İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Ağa-Kapancızâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 320 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasya eşrâfından tercemesi yazılan Kapancı el-Hâc Ahmed Ağa’nın oğludur. Pederinin irtihâlinde nüfûz ve i’tibârına [186] binâen mukâtaât iltizâmlarına girişti.

1186’da Amasya Mutasarrıfı olan Canikli Hacı Ali Paşa’ya intisâb ederek Gözdaşoğullarıyla teşrîk-i mesâî edib hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ oldu. Bu yüzden düçâr-ı nefy ü tağrîb olup 1206’da Gözdaşoğullarının i’dâmında zehre-çâk olarak vefât etdi. Nüfûz ve yesâr sâhibi idi. Oğulları Hâfız Hasan, Hüseyin, Süleyman Ağalardır.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya eşrafından, hayat hikâyesi yazılan Kapancı Hacı Ahmed Ağa'nın oğludur. Babasının ölümünde sahip olduğu nüfuz ve itibara dayanarak mukâtaa iltizamlarına girişti.

1186'da [1772-73] Amasya mutasarrıfı olan Canikli Hacı Ali Paşa'ya bağlanıp Gözdaşoğullarıyla işbirliği yaptı; hacılar ve ayanlar meclislerine üye oldu. Bu yüzden sürgüne uğrayıp 1206'da [1791-92] Gözdaşoğullarının idam edilmesi sırasında korkudan yüreği yarılarak vefat etti. Nüfuz ve servet sahibiydi. Oğulları Hâfız Hasan, Hüseyin ve Süleyman Ağalardır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • eşrâf: bir yerin soylu ve saygın kişileri
  • mukâtaât iltizâmı: devlet gelirlerini belli bir bedelle üstlenip toplama
  • intisâb: bağlanma
  • teşrîk-i mesâî: çalışmayı birlikte yürütme, işbirliği
  • düçâr-ı nefy ü tağrîb: sürgün ve uzaklaştırmaya uğramış
  • i'dâm: idam edilme
  • zehre-çâk: zehresi yarılmış, korkudan yüreği yarılmış
  • nüfûz ve yesâr: etki ve zenginlik

Canikli Hacı Ali Paşa ve Amasya

Metindeki tarih, kaynaklarla uyuşur. Yücel Özkaya'ya ve ansiklopedi maddesine göre Amasya sancağı 30 Mayıs 1772'de, yani Safer 1186'da Canikli Ali Bey'e mâlikâne olarak verildi. Bu sancağın verilmesinin gerekçeleri arasında bölgedeki başıboş levendlerin saldırılarının önlenmesi ve yolların güvenliği sayılır. Amasya halkı Kasım 1776'da Canikli Ali Paşa'nın, oğullarının ve taraftarlarının eziyetinden şikâyet etti. Canikli, 1779'da Çapanoğlu Mustafa Bey ile yaşanan çekişme sonunda rütbesini yitirip kaçmak zorunda kaldı; 1781'de bağışlanıp Trabzon valiliğine döndüğünde oğlu Mikdad Ahmed Paşa'ya Erzurum valiliğiyle birlikte arpalık olarak Amasya sancağı verildi. İsmâil Ağa'nın "nefy ü tağrîb"e uğraması muhtemelen bu çalkantılı yıllarla ilgilidir; ancak sürgün yeri ve zamanı metinde belirtilmez.

1206'daki İdamlar

Ansiklopedi maddesine göre III. Selim 1792'de Canikli Hacı Ali Paşa'nın oğlu Mikdad Ahmed Paşa'yı ve torunu Hayreddin Râgıb Paşa'yı idam ettirmiş, Canikli ailesinin mallarına el konulmuştur. 1792, Hicrî 1206-1207'ye denk gelir. Hüsameddin'in bahsettiği "Gözdaşoğullarının idamı" bu olayla aynı mıdır, kaynaklardan anlaşılamadı. Gözdaşoğulları hakkında yapılan aramalarda bilgiye rastlanmadı. Aynı yıllara denk gelmesi, olayın Canikli ailesinin çöküşüyle ilişkisini akla getirse de bu yalnızca bir olasılıktır.

Kapancızâde Adı

Sultan Bayezid Külliyesi'ne ilişkin ansiklopedi maddesinde 1256'da [1840] Kapancızâde Hacı Hüseyin Zeki Efendi'nin bir muvakkithâne-kütüphane ve bir şadırvan yaptırdığı kaydedilir. Bu kişinin İsmâil Ağa'nın oğlu Hüseyin'le ya da ailesiyle ilişkisini gösteren bir kayda rastlanmadı; yalnız aynı aile adının Amasya'da kalıcı bir hayır geleneğinde de göründüğü söylenebilir.

Kaynakça

7. Cilt içindekiler