Amasya havâlîsinde meskûn Kürtlerden Hüseyin’in mahdûmudur. Gençliğinde Amasya’ya gelip hıfz-ı Kur’ân etdikten sonra İkincizâde Abdullah Sânî, Çorumlu Ahmed Efendiler gibi fuzalâdan tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm ve Alî Paşa Mektebine mu’allim-i sıbyân oldu.
Yıllarca tedrîs-i ulûm ve ta’lîm-i sıbyân ederek fevka’l-âde iştihâr etdi. 1127’de Pîr Mehmed Çelebi mescidi imâmı ve 1136’da vefât eden Hıfzızâde Hâfız el-Hâc Alî Efendi yerine Yörgüç Paşa medresesi müderrisi olup 1148 senesinde dâr-ı bekâya irtihâl etdi.
Âlim, fâzıl, hadîs ve tefsîrde mâhir, vâ’iz, müttakî bir zât idi. Burma Minâre Câmii karşısında vâki’ mezârlığın garb tarafında kabri hafriyât ile bulunabildi. Seng-i mezârında “vâris-i ulûmi’l-enbiyâi vel-mürselîn”‘ibâresi yazılıdır.
Ta’lîm-i sıbyân etdiği Alî Paşa Mektebi, zamânımıza kadar “Kürd Mektebi” demekle meşhûr idi. Pîr Mehmed Çelebi Mescidi’nin [261] kurbunda ve Selağzı’ndadır. Mahdûmları Abdullah, Abdurrahmân Efendilere ve bunların evlâdına “Kürd Hâfızzâdeler” dendi. Abdullah Efendizâde Hâfız Osmân İrfânî Efendi ulemânın şu’arâsındandır. Bunun mahdûmu Ârif Mehmed Efendi Hâcegân-ı dîvân-ı hümâyûndandır.