Amasyalıdır. Hacı Lûtoğlu demekle meşhûr [163] olan Hacı Ömer Ağa bin Hacı Mehmed Ağa bin Hacı Lütfullâh Efendi'nin oğludur. Dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Hacı Feyzullâhoğlu Hacı Feyzullâh Efendi bin Hacı Hüseyin Ağa'nın oğlu Abdurrahmân Ağa ile müştereken 1207 muharremi ibtidâsında Amasya mütesellimi olup İstanbul'dan geldi.
Hacı Lütfullâh Ağa, sarây-ı hümâyûnda hazînedârbaşı olan Amasyalı Hasan Ağa'nın kahvecibaşılığından yetişdi. Muhassılı Süleymân Bey'den iltizâm ederek Amasya mütesellimi olmuşdu.
Muharrem intihâbında Rahtuvân Paşazâde Hacı Osmân bin Ömer Bey baş a'yân ve muhtâr-ı belde olup muharremin on ikisinde Sultân Selîm'in kahvecibaşısı ve gözdesi Amasyalı Sarı Hüsâmzâde Hüsâmeddîn Ağa vezâretle Bosna vâlîsi ve yirmi altıncı günü baş muhâsebeci Amasyalızâde Hacı İbrâhîm Reşîd Efendi sadâret kethüdâsı oldu.
Saferde Yörgüç Paşa müderrisi olan kâtib Maktûl Ahmed Efendizâde Nu'mân Efendi'nin azliyle selefi müftî-i sâbık Hacı Osmân Efendi yine müderris olarak eski mevki'ini elde etdi.
Rebî'ulevvelde kadı ile müftü arasında çıkan bir mes'eleden dolayı müftü Hacı Ahmed Efendi azl edilip selefi Hacı Hüseyin Efendi [164] Amasya müftüsü oldu. Merzifon'da Yeni Câmi' vâ'izi ünlü âlimlerden Kurdoğlu Yahyâ Efendi vefât edip yerine oğlu Hâfız Mehmed Efendi geçdi.
Cemâziyelevvel ibtidâsında mevâlîden mahkeme kâtibi Hacı Osmân Rıfkı Efendi Amasya kadısı ve Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi mahkeme kâtibi oldu. Bu ayın sonlarında müftü Hacı Hüseyin Efendi'nin isti'fâsı ve ulemânın ricâsı üzerine Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi yine Amasya müftüsü ve Menzilcioğlu Hacı Ahmed Efendi şehir kethüdâsı oldu.
Receb evâ'ilinde Anadolu vâlîsi İznikli Alî Paşa'nın kethüdâsı Amasyalı Çiğdemzâde Hâfız Mehmed Ağa mîr-i mîrânlıkla Karahisâr-ı Sâhib mutasarrıfı oldu. Buna "Seyyid Paşa" denirdi. Şevvâl evâ'ilinde Çankırı'ya nefy edilenler afv edilip geldiler.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Hacı Lutoğlu diye tanınan Hacı Ömer Ağa bin Hacı Mehmed Ağa bin Hacı Lütfullah Efendi'nin oğludur. Dergâh-ı âli kapıcıbaşılarından Hacı Feyzullahoğlu Hacı Feyzullah Efendi bin Hacı Hüseyin Ağa'nın oğlu Abdurrahman Ağa ile ortaklaşa olarak 1207 muharreminin başında [Ağustos 1792] Amasya mütesellimi olup İstanbul'dan geldi.
Hacı Lütfullah Ağa, sarayda hazinedarbaşı olan Amasyalı Hasan Ağa'nın kahvecibaşılığından yetişmişti. Muhassıl Süleyman Bey'den sancağı iltizama alarak Amasya mütesellimi olmuştu.
Muharrem seçiminde Rahtuvan Paşazade Hacı Osman bin Ömer Bey baş âyan ve şehrin muhtarı oldu. Muharremin on ikisinde Sultan Selim'in kahvecibaşısı ve gözdesi Amasyalı Sarı Hüsamzade Hüsameddin Ağa vezirlikle Bosna valisi, ayın yirmi altıncı günü de baş muhasebeci Amasyalızade Hacı İbrahim Reşid Efendi sadaret kethüdası oldu.
Saferde Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi olan kâtip Maktul Ahmed Efendizade Numan Efendi görevden alındı; yerine selefi olan eski müftü Hacı Osman Efendi yeniden müderris olarak eski mevkiini elde etti.
Rebiülevvelde kadı ile müftü arasında çıkan bir mesele yüzünden müftü Hacı Ahmed Efendi görevden alındı, selefi Hacı Hüseyin Efendi Amasya müftüsü oldu. Merzifon'da Yeni Cami vaizi, ünlü âlimlerden Kurdoğlu Yahya Efendi öldü, yerine oğlu Hafız Mehmed Efendi geçti.
Cemaziyelevvel başında mevaliden (yüksek dereceli kadılardan) mahkeme kâtibi Hacı Osman Rıfkı Efendi Amasya kadısı, Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi de mahkeme kâtibi oldu. Bu ayın sonlarında müftü Hacı Hüseyin Efendi'nin istifası ve ulemanın ricası üzerine Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi yine Amasya müftüsü, Menzilcioğlu Hacı Ahmed Efendi de şehir kethüdası oldu.
Receb'in ilk günlerinde Anadolu valisi İznikli Ali Paşa'nın kethüdası Amasyalı Çiğdemzade Hafız Mehmed Ağa beylerbeyilik rütbesiyle Karahisar-ı Sahib mutasarrıfı oldu. Ona "Seyyid Paşa" denirdi. Şevvalin ilk günlerinde Çankırı'ya sürülmüş olanlar affedilip geri geldiler.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- müştereken: ortaklaşa
- hazînedârbaşı: saray hazinesinden sorumlu ağaların başı
- intihâb: seçim
- muhtâr-ı belde: şehrin seçilmiş temsilcisi
- gözde: padişahın en çok güvendiği yakını
- sadâret kethüdâsı: sadrazamın iç ve mali işlerini yürüten yardımcısı
- mevâlî: yüksek dereceli kadılar
- Karahisâr-ı Sâhib: bugünkü Afyonkarahisar
Hacı Lütfullah Ağa ve Ortak Mütesellimlik
Hacı Lütfullah Ağa ile ortağı Feyzullahoğlu Abdurrahman Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in kaydı yine de dönemin yönetim düzenini iyi gösterir. Amasya sancağı bu yıllarda Bozok'ta oturan Çapanoğlu Süleyman Bey'e muhassıllık olarak verilmişti (bk. 73. madde); Süleyman Bey de sancağı Amasyalı iki kişiye iltizama vermiş, böylece yönetim, sarayda yetişmiş ve İstanbul'da bağlantıları olan yerli ailelerin eline geçmiştir. Lütfullah Ağa'nın sarayda hazinedarbaşı olan bir başka Amasyalının, Hasan Ağa'nın yanında yetişmesi de Amasyalıların bu yıllarda saray hizmetinde edindikleri yeri gösteren örneklerden biridir.
Sarı Hüsamzade Hüsameddin Paşa
III. Selim'in kahvecibaşısı Hüsameddin Ağa'nın vezirlikle Bosna valiliğine getirilmesi, padişahın saray günlüğü Dış Ruznâme'de de kayıtlıdır. Günlükte 1207 muharreminin on birinci günü [29 Ağustos 1792] Hüsameddin Ağa'ya vezirlik ve Bosna valiliği verildiği yazılıdır; Hüsameddin bu tarihi bir gün sonrası olarak verir. Aynı kaynakta, bir ay sonra safer ayının yirmi beşinde "Hüsameddin Paşa'nın gidişi" de not edilmiştir. Hüsameddin'in "gözde" nitelemesi de yerindedir. Ruznâme'nin yazarı onu sevmez ve sarayda kazandığı aşırı nüfuzdan şikâyetle söz eder: genç padişahın yanındaki başka gözdeleri devlet işlerine karışmaya yönlendirdiğini, Anadolu'da, Rumeli'de ve Mora'da para getiren mukataaların çoğunu ele geçirdiğini, sonunda 1206 receb ayında [Şubat 1792] Enderun'dan çıkarıldığını yazar. Günlüğün başka bir yerinde, Atina voyvodası Hacı Ali Haseki'nin "eski kahvecibaşı Hüsameddin Paşa"ya sıkı bağlılığı sayesinde birkaç kez hakkında çıkan idam emirlerinden kurtulduğu anlatılır.
Adına dikilmiş 1789 tarihli kitabeli bir nişan taşı bugün İstanbul'da Harbiye'deki Askerî Müze'de bulunmaktadır. Hüsameddin onun Amasyalı olduğunu Enderun defterlerine dayanarak ileri sürer (bk. 70. madde); Ruznâme ise ondan "Gürcü Kahvecibaşı Hüsam" diye söz eder. Bu ayrılık kaynaklarla çözülemedi.
İznikli Ali Paşa ve Çiğdemzade Seyyid Mehmed Paşa
Çiğdemzade Hafız Mehmed Ağa'nın kethüdası olduğu Anadolu valisi İznikli Ali Paşa hakkında, Dış Ruznâme'yi yayımlayan İsmail Hakkı Uzunçarşılı bir açıklama notu verir. Buna göre Ali Bey, Çandarlı Halil Hayreddin Paşa'nın soyundan gelen ve İznik eşrafından olan biriydi. Sadrazam Halil Hamid Paşa devlete adam yetiştirmek için taşra âyanından yetenekli bazı kimseleri İstanbul'a getirtmiş, Ali Bey de bunlardan biri olarak ikinci mirahurluk, kapıcılar kethüdalığı ve vezirlikle sadaret kaymakamlığı görevlerinden sonra Anadolu valiliğine atanmıştır. Uzunçarşılı, Ali Paşa'nın Menteşe sancağında devlete itaat etmeyen Hasan Çavuşoğlu Hacı Bekir ile oğlu Ömer'i yakalayıp İstanbul'a gönderdiğini de Cevdet Paşa'dan aktarır. Kethüdası Çiğdemzade Seyyid Mehmed Paşa hakkında ise başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Sadaret Kethüdası Hacı İbrahim Reşid Efendi
Hüsameddin'in "Amasyalızade" diye andığı ve 1207 muharreminin yirmi altısında [13 Eylül 1792] sadaret kethüdası olduğunu yazdığı Hacı İbrahim Reşid Efendi'nin kimliği kesin olarak belirlenemedi. III. Selim dönemini inceleyen Fahri Ç. Derin'in notlarında sadaret kethüdalığı da yapmış, "Gizli Sıtma" lakaplı bir Hacı İbrahim Efendi'den söz edilir; Derin onu Defterdar İsmail Bey'in oğlu olarak tanıtır, Nizam-ı Cedid'in başlıca uygulayıcılarından sayar ve 29 Mayıs 1807'de Kabakçı Mustafa isyanında öldürüldüğünü yazar. Bu kişinin Hüsameddin'in Amasyalızade İbrahim Reşid Efendi'si olup olmadığı, elimizdeki kaynaklardan anlaşılamamaktadır.
Müftülük Değişiklikleri
Bu maddede Amasya müftülüğü bir yıl içinde iki kez el değiştirir: Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi kadı ile arasında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden görevden alınır, birkaç ay sonra ulemanın ricasıyla yeniden müftü olur. 72. maddede zulümlere alet olduğu gerekçesiyle Çorum'a sürülen Hacı Osman Efendi de affedilip Yörgüç Paşa Medresesi'ndeki müderrisliğine döner; onu kurtarmaya çalıştıkları için Çankırı'ya sürülen kişiler de aynı yıl affedilir. Canikliler döneminin kırgınlıklarının, Çapanoğlu muhassıllığı altında birkaç yıl içinde yatıştırıldığı anlaşılır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, "Üçüncü Sultan Selim Zamanında Yazılmış Dış Ruznâmesinden 1206/1791 ve 1207/1792 Senelerine ait Vekayi", Belleten, XXXVII/148, 1973, https://belleten.gov.tr/eng/full-text/1301/tur
- Fahri Ç. Derin, "Yayla İmamı Risalesi", İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Enstitüsü Dergisi, 3, 1972 (1973), https://isamveri.org/pdfsbv/D00120/1972_3/1972_3_DERINFC.pdf
- Özcan Mert, "Çapanoğulları", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/capanogullari