Amasyalıdır. Esbak yeniçeri ağası Yüzbaşıoğlu Mehmed Emîn Ağa'nın oğludur. İltizâma tâlib olan Çapanoğlu Süleymân Bey'le Rusya'dan yeni gelen Canik muhassılı Caniklioğlu Tayyâr Mahmûd Bey'e rağmen 1213 muharremi ibtidâsında Amasya muhassılı olup geldi.
Mahkeme kâtibi ve Amasya nâ'ibi Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi'den halkın şikâyetleri çokdu. Muharremde azl ile Müftüzâde Abdurrahmân [174] Efendi Amasya nâ'ibi ve diğer Fazlıoğlu Hacı Alî Efendi de mahkeme başkâtibi oldu.
Rebî'ulâhir ibtidâsında mevâlîden Sahhâflar Şeyhizâde Ahmed Sa'îd Efendi Amasya kadısı olup Keçecizâde Mehmed Ârif Efendi nâ'ibi olarak geldi.
Cemâziyelâhirde Niğbolu muhâfızı Amasyalı Kutoğlu Hüseyin Paşa vezâretle Silistre vâlîsi ve diğer Amasyalı Gürcüzâde Osmân Paşa da Anadolu vâlîsi oldu.
Şa'bânda Yörgüç Paşa müderrisi esbak müftü Hacı Osmân Muhlis, ramazânda Pervâne Bey ve Gümüşlü Câmi'leri vâ'izi müfessir-i meşhûr Amasyalı Hacı Abdünnebî, şevvâlin on birinci günü Amasya müftüsü Büyük Ürgüplü Hacı Ahmed, zilka'dede ünlü âlimlerden Veysî Beyoğlu Hacı Veysî, zilhiccede muhaddis Hacı Hâfız Mustafâ, Emîr İmâmzâde fâzıl Sa'dullâh Efendiler'le a'yândan Hindîoğlu Hacı Mehmed Ağa vefât etdi.
Şevvâlin yirmi birinde ünlü âlimlerden Ankaralı Mustafâ Efendi a'yânın zoruyla Amasya müftüsü olduysa da gönderilen mürâseleyi kabûl etmeyip isti'fâ eylediğinden İmâret Şeyhi Amasyalı Mehmed Efendi Amasya müftüsü⁷²¹ [175] ve büyük âlimlerden Çayköylü Hacı Ahmed Hâkî Efendi Yörgüç Paşa müderrisi ve Nâbîzâde Şerîf Mehmed Efendi de Pervâne Bey ve Gümüşlüzâde Câmi'leri vâ'izi oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Eski yeniçeri ağası Yüzbaşıoğlu Mehmed Emin Ağa'nın oğludur. İltizama talip olan Çapanoğlu Süleyman Bey'e ve Rusya'dan yeni gelmiş olan Canik muhassılı Caniklioğlu Tayyar Mahmud Bey'e rağmen 1213 [1798] yılı muharrem ayının başında Amasya muhassılı olarak geldi.
Halkın, mahkeme kâtibi ve Amasya naibi Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi'den şikâyeti çoktu. Muharrem ayında azledildi; yerine Müftüzade Abdurrahman Efendi Amasya naibi, öteki Fazlıoğlu, Hacı Ali Efendi de mahkeme başkâtibi oldu.
Rebiülahir ayının başında mevaliden (büyük kadılık payesindeki ulemadan) Sahhaflar Şeyhizade Ahmed Said Efendi Amasya kadısı oldu; Keçecizade Mehmed Ârif Efendi de onun naibi olarak geldi.
Cemaziyelahir ayında Niğbolu muhafızı Amasyalı Kutoğlu Hüseyin Paşa vezirlikle Silistre valisi, bir başka Amasyalı Gürcüzade Osman Paşa da Anadolu valisi oldu.
Şaban ayında Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi, eski müftü Hacı Osman Muhlis; ramazanda Pervane Bey ve Gümüşlü camilerinin vaizi, ünlü müfessir Amasyalı Hacı Abdünnebi; şevvalin on birinci günü Amasya müftüsü Büyük Ürgüplü Hacı Ahmed; zilkadede ünlü âlimlerden Veysî Beyoğlu Hacı Veysî; zilhiccede muhaddis Hacı Hafız Mustafa ile Emir İmamzade, fazıl Sadullah Efendiler ve ayandan Hindîoğlu Hacı Mehmed Ağa vefat etti.
Şevvalin yirmi birinci günü ünlü âlimlerden Ankaralı Mustafa Efendi ayanın zoruyla Amasya müftüsü olduysa da gönderilen tayin yazısını kabul etmeyip istifa etti. Bunun üzerine İmaret Şeyhi Amasyalı Mehmed Efendi Amasya müftüsü, büyük âlimlerden Çayköylü Hacı Ahmed Hâkî Efendi Yörgüç Paşa müderrisi, Nâbîzade Şerif Mehmed Efendi de Pervane Bey ve Gümüşlüzade camilerinin vaizi oldu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- esbak: eski, önceki
- iltizâma tâlib olmak: sancağın vergi gelirini üstlenmek için teklif vermek
- mevâlî: büyük şehir kadılıkları ve üstü rütbelerdeki ulema
- vezâretle: vezirlik rütbesi verilerek
- müfessir: Kur'an tefsircisi
- muhaddis: hadis âlimi
- mürâsele: tayin yazısı, resmî mektup
- vâ'iz: camide öğüt veren din bilgini
Müftünün Kimliğine Dair Hüsameddin'in Notu
Hüsameddin, yeni müftü İmaret Şeyhi Mehmed Efendi'nin adını kaldırılmış meşihat dairesindeki Defter-i Müftiyân'da (müftü atama defterinde) böyle gördüğünü, ancak İmaret şeyhi olmasına bakılırsa eski müftü Abdurrahman Efendi'nin oğlu olması gerektiğini not eder. Kitabın önceki bölümlerinde Abdurrahman Efendi'nin kardeşlerine İmaret şeyhliğinin verildiği anlatıldığından, bu şeyhliğin ailede kaldığı anlaşılır. Bu bir çıkarımdır; Hüsameddin de bunu kesin bilgi olarak değil, belgedeki boşluğu dolduran bir tahmin olarak sunar.
Sadık Mehmed Ağa ve Yüzbaşıoğulları
Sabit Genç, Hüsameddin'e dayanarak Sadık Mehmed Ağa'nın Temmuz 1798'de Amasya'nın başına geçtiğini kaydeder; bu, muharrem 1213'ün başına denk gelir. Hüsameddin kitabının 10. cildinde Yüzbaşıoğlu ailesinden bir başka kişiyi, Seyyid Reşid Mustafa Ağa'yı anlatır. Ona göre Reşid Mustafa Ağa, "Amasya eşrafından Hafız el-Hac Mehmed Emin Ağa bin el-Hac Ali Ağa"nın oğludur. İstanbul'a gelip Moralızade Osman Penah Efendi'nin hizmetine girmiş, onun ölümünden sonra bazı vezirlere kethüdalık yapmış, 1242'de [1826-27] kapıcıbaşı olarak görülmüş ve 1246 dolaylarında [1830-31] ölmüştür. Bu Mehmed Emin Ağa'nın eski yeniçeri ağası Yüzbaşıoğlu Mehmed Emin Ağa ile aynı kişi olması halinde Reşid Mustafa Ağa, Sadık Mehmed Ağa'nın kardeşi olur. Hüsameddin bu bağı açıkça kurmaz; ailenin bir kolunun Amasya'da, bir kolunun İstanbul'da yükseldiği ancak bir ihtimal olarak söylenebilir.
"Rusya'dan Yeni Gelen" Tayyar Mahmud Bey
Hüsameddin'in Tayyar Mahmud Bey için kullandığı "Rusya'dan yeni gelen" ifadesi, Canikli ailesinin başından geçen uzun bir esarete işaret eder. Özcan Mert'in Canikli Hacı Ali Paşa ailesi maddesine göre Tayyar'ın babası Battal Hüseyin Paşa, 1790 Ekim'inde Anapa'da Ruslara yenilip esir düşmüş, oğlu Tayyar Mahmud Bey ile birlikte dokuz yıl kadar esaret hayatı yaşamıştır; bulunduğu yer sonradan Battalpaşinsk diye anılmıştır. Paşa, Rus çarı I. Pavel'in ricasıyla Mart 1799 sonlarında affedilip vezirlikle Trabzon valiliğine getirilmiş, oğluna da Canik ve Amasya sancakları verilmiştir. Hüsameddin'in muharrem 1213'te [Haziran-Temmuz 1798] Tayyar'ı Canik muhassılı olarak göstermesi, bu resmî aftan birkaç ay öncesine düşer; aile Anadolu'ya resmî aftan önce dönmüş de olabilir, ancak elimizdeki kaynaklar bu noktayı aydınlatmaz. Tayyar Paşa'nın kendi divanındaki bir rubaide geçen "Tayyar düşüp Moskova esir olmuş idim ben" mısraı, bu esaretin şairin hafızasında nasıl yer ettiğini gösterir.
Gürcüzade Osman Paşa
Mehmed Süreyya'nın Sicill-i Osmânî'sine dayanan biyografik kayda göre Gürcü Osman Paşa önce kapıcıbaşıydı, 1789-90'da vezir oldu, 1795-96'da Vidin muhafızı, ardından Silistre valisi oldu. Temmuz-Ağustos 1798'de Anadolu beylerbeyi, Şubat 1799'da Bosna, Nisan 1799'da Selanik valisi, sonra Rumeli beylerbeyi, 1801'de Diyarbekir, 1802'de yeniden Bosna valisi oldu. Hüsameddin onun Anadolu valiliğini cemaziyelahir 1213'e [Kasım-Aralık 1798] koyar; Sicill-i Osmânî'deki tarih birkaç ay öncedir. Paşanın 1803'te Erzurum'daki trajik sonu 79. maddede anlatılır.
Bu yıl ölenler arasında anılan müfessir Hacı Abdünnebi ile Kutoğlu Hüseyin Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 680–680. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 10. Cilt (9-12. ciltler e-kitap, s. 219), "Reşîd Mustafa Ağa-Yüzbâşıoğlu". https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page219.html
- "Gürcü Osman Paşa" (Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî, IV, 1305'e dayanan kayıt), Biyografya. https://www.biyografya.com/tr/biographies/gurcu-osman-pasa-85678665
Akademik çalışmalar
Kitaplar
- Yakup Poyraz, "Tayyâr, Mahmûd Paşa-yı Samsûnî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014.