Bozokludur. 1211 muharremi ibtidâsında Amasya muhassılı olup tarafından Millîoğlu Hacı Süleymân Bey mütesellim ve sâbık Kayalıpaşazâde Hacı Süleymân Bey baş a'yân ve muhtâr-ı belde oldu.
Saferde müftü, nakîb, şehir kethüdâsı biribirini müte'âkib azl edilip Dizdâroğlu Hacı Hüseyin Efendi Amasya müftüsü, Müllabalıoğlu Hacı Hasan Efendi nakîb ve Kayalıpaşazâde Hacı Ömer Bey de şehir kethüdâsı oldu.
Recebin yirmisinde müftü Hacı Hüseyin Efendi hastalanıp esîr-i firâş olduğundan selefi Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi i'âde edildi. Müftî-i [172] sâbık da yedi gün sonra vefât edip Ürgüplü Efendi rakîbinden kurtuldu.
Şa'bân'da Hızır Paşa Mahallesi'nde muhassıl beyin teberru' eylediği geniş bâğ arsası üzerine başlanan Eser-i Cedîd Konağı ve Nizâm-ı Cedîd Ocağı ikmâl edildiğinden resmen güşâd ve mütesellim-i livâ kapıcıbaşılıkla taltîf edildi.
Zilka'de evâhirinde Amasya nâ'ibi ve mahkeme kâtibi Hatîbzâde Hacı Rıfkı Osmân Efendi vefât eylediğinden Fazlıoğlu Feyzullâh Efendi Amasya nâ'ibi ve Samsun'dan gelen diğer Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi mahkeme kâtibi oldu.
Zilhiccede Merzifon'un Hacı Âdil Mahallesi'nde Hacı Hasan Ağa'nın yapdırdığı Şifâ'iyye Medresesi müderrisliğine Şeyh Ahmed Nâsih Efendi bin Ebûbekir Efendi müceddeden ta'yîn edilerek Şifâ-i Şerîf tedrîsine hasr-ı evkât etdi.
Bu yıl Amasya erkânından Gürcüzâde Halîl Paşa, a'yândan Türedioğlu Hacı Alî Ağa, yeniçeri zâbitânından Semercioğlu Hacı Hasan Ağa, Hıfzızâde Hacı Abdulganî Efendi, Hızır ve Mehmed Paşalar vakfı mütevellîsi Kurdoğlu Hacı Mahmûd Bey vefât etdi. Tevliyet oğlu Mehmed Bey'e verildi.
1212 muharremi gurresinde a'yândan [173] Yörgüç Paşazâde Hacı Hasan Bey bin Hacı Ahmed Bey bin Hacı Ömer Bey baş a'yân ve muhtâr-ı belde olup mütesellim ve muhassıl yerlerinde kaldı. Saferde kul kethüdâsı Amasyalı Kutoğlu Hüseyin Ağa yeniçeri ağası oldu.
Cemâziyelevvel ibtidâsında İsmâ'il Efendi kadı olup tarafından kâtib Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi Amasya nâ'ibi oldu. Şa'bân ortalarında yeniçeri ağası Kutoğlu Hüseyin Ağa azl edilip şevvâl tevcîhâtında mîr-i mîrânlıkla Niğbolu muhâfızı oldu. Berât gecesinde Behrîzî denilen Amasyalı Mehmed Paşa'nın evlâdına vakf eylediği Memi Dede önündeki cesîm bâğının mütevellîsi Paşazâde Halîl Bey bin Osmân Bey vefât edip oğlu olmadığından tevliyeti kızı Kaya Hâtun'a verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Bozokludur. 1211 [1796] yılı muharrem ayının başında Amasya muhassılı oldu. Onun tarafından Millîoğlu Hacı Süleyman Bey mütesellim, önceki mütesellim Kayalıpaşazade Hacı Süleyman Bey de baş ayan ve muhtar-ı belde (şehrin seçilmiş temsilcisi) oldu.
Safer ayında müftü, nakib ve şehir kethüdası birbiri ardınca azledildi; Dizdaroğlu Hacı Hüseyin Efendi Amasya müftüsü, Müllabalıoğlu Hacı Hasan Efendi nakib, Kayalıpaşazade Hacı Ömer Bey de şehir kethüdası oldu.
Recep ayının yirminci günü müftü Hacı Hüseyin Efendi hastalanıp yatağa düştüğünden ondan önceki müftü Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi yeniden göreve getirildi. Eski müftü de yedi gün sonra vefat etti ve Ürgüplü Efendi rakibinden kurtuldu.
Şaban ayında, Hızır Paşa Mahallesi'nde muhassıl beyin bağışladığı geniş bağ arsası üzerinde yapımına başlanmış olan Eser-i Cedîd Konağı ile Nizâm-ı Cedîd Ocağı tamamlandığından resmen açıldı; sancağın mütesellimi de kapıcıbaşılık rütbesiyle ödüllendirildi.
Zilkade ayının sonlarında Amasya naibi ve mahkeme kâtibi Hatibzade Hacı Rıfkı Osman Efendi vefat ettiğinden Fazlıoğlu Feyzullah Efendi Amasya naibi, Samsun'dan gelen öteki Fazlıoğlu, Hacı Ahmed Efendi de mahkeme kâtibi oldu.
Zilhicce ayında, Merzifon'un Hacı Âdil Mahallesi'nde Hacı Hasan Ağa'nın yaptırdığı Şifâiyye Medresesi'nin müderrisliğine Şeyh Ahmed Nâsih Efendi bin Ebubekir Efendi ilk kez tayin edildi; o da vaktini Şifâ-i Şerîf okutmaya adadı.
Bu yıl Amasya'nın ileri gelenlerinden Gürcüzade Halil Paşa, ayandan Türedioğlu Hacı Ali Ağa, yeniçeri zabitlerinden Semercioğlu Hacı Hasan Ağa, Hıfzızade Hacı Abdülganî Efendi ve Hızır Paşa ile Mehmed Paşa vakfının mütevellisi Kurdoğlu Hacı Mahmud Bey vefat etti. Tevliyet oğlu Mehmed Bey'e verildi.
1212 [1797] yılı muharrem ayının ilk günü ayandan Yörgüç Paşazade Hacı Hasan Bey bin Hacı Ahmed Bey bin Hacı Ömer Bey baş ayan ve muhtar-ı belde oldu; mütesellim ile muhassıl yerlerinde kaldılar. Safer ayında kul kethüdası (yeniçeri ocağında ağadan sonra gelen yönetici) Amasyalı Kutoğlu Hüseyin Ağa yeniçeri ağası oldu.
Cemaziyelevvel ayının başında İsmail Efendi kadı oldu; onun tarafından kâtip Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi Amasya naibi oldu. Şaban ortalarında yeniçeri ağası Kutoğlu Hüseyin Ağa azledildi ve şevvaldeki yıllık atamalarda beylerbeyilik rütbesiyle Niğbolu muhafızı oldu. Berat gecesi, Behrîzî denilen Amasyalı Mehmed Paşa'nın evladına vakfettiği, Memi Dede önündeki büyük bağın mütevellisi Paşazade Halil Bey bin Osman Bey vefat etti; oğlu olmadığından tevliyet kızı Kaya Hatun'a verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- esîr-i firâş: hastalıktan yatağa düşmüş
- i'âde: eski görevine geri getirme
- teberru': bağış
- ikmâl: tamamlama
- güşâd: açılış
- müceddeden: yeniden, ilk kez olarak
- hasr-ı evkât: bütün vaktini bir işe ayırma
- Şifâ-i Şerîf: Kadı İyâz'ın Hz. Peygamber'in hayatı ve vasıfları üzerine yazdığı, medreselerde okutulan eser
- tevliyet: vakıf yöneticiliği, mütevellilik
- gurre: ayın ilk günü
- kul kethüdâsı: yeniçeri ocağında ağadan sonra gelen yönetici, "kethüda bey"
- mîr-i mîrânlık: beylerbeyilik rütbesi
- cesîm: büyük, geniş
Bozoklu Süleyman Bey
Maddenin başlığındaki "Bozoklu" Süleyman Bey, Bozok merkezli Çapanoğulları ailesinin en güçlü temsilcisi Çapanoğlu (Cebbarzade) Süleyman Bey'dir. Özcan Mert'in yazdığı maddeye göre ağabeyi Mustafa Bey'in 1782'de öldürülmesi üzerine Bozok mutasarrıfı olmuş, ailenin otuz yıl süren en parlak dönemini başlatmıştır. Aynı maddede kendisine 1791'de Amasya muhassıllığının verildiği ve bunun 1793'e kadar üzerinde kaldığı belirtilir; Hüsameddin'in kaydettiği 1211 [1796] tevcihinden ise söz edilmez. Sabit Genç'in çalışması bu tarihi Ağustos 1796 olarak verir. Mert, Süleyman Bey'in 1793'ten itibaren İrâd-ı Cedîd vergilerinin toplanmasına katıldığını, yeni ordunun Anadolu'da yayılması, asker sayısının artırılması ve kışla yapımında başarılı hizmetler gördüğünü yazar. Amasya'daki Nizâm-ı Cedîd binasının onun muhassıllığı sırasında açılması bu tabloya uyar.
Eser-i Cedîd Konağı ve Nizâm-ı Cedîd Kışlası
Sabit Genç, Hüsameddin'in bu kısa kaydını arşiv belgeleriyle birlikte değerlendirerek Amasya'daki ilk Nizâm-ı Cedîd yapısının yerini tespit etmeye çalışır. Ona göre İstanbul'a eğitime gönderilen askerlerin yolculuğunun yarattığı güçlükler yüzünden Amasya'da bir kışla yapılmasına karar verilmiş; Hızır Paşa Mahallesi'nde muhassıl Süleyman Bey'e ait geniş bağ arsası en uygun yer bulunmuştur. Yapı Şubat 1797'de açılmıştır. Arazi bugün İstasyon arazisi olarak bilinen yerdir. 1944'te istasyon arazisi Millî Savunma Bakanlığı'na devredilirken yazılan bir belgede "İstasyon arazisi civarında bulunan Nizâm-ı Cedîd Kışlası arazisi" ifadesinin geçmesi ve başka bir yerde kışlaya dair iz bulunmaması, Genç'e göre kışlanın burada olduğunu gösterir. Yapının kendisinden bugün bir kalıntı bilinmemektedir.
Amasya'daki yeni ordu birliği sonraki yıllarda da büyütülmek istenmiştir. Genç'in aktardığı belgelere göre 1 Mart 1805'te Amasya iltizamı Çapanoğlu'na, her biri 100 tüfekli nefer olan 12 bölükten oluşan bir orta kurması şartıyla verilmiştir. Kazalardan toplam 2.415 asker sözü alınmışsa da Ağustos 1806'da Amasya ortasında 53 subay ve 411 er bulunduğu, planlanan sayıya hiçbir zaman ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Genç bunda bölgede Nizâm-ı Cedîd'e karşı çalışan Tayyar Mahmud Paşa'nın etkisini görür. Hüsameddin'in kaydettiği 1797 açılışı yeni ordunun Amasya'daki en iyimser anıdır; birkaç yıl sonra Canikli ve Çapanoğlu aileleri arasında çıkacak silahlı çatışmanın konularından biri de bu birliğin geleceği olacaktır.
Merzifon'daki Şifâiyye Medresesi
Hüsameddin, kitabının Merzifon bahsinde Merzifon'daki medreseleri sayarken 1212 yılında "el-Hac Hasan Ağa"nın bir medrese yaptırdığını ve bu medresenin "Şifâiyye" diye tanındığını yazar. Bu maddede ise medreseye zilhicce 1211'de [Mayıs-Haziran 1797] müderris atanır. Aradaki birkaç haftalık fark, yapının yılın dönümünde tamamlanmış olmasıyla açıklanabilir. Mehmet Öz'ün Merzifon maddesinde şehrin eski yapıları arasında bu medrese anılmaz; başka kaynaklarda da bilgiye rastlanmadı.
Hızır Paşa ve Mehmed Paşa Vakfı
Mütevellisi bu yıl ölen "Hızır ve Mehmed Paşalar vakfı", II. Bayezid döneminin Amasya'daki büyük banilerinden Hızır Paşa oğlu Mehmed Paşa'nın vakfıdır. Mustafa Çağhan Keskin'in çalışmasına göre Mehmed Paşa'nın Amasya'daki camisi kitabesine göre 891 [1486] yılında tamamlanmış, vakfiyesi 896 [1491] yılında düzenlenmiştir. Vakfiyeye göre ilk mütevelli Mehmed Paşa'nın kendisidir ve gelirin beşte biri mütevelli payı olarak ayrılmıştır. Paşa 900 [1494] yılında ölmüştür. Hüsameddin'in kaydı, bu vakfın üç yüz yıl sonra da bir mütevelli soyunun elinde yaşamaya devam ettiğini gösterir.
Yeniçeri ağalığına yükselen Kutoğlu Hüseyin Ağa'nın sonraki yükselişi ve acı sonu 78 ve 79. maddelerde anlatılır; onun hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Behrîzî diye anılan Amasyalı Mehmed Paşa ve Memi Dede önündeki vakıf bağ hakkında da başka bir kayıt bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- Özcan Mert, "Çapanoğulları", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 8. https://islamansiklopedisi.org.tr/capanogullari
- Sabit Genç, "Nizam-ı Cedid'in Amasya Sancağı'ndaki Yansımaları", Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 8/2, 2025, s. 335-362. https://dergipark.org.tr/tr/pub/efad/article/1770469
- Mustafa Çağhan Keskin, "II. Bayezid Dönemi Amasya Çevresinde Yerel Bir Bani: Hızır Paşa Oğlu Mehmed Paşa", Art-Sanat, 5, 2016. https://dergipark.org.tr/en/pub/iuarts/issue/47721/602583
- Mehmet Öz, "Merzifon", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/merzifon