Amasyalıdır. 1211’de vefât eden Gürcüzâde es-Seyyid Halîl Paşa bin Mustafa Paşa bin el-Hâc İbrâhim Bey bin Mehmed Bey’in mahdûmudur. Amasyalı Ocak imâmı es-Seyyid Halîl Efendizâde es-Seyyid İbrâhim Hıfzı ve Mustafa paşalara karâbeti olduğundan Bâb-ı âlîde kethüdâ kalemine girdi.
Ba’dehû silahdâr-ı şehriyârî Lâdikli es-Seyyid Abdullah Ağa’ya çatıp kethüdâ kâtibi olarak Hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûn zümresine iltihâk etdi. 1210’da müşârün-ileyhin azl ü tekâ’üdü üzerine açığa çıkarıldı. Çünkü Caniklizâdeleri silahdâr ağaya takrîb etmişdi.
Bir müddet Caniklizâde Tayyâr Mahmûd Paşa’nın kâtib-i dîvânı olup 1212’de sadr-ı a’zam olan Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa’ya intisâbı olduğundan 1214’de İstanbul’a gelip 1216’da Mâliye tezkirecisi, 1217’de Küçük rûz-nâmeci, ba’dehû şehremîni oldu.
1219’da Caniklizâde Tayyâr Mahmûd Paşa’nın Amasya’yı [264]âsiyâne zabt u istilâsında bunun dahl ü te’sîri olduğu zannedilerek azl edildi. 1220 senesi muharreminde efendisi olan Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa da sadâretten isti’fâ eylediğinden Amasya’ya geldi.
1221 senesi gurre-i muharreminde iltizâm tarîkiyle Amasya sancâğı mütesellimi olup ramazânında Cebbârzâde Süleyman Bey’in teşebbüsâtıyla azl edildi. 1222 senesi rebîülevvelinin yirmibirinde Sultân Selîm-i Sâlis’in hal’i ve Dördüncü Sultân Mustafa’nın cülûsu üzerine Tayyâr Mahmûd Paşa Kırım’dan İstanbul’a gelmişti.
1222 senesi rebîülâhirinin yirmisinde Amasya Sancâğı Tayyâr Mahmûd Paşa’nın uhdesine ilzâm ü tevcîh edildiğinden tarafından sânîyen Amasya mütesellimi oldu. Sene-i mezbûre şa’bânında Tayyâr Paşa kâ’im-makâm-ı sadr-ı âlî olduğundan bâ-rütbe-i mîr-i mîrânî Çorum sancâğı mutasarrıfı ve zilka’desi selhinde bâ-rütbe-i vezâret Sivas vâlîsi oldu.
1223 senesi cumâdelâhiresinin dördüncü günü Sultân Mahmûd Han-ı Sânî cülûs edib Tayyâr Paşa’nın azl ve [265] recebinde i’dâmı üzerine şa’bân evâ’ilinde azl ve vezâreti ref’ edilerek Bursa’da ikâmete me’mûr edildi.
1223 senesi zilka’desinde Gürcü Yûsuf Ziyâ Paşa sânîyen sadr-ı a’zam olup 1224 senesi rebîülevvelinde İstanbul’a geldikte mürâca’atı ve beyân-ı mağdûriyyeti üzerine sene-i mezbûre zilhiccesinde ibkâ-yı vezâretle kapıdân-ı deryâ oldu.
1226 senesi rebîülâhirinin onaltısında sadr-ı a’zamın azl ü nefyinden müte’essir olduğundan deryâ işleriyle ülfeti olmadığı der-miyân edilerek sene-i mezbûrenin zilhiccesinde azl edilip Girid vâlîsi ve birkaç gün sonra Rûmeli asker sürücüsü ve Tırnova mutasarrıfı oldu.
1227 senesi şevvâlînin üçünde Silistre, 1228’de Niş ve 1229 senesi şevvâlinde Vidin vâlîsi olup 1231 senesi muharreminin evâsıtında Şam vâlîsi ve recebinde Nablus ve Kudüs sancâkları ilâvesiyle emîrü’l-hâcc oldu. 1232 senesi rebîülâhirinde Teke ve Hamîd sancâkları mutasarrıfı ve şevvâlinde Haleb vâlîsi oldu.
1233 senesi rebîülevvelinde sânîyen Sivas vâlîsi olup[266] cumâdelâhiresinde Çıldır vâlîliğine nakl edildi. 1234 senesi rebîülâhirinde Erzurum vâlîsi ve şark ser-askeri ve şevvâlinde Kars muhâfızı oldu.
1235 senesi şevvâlinde hiddet-i mizâcına binâ’en ser-askerlikten azl edilip Ankara ve Çankırı sancâkları mutasarrıfı ve 1236’da Diyârbekir vâlîsi oldu. Hiddet-i mizâcı Diyârbekir eşrâfını şikâyâta mecbûr eylediğinden 1237 senesi recebinde azl edildi.
1238 senesi saferinde sadr-ı a’zam olan Hamdullâh Paşa ile sâbıka-i ma’rifeti olduğundan rebîülevvelinde Trabzon ve cumâdelûlâsında Mar’aş 1240 senesi şevvâlinde Rakka vâlîsi oldu.
Fakat serbestâne hareketi yüzünden 1241 senesi şevvâlinde vilâyetten azl edilip Kayseriyye ve Teke ili sancâkları mutasarrıfı ve 1243’de Akdeniz Boğazı Ser-askeri ve Biga sancâğı mutasarrıfı olup Kal’a-i Sultâniyye’de oturdu.
1244 senesi cumâdelûlâsında boğâzdan firâr eden asker kaçaklarına vâsıta olanları bilâ-emr-i âlî te’diben [267] i’dâm etmesi Sultân Mahmûd Hân’ın gayretine dokunduğundan azl ü tekâ’üd edilerek Gelibolu’da ikâmete me’mûr oldu. Sene-i mezbûre şevvâlinde orada irtihâl etdi.
Müdebbir, muktedir, sâdık, hadîd-ü’l-mizâc idi. Mahdûmları Mikdâd Ahmed Paşa ile İbrâhim Edhem, Hasan Tahsîn Beylerdir. Kethüdâsı Rüstem Ahmed Ağa ve iki mahdûmu dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından olmuşlardı.
Amasya’da konâğı Helkis Bâğçesi Mahallesi’nde olup Mikdâd Ahmed Paşa’nın oğulları Mehmed İzzet, Osmân Nûrî Beyler sefâhetle Paşa’nın servet-i âzîmesini heder edib konağı ve bâğçesi 1281’de mutasarrıf Ziyâ Paşa tarafından satın alınmış, bâğçesine mu’azzam bir dâire-i hükûmet yapılmışdır. Harem dâ’iresi telgraf-hâne ve belediye dâ’iresi olmuştur.
Bî-çâre İzzet Beyzâde Alî Bey kuru bir hâne ve birkaç parça tarlaya vâris olduğundan muhâsebe kâtibi ve buradan Havza mâl müdürü olmuş, 1314’de ma’zûlen Amasya’da ikâmetle ba’dehû vefât etmişdir. Bunun [268] evlâdı vardır.