Amasya eşrâfından yukarıda tercemesi yazılan el-Hâc Hakkı İsmail Efendi bin el-Hâc Abdulhalîm Efendi bin el-Hâc Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Deve-hâne Mahallesi’nde 1276’da doğdu. Rüşdiye mektebinde tahsîl-i meşrût olan fünûnu okuyub maliye kalemine girdi.
Bir müddet a’şâr kâtibi olup sonra tahrîrât kaleminde çalışdı. Buradan Merzifon tahrirât kâtibi olup gitdi. Kaymakamları idare edecek bir cerbeze-i latîfe ibrâz ederek iştihâr etmekle 1303’de Merzifon Ziraât Bankası şubesi kâtibi oldu.
Umûr-ı hesâbiyede vukûf ve sadakâti görüldüğünden 1308’de Amasya bankası me’mûru ve 1312’de Ziraât Bankası şubeleri müfettişi olarak devr-i vilâyet etdiği esnâda 1319’da rütbe-i sâlise ile taltîf edildi.
1321’de ikmâl-i teftîş ederek Yozgat Sancağı banka [204] müdürü olup 1325’de sânîyen Amasya sancâğı banka şubesine tahvil-i me’mûriyet etdi. On yıldan ziyâde Amasya bankasını da hüsn-ı idâre ederek 1341’de ihtiyâr-ı tekâ’üd edib vezâif-i dinîyesiyle iştigâl ve 1347’de dâr-ı bekâya irtihâl etdi.
Gâyet nekre-gû, müeddeb, latîf ve güşâde-meşreb, umûr-ı hisâbiyede mâhir, Müstakîm, asil bir zât idi. Merzifon Tahrirât Kâtibi iken validen kâ’im-makâma gelen evâmirde “darende-i buyruldu”³⁰ ta’birine kâ’im-makâm bey ilişib Darende Şehri zan eder, daima neden Darende-i buyruldu yazıldığını ve Darende’nin ne meziyeti olduğunu sorar!
“Hilmi Bey bu istifsâra tebessüm ederek ‘siz de taraf-ı âlinizden nâhiye müdürlerine yazılacak evâmir-i alîyyenizin başına Merzifon buyruldu’ yazarsanız kâ’im-makâm bulunduğunuz Merzifon şehri elbette Darende’ye müreccahdır”der.
Kaymakam Bey buna inanır, nâhiye müdürlerine yazılan buyuruldularının başına “Merzifon buyuruldu oldur ki” yazdırır. Altını da kâ’im-makâmlığa mahsûs büyük resmî [205] mührüyle tahtîm eder. Amasya’da işi olan nâhiye müdürlerinden biri Amasya’ya gelip mutasarrıf paşaya kendisini tanıtmak için bu emri gösterir. Derhâl celb edilen Hilmi Bey de hikâyeyi arz ederek huzzâr ile beraber mutasarrıfı hayli güldürür.