Amasya’nın kalaycı esnâfından Hasan bin Halîl’in oğludur. Evâ’il-i hâlinde “Kalaycıoğlu” demekle meşhûr olarak çalışıp kedd-i yemîni sâyesinde servet ü sâmân edindi. Ba’dehû Şeyhzâde Kâdı Mustafa Necîb Efendi’nin metrûkesini ve çiftliğini ve Köprübaşındaki konağını alıp a’yân sırasına girdi.
1281’de Amasya mutasarrıfı meşhûr Ziyâ Paşa’ya çatıp i’ânât-ı nakdiyyenin celb ü cem’inde hayli işgüzârlığı görüldüğünden meclis-i idâre a’zâsı olup sancâğın idâresi işlerinde hizmetleri sebk eyledi.
1294’de Rus muhârebesi esnâsında zehâ’ir ü i’ânât-ı askeriyyenin celb ü tedârikinde şâyân-ı takdîr hizmetleri görüldüğünden Amasya mutasarrıfı Dârendeli İzzet Paşazâde [272]Ahmed Atâ Bey’in arz u inhâsı üzerine uhdesine Istabl-ı âmire pâyesi tevcîh ü taltîf edildi. Şîrînzâde el-Hâc Mustafa Efendi’nin adîli oldu.
Lâkin bu iki zâtın nüfûz ve sultası, gelen mutasarrıfların nazar-ı dikkatlerini celb etmekten hâlî değildi. 1301’de bir taraftan bunların ve diğer taraftan mutasarrıf Erzurumlu Mehmed Reşâd Paşa’nın ve Şeyh Hacı Hamza Efendi’nin aleyhinde yağan müdhiş şikâyetler üzerine sene-i mezbûrenin cumâdelûlâsında Çerkes Ahmed Necîb Paşa Amasya mutasarrıfı olup ansızın gelmişti.
Sene-i mezbûrenin cumâdelâhiresinde Şeyh Hacı Hamza Efendi Merzifon’dan kaldırılıp Samsun’a ve oradan İstanbul’a gönderildikten sonra bunlar da meclis-i idâre a’zâlığına bir daha intihâb u ta’yîn edilmemek üzere hânelerinde ikâmete me’mûr edildi.
Onbeş yıl kadar münzevî bir hâlde yaşayıp son zamânlarında meflûc olduğu hâlde 1316 senesi evâ’ilinde vefât etdi.Âkil, müdebbir, cesûr, kerîm, ümmî, [273] kalın sesli, hayr u şerre yarar bir zât idi.
Oğulları Hasan, Ahmed Necîb, Alî, İbrâhim Hakkı Efendilerdir. Bunların hiçbiri de âkılâne hareket edemedikleri cihetle kendilerine mîrâs kalan servet ü sâmânı hebâ edib çiftlik ve konak ve sâ’ir emvâl-i gayr-ı menkûlesi satıldı. Konağı Kırmacızâde Hacı Mehmed Efendi aldı. Evlâdına “Kara Hâfızzâdeler” dendi.