Özgün Metin

N’ola eger fetĥ oldıyısa bize Simâlu,
Ki görmemiş ola göz ħûbı işbu sîmâlu.

Günümüz Türkçesiyle

1. Simâlu bize fetholunduysa buna şaşılır mı; çünkü göz bu simalı (bu yüzlü) bir güzeli hiç görmemiştir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit Nevzat Özkan'ın makalesinde KBD 108/9-10 göstergesiyle aktarılmıştır; Özkan onu bir gazelden aldığını açıkça söyler. İki mısra da aynı sesle, "Simâlu" ve "sîmâlu" kelimeleriyle bittiği için beyit gazelin matlaı olabilir; bu tespit bizimdir. Ergin neşrine ulaşılamadığı için gazelin bütünü verilemiyor, kaynak vezni de göstermez. Simâlu, divanda adı geçen kalelerden biridir; kalenin bugünkü yeri kaynakta belirtilmez. Şairin divanı, neşirleri ve öteki şiirleri Kadı Burhaneddin: Edebî Kişiliği, Divanı ve Şiirleri yazısında ele alınmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Beytin bütün inceliği iki kelimenin ses benzerliğindedir. Birinci mısranın sonundaki "Simâlu" bir kalenin adıdır; ikinci mısranın sonundaki "sîmâlu" ise "simalı, yüzlü" anlamına gelir. Aynı sesle iki ayrı anlamın verilmesine divan şiirinde cinas denir; burada cinas, bir fetih haberini bir güzellik övgüsüne bağlar. Şair, kalenin fethedilmesini olağan bir iş gibi anar ve asıl şaşılacak şeyin sevgilinin yüzü olduğunu söyler: göz böyle bir yüzü hiç görmemiştir.

Özkan beyti "Göz güzeli hiç bu simasıyla görmemişti, Simâlu'yu fethettiysek ne olmuş" diye açıklar. "N'ola" (ne olur, ne var) diye başlayan mısra, hükümdarın zaferini küçümser gibi görünürken aslında onu sevgilinin güzelliğiyle aynı terazide tartar. Tarihî bir olayın adını kafiye yerine koyup onu bir güzellik sözüyle karşılamak, Kadı Burhaneddin'in siyasî hayatını gazel diline taşıma tarzının en açık örneklerinden biridir. Özkan makalesinin sonunda Simâlu'yu divanda bağlık bahçelik, hoş bir kale olarak anılan yer diye niteler.

Tarihî Bağlam

Özkan'ın Yaşar Yücel'e dayanarak aktardığına göre Amasya emiri Ahmed Bey 1391'de bölgenin en önemli kalelerinden Simâlu'yu Osmanlı Devleti'ne bırakmaya karar verince Kadı Burhaneddin kaleyi kuşatmış ve teslim olmasını sağlamıştır; Özkan bu gelişmenin şairin bir gazeline böyle yansıdığını söyler. Böylece beyit, Amasya emirliğiyle süren mücadelenin şiirdeki izlerinden biri olur. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre aynı yıllarda Kadı Burhaneddin, Osmanlılara karşı Candaroğulları ile ittifak içindeydi ve 1392'de Çorumlu'da Bayezid'i yenmişti; Simâlu'nun Osmanlılara geçmesini önlemek bu çekişmenin bir parçası olarak anlaşılabilir, ancak bu bağlantı bizim çıkarımımızdır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar