve toplumun ileri gelenleri
- mevâlî: müderris ve kadı gibi ilmiye mensupları
- sâdât-ı Hüseyniyye: Hz. Hüseyin soyundan gelen seyyidler
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
- hattât: yazı sanatçısı
- zabıt kâtibi: tutanak yazan kâtip
- infisâl: görevden ayrılma
- ma'ârif muhâsebecisi: maarif idaresinin mali işlerinden sorumlu görevli
- eyyâm-ı uzlet: inzivâ, yalnız kalma günleri
- lâ'übâlî: kayıtsız, dünya işine aldırmayan
- bî-tekellüf: gösterişsiz, sade
- münhemik: bir işe dalmış, kendini vermiş
- ilm-i nücûm: yıldız bilimi
- ilm-i kelâm: İslâm inanç esaslarını akılla temellendiren ilim
- takvim: yıl, ay ve günlerin düzenini gösteren cetvel
Soy Kütüğü: Şermî Osman Çelebi ve Dânişzâdeler
Maddedeki soy zinciri, Amasya'nın eski ilmiye ve yeniçeri aileleri arasında bir köprü kurar. Uzak dede olarak anılan Şermî Osman Çelebi, 920 yılı ileri gelenleri arasında ve şairler içinde sayılmıştır. Bu ad ve mahlas hakkında incelenen kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Yakın dede Dânîş Mehmed Efendi'nin mevâlîden olduğu belirtilir; bu, ailenin müderris ve kadı çevresine mensup olduğunu gösterir. Baba tarafından yakın dede ise bir yeniçeridir ve Hz. Hüseyin soyundan gelen bir seyyid olarak anılır. "Cılkızsız" lakabının anlamı metinden anlaşılmaz. Bayezid Paşa, Amasya'da doğmuş, 1413-1421 yıllarında I. Mehmed ve II. Murad döneminde sadrazamlık yapmış bir devlet adamıdır; ailenin mütevelli olarak yönettiği vakıf onun adını taşır. Vakfın bu ailenin elinde ne zamandan beri bulunduğu belirlenememiştir.
Kalemden Maarife Bir Kariyer
Ahmed Kâmil Efendi'nin kariyeri, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında medrese kökenli kişilerin mahkeme kalemlerinden idare ve maarif dairelerine geçişini gösterir: şer'iye mahkemesinde zabıt kâtibi, başkâtip, ardından adliye başkâtibi, maarif kâtibi ve nüfus memuru. 1879 sonrasında memurların özgeçmişlerini toplayan sicil düzeninin kurulduğu da dikkate alınırsa, bu tür ayrıntılı görev ve yıl bilgilerinin Hüsameddin'e bir sicil kaydından ya da kişinin kendi özgeçmişinden gelmiş olması olasıdır; bu metinden kesin olarak anlaşılmaz. Yazı hocası olarak anılan hattat Emrullah Vehbî Efendi hakkında incelenen kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Şirvânî Hacı Mustafa Efendi'yi ise Hüsameddin, birinci cildinde Amasya'da ilim yayanlar arasında anar.
Devr-i Dâim Takvimi
Ahmed Kâmil Efendi'nin metinde adı geçen eseri olan takvim, adından anlaşıldığı kadarıyla belli bir yıl için değil, her yıl kullanılabilecek sürekli bir takvim olarak tasarlanmıştır; Hüsameddin de eserin "asırlarca isti'mâle sâlih" olduğunu yazar. Bu takvimin nüshaları, basım yeri ve içeriği hakkında incelenen kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; bu nedenle "asırlarca kullanılabilir" değerlendirmesi Hüsameddin'e aittir ve doğrulanamamıştır. Bu dönemde Osmanlı'da hicrî ve mâlî (rûmî) takvim birlikte kullanılıyordu; örneğin II. Meşrutiyet'in ilanı rûmî 10 Temmuz 1324'e, miladî 23 Temmuz 1908'e denk gelir. Hüsameddin'in "1326'da meşrutiyetin ilanı" dediği tarih hicrî sayımla, 1908'e uyar.
Meşrutiyet Sonrası Azil
Metin, Ahmed Kâmil Efendi'nin meşrutiyetin ilanını izleyen günlerde görevden alındığını bildirir; aynı sayfadaki Yeğenzâde Ahmed Bey maddesinde de benzer bir ayrılış anlatılır. Görevden alınmanın gerekçesi Ahmed Kâmil Efendi için belirtilmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 239–239. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. cilt, Amasya'da ilim ve ulemâya dair bölüm (özgün baskı s. 260-261).
- "Sicill-i Ahvâl Defterleri", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/sicill-i-ahval-defterleri
Akademik çalışmalar
- Mehmet Faruk İlkhan, Mustafa Azmi Ömer Akalın'ın Hayatı ve Eserleri (1858-1940), yüksek lisans tezi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, 2025.
Diğer kaynaklar