Merzifon, Amasya'nın en kalabalık ilçesi olarak Tavşan Dağı'nın güney eteğinde, adını verdiği ovanın kenarında yer alır ve Ankara-Samsun yolu üzerindeki konumuyla İç Anadolu ile Karadeniz arasındaki geçiş noktalarından biri sayılır. Hititler'den Bizans'a uzanan eski yerleşim geçmişi, Osmanlı döneminde ticaret ve nüfus bakımından yoğun bir kasaba hayatına dönüşmüş; XVI. yüzyılın başında Sivas eyaletine bağlı Amasya sancağının bir kazası olan Merzifon, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte Amasya iline bağlanmıştır. Yirminci yüzyılda bu geniş ve düz arazi, kasabaya ikinci bir kimlik kazandırdı: Merzifon, Türk askerî havacılık tarihinin Anadolu'daki durak noktalarından biri oldu.

İlçedeki havacılık faaliyetleri 1935-1936 yıllarında başlar ve bugüne kadar kesintiye uğramadan, ama pek çok isim, bağlılık ve görev değişikliğiyle sürer. Bu uzun hikâyeyi anlatmak kolay değildir, çünkü Hava Kuvvetleri'nin kendi yayınları meydanın tarihini ve üssün tarihini ayrı başlıklarda ele alır. Üs komutanlığının bugünkü biçimi 1956 ve 1961 tarihli emirlere dayanırken, ilk uçuşlar yirmi yıl daha eskidir.

Türk Havacılığının Genel Çerçevesi

Osmanlı Devleti'nde hava kuvvetlerinin temeli, 1 Haziran 1911'de kurulan Tayyare Komisyonu ile atılmıştır. Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya savaşlarının art arda gelmesi bu alanda kalıcı bir gelişmeye izin vermedi. Millî Mücadele sırasında Ankara Hükümeti 13 Haziran 1920'de Harbiye Dairesine bağlı bir Hava Kuvvetleri Şubesi ve tayyare bölükleri kurdu, Eskişehir'de de bir Hava Okulu açtı. Şube 1921'de Kuva-yı Havaiye Müdüriyeti Umumiyesi adını aldı, 1922'de ise bir Kuva-yı Havaiye Müfettişliği kuruldu. Cumhuriyet'ten sonra, 1925'te Tayyare Cemiyeti (bugünkü Türk Hava Kurumu) havacılığı halka sevdirmek, millî hava sanayisini kurmak ve hava kuvvetlerine uçak ile personel sağlamak amacıyla faaliyete geçti. Atatürk'ün bu dönemdeki tutumu, 1935'te yayımlanan şu cümlesinde görülür: "Türk, yurdun dağlarında, ormanlarında, ovalarında, denizlerinde, her bucağında, nasıl bir bilgi ve kendine güvenle yürüyor, dolaşıyorsa, yurdun göklerinde de, aynı şekilde dolaşabilmelidir."

Örgütlenme de aynı yıllarda hızla değişti. 1928'de Millî Müdafaa Vekâleti bünyesinde Hava Müsteşarlığı kuruldu ve hava istasyonu komutanlıkları taburlara dönüştürüldü. Bölük düzeyindeki birlikler 1928'de tabur, 1932'de alay seviyesine çıkarıldı, 1939'da hava tugayları oluşturuldu, 1943'te ilk hava tümeni kuruldu. 23 Ocak 1944'te Hava Kuvvetleri Komutanlığı müstakil bir kuvvet komutanlığı hâline geldi. Merzifon'daki gelişmeleri anlamak için bu basamakları akılda tutmak gerekir, çünkü ilçedeki birliklerin adı ve bağlılığı her seferinde bu büyük yeniden yapılanmalara göre değişmiştir.

İlk Uçuşlar ve Hava Atış Okulu

Merzifon'daki ilk uçuşlar 1935-1936 yıllarında, eski Merzifon Askerî Hastanesi civarındaki düzlükte, Eskişehir Hava Okulu'nun teşkilinde yer alan ve Merzifon'da konuşlanan Hava Atış Okulu tarafından yapıldı. Uçuşlar, Balkan ve Doğu Avrupa ülkeleriyle kurulan dostane ilişkiler sonucunda Çekoslovakya'dan alınan 16 adet Letov S-16T "Smolik" uçağından dokuzunun Merzifon'a gönderilmesiyle başladı. 1940'ta Lysander'ler gelince meydan bugünkü yerine taşındı ve 103. Keşif Grubu kuruldu; Smolikler ise Eskişehir'deki 1. Uçak Alayı'nın Tatbikat Taburu emrine girdi.

Birlik yapısı bu yıllarda sık sık değişti. 12 Haziran 1939'da Genelkurmay Başkanlığı'nın emriyle Merzifon'daki okul, Atış Bombardıman Okulu adıyla Genelkurmay'ın hareket kontrolüne alındı. Aynı yılın 8 Kasım tarihli emriyle okula Hava Okulu adı verildi; bu okulun 1. ve 4. Uçak Bölükleri İstanbul'a geçince Harp Akademileri Tatbikat Taburu oluşturuldu. Eskişehir Hava Okulu Tatbikat Taburu'nun 1. Uçak Bölüğü ile Merzifon Hava Okulu'nun 3. Bölüğü de Keşif Birliği hâline getirildi. 1940'ta gelen Lysander'ler 1943'te Adana'ya gönderildi, yerlerini Hurricane'ler aldı. 1941'de açılan atış eğitim kursunda birliklerden gelen pilotlara on beş gün süreyle atış eğitimi verilmiştir.

Bu tabloda halkın tutumu da dikkat çeker. Merzifon'da Tayyare Cemiyeti'nin şubesi açıldığı günden itibaren vatan savunması ile hava kuvvetleri arasındaki bağı anlatan konuşmalar ve konferanslar düzenledi, Hava Şehitleri Anma Günü her yıl kutlandı, gençler gelirini cemiyete bağışlayan müsamereler verdi. Bir Amasyalı konuğun anlattığına göre salon iğne atılacak yer bırakmayacak kadar doluydu; program Hüseynî faslıyla başlıyor, jimnastik gösterileri ve Ziya Gökalp'in Alparslan piyesiyle sürüyordu. Buna karşın Atatürk döneminin bağış uçak kampanyasına Amasya merkezi ile Gümüşhacıköy birer uçak vererek katılmış, Merzifon katılmamıştı.

İkinci Dünya Savaşı Yıllarında Merzifon

İkinci Dünya Savaşı'nın başında Türk Hava Kuvvetleri 298 muharebe ve 189 eğitim uçağı olmak üzere 487 uçağa ulaşmıştı ve Balkanlar'daki en güçlü hava gücü sayılıyordu. Savaşla birlikte Merzifon'da 7. Uçak Alayı kuruldu, toprak pistler de beton pistlere dönüştürülmeye başlandı. Merzifon Hava Okulu'na 19 Haziran 1942'de Hava Okulu Park Müdürlüğü ile Seyyar Tamirhane Müdürlüğü eklendi; 7 Temmuz 1942'de ise okul Malatya'daki Hava Okulu ile Diyarbakır'daki Hava Makinist Okulu olarak ikiye bölündü. 3. Keşif Bölüğü Merzifon'da kalıp geçici olarak 4. Uçak Alayı'na bağlandı, sonra 30 Aralık 1942 tarihli emirle Adana'ya gitti.

Merzifon'un havacılık tarihindeki belirleyici adımı, beton pistin tamamlanmasının ardından 1942'de atılmıştır. 1 Haziran 1937'de Kütahya'da kurulan, 1941'e kadar Çorlu'da bulunan 4. Uçak Alayı, önce Eskişehir'e, sonra 26-27 Temmuz 1942'de Merzifon'a intikal etti. Alayın bir taburu PZL, diğeri Hawk ve Morane uçaklarıyla donatılmıştı. PZL'ler eski oldukları için yolculuk sorunlu geçti: uçaklar İskilip, Çorum ve Gümüşhacıköy civarına zorunlu iniş yaptı ve 27 uçaktan yalnızca 24'ü Merzifon'a varabildi. 1942'ye kadar Hava Okulu bünyesinde çalışan Hava Atış Okulu da alayın yanında bir yıl daha görev yaptı, 1943'te Adana'ya taşındı. Aynı yıl 15 Eylül'de Eskişehir ve Merzifon hava okullarındaki foto takımları lağvedildi. 28 Eylül 1942'de Merzifon Hava Okulu'nun 4. Tatbikat Bölüğü, İstanbul'dan Ankara'ya geçen Hava Harp Akademisi'nin emrine verildi ve akademi öğretmenlerinin uçuşlarını tamamlamasına yardım etti; 6 Ekim 1942'de ise Kayseri Hava İkmal Merkezi'ne bağlı Merzifon Hava Deposu'nun Havza'ya nakli emredildi.

Türkiye'nin modern av uçağı ihtiyacı 1942 yıl sonunda İngiliz yapımı Hawker Hurricane Mk.IIC ile karşılandı. İlk üç uçak yılbaşı arifesinde teslim alındı; ilk teslimattan 1943 Ağustos sonuna kadar toplam 47 uçak geldi ve on dört uçaklık iki grup, Merzifon'daki 4. Uçak Alayı'nın 1. Taburu'na ait iki bölüğe tahsis edildi. Bu uçaklara 2736-2782 seri numaraları verildi ve 1947'de Spitfire'larla değiştirilene kadar hizmette kaldılar. Cepheler Balkanlar'a ve Türkiye sınırına kayınca alay, Ankara ve Kırıkkale'nin hava savunması için 4 Temmuz 1944'te bir taburuyla Etimesgut'a, diğeriyle Esenboğa'ya intikal etti; Cumhuriyet Bayramı geçit uçuşunun ardından 4 Kasım 1944'te Merzifon'a döndü. 1945'te 5. Uçak Alayı'nın iki bölüğü Merzifon'a görevlendirildi ve eksilen uçak sayısı Spitfire Mk.V'lerle tamamlandı. Avrupa cephelerinde birbirine düşman olarak uçan Fw 190 A3 ile Spitfire Mk.V, bu düzenle aynı hava kuvvetinde kol uçuşu yapar hâle gelmişti. 13 Mart 1945 tarihli bir kayda göre Merzifon'daki 4. Uçak Alayı'nda bir Dragon irtibat uçağı, 24 Hurricane IIC, 22 Hurricane IIB, dört Falcon ve iki Henriot-182 eğitim uçağı bulunuyordu.

Savaştan Sonra Alaydan Üsse

4 Nisan 1947'de yeni bir örgütlenmeye gidildi ve Eskişehir ile İzmir merkezli tümenlere Erzincan merkezli bir Üçüncü Hava Tümeni eklendi. Merzifon'daki 4. Uçak Alayı bu sırada Hurricane'leri bırakıp dört bölüklü Spitfire Mk.IX düzenine geçmişti. Spitfire'lar da kısa sürede Amerikan P-47D'lerle yer değiştirmeye başladı; 5. Alay 1948'de, 8. Alay 1949'da bu dönüşümü yaptı, Merzifon'daki 7. Hava Alayı ise Mart 1950'de lağvedildi. Türkiye bu yıllarda Truman Doktrini ve Marshall yardımlarıyla Batı bloğuna yaklaşıyordu; Hava Kuvvetleri de 1951'de Amerikan örgütlenmesini benimsedi. Alaylar "üs", uçuş taburları "filo" adını aldı ve 17 Aralık 1951'de, Yeşilköy'e getirilen iki T-33A ile ilk jet uçakları envantere girdi.

31 Mart 1951'de yapılan yeniden düzenlemeyle Merzifon'daki 4. Uçak Alayı, 4. Hava Üs Komutanlığı adını aldı. Spitfire'lar 25'er uçaklık 141. ve 142. Filo olarak yapılandırıldı ve Kasım 1954'te F-86E jetleriyle değiştirilene kadar Türkiye'nin tek hava savunma av uçağı olarak hizmet verdi. Aynı yıllarda hava savunma radarı kurma çalışmaları da sürüyordu: 1949'da başlayan yer seçimi, 1951'de üs nizamiyesi yanına kurulan bir SCR-615 ile somutlaştı; ardından ilçenin yaklaşık 17 kilometre kuzeybatısındaki Tavşan Dağı'nda bir tepeye AN/CPS-1B radarı yerleştirildi. Bu tesis aynı yıl Millî Kontrol İhbar Merkezi olarak çalışmaya başladı.

Üssün kesintisiz bir çizgide ilerlediği söylenemez. 1953'te Merzifon meydanının NATO standartlarındaki altyapı programına uygun biçimde yenilenmesi gerekince 4. Hava Üs Komutanlığı iki filosuyla birlikte Eskişehir'e geçti. Kaynaklar bu taşınmayı 1953 ya da 1954-1955 gibi farklı yıllarla anar; kesin olan, üssün 44. Uçuş Grup Komutanlığı olarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 11 Eylül 1956 tarihli emriyle Merzifon'a geri getirildiğidir. F-86 uçaklarıyla modernize edilen 142. ve yeni kurulan 143. Filo bu dönüşle birlikte Merzifon'a yerleşti. Bir anı yazarı bu dönemi şöyle hatırlar: Merzifon 1956'da Eskişehir'den gelen F-86'larla faaliyete geçmiş, üs olarak değil uçuş grup komutanlığı olarak kurulmuştu; ilçede kiralanabilecek ev yoktu, bekâr subaylar üçer dörder kişi bulabildikleri evlerde, bulamayanlar ise meydan inşaatından kalan barakalarda yatıp kalkıyordu.

Kore Savaşı ve Merzifonlu Pilotlar

Türkiye 1950'de uluslararası barışa katkı amacıyla Kore'ye asker gönderdi. İlk Türk tugayında Hava Kuvvetleri adına yer alan iki pilottan biri, Merzifon 4. Uçak Alayı'nın 2. Uçak Taburu'nda bölük komutanlığına vekâlet eden Yüzbaşı Nusret Erdem, diğeri Pilot Üsteğmen Muzaffer Erdönmez'di. Erdönmez, 729. Bombardıman Filosu'nun 452. Wing'ine atandı ve Amerikalı pilotlarla aynı filoda B-26 Invader uçaklarıyla taarruzlara katıldı. Anlatılana göre 21 Nisan 1951'de altı uçaklık bir kolla, Yalu Nehri yakınındaki bir köprüyü yok etme görevine çıktı. Hedef üzerinde uçaksavar ateşiyle karşılaşıldı ve Erdönmez'in uçağı vuruldu; kol arkadaşları atlamasını ihtar etse de o uçağını köprüye yöneltip mühimmatıyla hedefi imha etti. Kore'deki ilk ve tek Türk havacı şehidi olarak kayıtlara geçen Erdönmez 28 yaşındaydı ve Pusan'daki Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı'nda yatmaktadır. Bu katkıyla Türkiye, Kore'de hava desteği sağlayan sekizinci ülke olarak anılır. Kaynaklarda adı kimi yerde "Ersönmez" biçiminde de yazılmıştır.

5. Hava Üs Komutanlığı ve Jet Dönemi

Genelkurmay Başkanlığı'nın 1 Kasım ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 14 Kasım 1961 tarihli emirleriyle Merzifon'daki 142. ve 143. Filo'dan oluşan 44. Grup Komutanlığı, 5. Hava Üs Komutanlığı adını alarak üs teşkilatına geçti; bugünkü 5. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın dayanağı 14 Kasım 1961 tarihli bu emirdir. Bursa'daki 5. Alay'a 15 Aralık 1949'da verilen sancak, birliğin lağvedilmesi üzerine on yıl kadar Eskişehir ve Diyarbakır'da saklandı; 8 Haziran 1962'de Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İrfan Tansel tarafından, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel adına yeni üs komutanlığına teslim edildi. Bursa'da Şubat 1943'te kurulup 15 Haziran 1952'de lağvedilen 5. Uçak Alayı'nın uçakları ve personeli de Merzifon'a gelmişti; bu yüzden bugünkü komutanlık, tarihî devamlılık bakımından 5. Uçak Alayı'nın devamı sayılır.

Burada gerçek bir kronoloji sorunu ortaya çıkar. Hava Kuvvetleri'nin kendi tarihçesi Merzifon öncesi ve Merzifon sonrası olmak üzere iki ayrı 5. Hava Üs Komutanlığı'ndan söz eder. Aynı adla ikinci kez kurulan birliklerin öncekinin devamı olup olmadığı her zaman kesin olarak belgelenmemiştir; Merzifon için bugün kabul edilen yorum, üssün 5. Uçak Alayı'nın devamı olduğu yönündedir.

Uçak filosu da dönemin teknolojisine göre yenilendi. 1965'ten itibaren Askerî Yardım Programı (MAP) kapsamında 75 F-5A, 20 RF-5A ve 13 F-5B teslim alan Türk Hava Kuvvetleri bu uçakları dağıttı ve dağıtım yerlerinden biri Merzifon oldu. 141. Filo 1967'de, 143. Filo 1968'de düşük maliyeti, kolay bakımı ve esnekliğiyle öne çıkan F-5'lerle modernize edildi. 1971'de birçok filonun adı değişti ve Merzifon'daki 142. ile 143. Filolar 151. ve 152. Filo oldu. Merzifon'da F-86 Sabre'ler 1956-1968, F-5 Freedom Fighter'lar 1967-1997 arasında kullanıldı.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nda Merzifon'daki filolar da görev aldı. 152. Filo Temmuz ayında önce Yenişehir'e, sonra yarım filo hâlinde Antalya'ya intikal etti; 151. Filo ise F-5'leriyle Çiğli ve Akhisar meydanlarına geçerek harekâta katıldı. Bu katkıdan dolayı 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, 15 Kasım 1983'te Genelkurmay Başkanlığı tarafından Silahlı Kuvvetler Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası (altın) ile ödüllendirildi. Harekât sırasında Türk Hava Yolları'nın bazı yolcu uçakları da devlet emrine alınmış, Ankara Esenboğa ile Merzifon'a konuşlandırılmış ve koltukları sökülerek malzeme taşımacılığında kullanılmıştı.

Merzifon, F-16 çağına 1997'de girdi. 2 Mayıs 1997'de üsten havalanan ilk uçak, Türkiye'nin uçan ilk F-16C Block 50'si ve Türk Hava Kuvvetleri'nin ilk SEAD (düşman hava savunmasını bastırma) uçağı oldu. Merzifon 1997'de F-5'lerini Konya'ya verdikten sonra ilk F-16 kullanıcısı 152. Filo oldu. 1999'da yapılan adlandırma değişikliğiyle bu filo 151. SEAD Filo Komutanlığı adını aldı; modernizasyonu Ekim 1999'da biten diğer F-16 filosu ise 19 Ekim 1999'da Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ergin Celasin'in katılımıyla 152. Filo adıyla ikinci kez açıldı. 1997-1999 arası dönem, 151. Filo'nun 152. Filo adıyla çalıştığı dönem olarak kayda geçmiştir. 1999'da üssün filoları NATO'nun Bosna-Hersek ve Kosova'daki hava harekâtlarını desteklemek üzere de görevlendirildi. 2002'de envantere üç Cougar helikopteri girdi ve iki UH-1H hizmet dışı bırakıldı; Arama Kurtarma Kol Komutanlığı da 2003'te doğrudan Harekât Komutanlığı'na bağlı bir birlik hâline getirildi. 25 Aralık 2016'da Hava Kuvvetleri'nin yeniden yapılandırılması kapsamında 141. Jet Filo ile 143. Öncel Filo'nun teşkilat bağlantısı 5. Ana Jet Üs Komutanlığı'na yapıldı ve 143. Öncel Filo'nun unvanı 153. Filo olarak değiştirildi.

Akrobasi Timleri

Türk Hava Kuvvetleri'nde akrobasi geleneği 1914'e kadar iner; ancak jet filolarıyla birlikte tim hâlinde gösteriler 1950'li yıllarda başladı. Kaynaklarda sayılan altı akrobasi timinden Merzifon'la en yakın bağı olanlar dördüncü tim Yarasalar ile 1971'de kurulan altıncı timdir. 1955'te kurulan "Uçan Kuğular" (1955-1965) F-86E Sabre'larla uçmuştu. 1964'te yine F-86'larla kurulan "Yarasalar" ise Necati Artan'ın Merzifon'da görev yaptığı sırada ortaya çıktı: dokuz uçaktan oluşan tim, bir ara on iki uçaklı bir düzene geçirildi, bir gösteriden sonra yine dokuzlu kola dönüldü. Tim 5'li, 9'lu ve 12'li gösteriler yaptı, renk düzeni kırmızı-beyazdan siyah-beyaza çevrildi ve iki yıl sonra faaliyetini durdurdu. Malazgirt Zaferi'nin 900. yıldönümü için 1971'de, yalnızca o tören amacıyla Merzifon'da kurulan altıncı tim ise F-5A Freedom Fighter uçaklarını kullandı.

Necati Artan, anılarında Merzifon'a tayinini anlatır. Eskişehir Hava Okulu'ndaki uçuşları bitirince kurada Merzifon çıkmış, ailesi Bursa'da yaşadığı için Bursa'yı çeken arkadaşına iki aylık maaşını önermiş ama kabul ettirememişti. O yıllarda Bursa'dan Merzifon'a özellikle kışın karayoluyla gitmek imkânsızdı; yol, trenle İstanbul'a ve oradan Havza'ya, sonra otobüsle Merzifon'a uzanıyordu. İstanbul'da kaldığı günlerde ilk jet uçağının gemiyle Yeşilköy'e indirildiğini öğrendi ve konteynırdaki T-33'ü görmeye gitti. Merzifon'da kalın İngiliz uçuş tulumlarının uçağı hissetmesini engellediğini yazar. Bir sorti daha uçabilmek için eğitim odasının penceresinden girip duvardaki çizelgede akrobasi uçuşunun kurşunkalemle doldurulmuş karesini sildiğini, o gece korkudan dizlerinin titrediğini ve bunu bir daha yapmadığını da anlatır.

Cengiz Topel'in Merzifon Yılları

Merzifon Hava Üssü'nde görev yapanlar arasında en çok anılan isim, 1964 Kıbrıs hava harekâtında şehit düşen Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel'dir. Kanada'daki uçuş eğitiminden sonra 6 Ocak 1958'de 44. Uçuş Grup Komutanlığı'na bağlı 143. Filo Komutanlığı'na atanarak Merzifon'da göreve başladı. Diğer subaylar gibi o da ev bulmakta güçlük çekti; sonra Gözlek Sokak'ta bir ev kiralayıp arkadaşları Sebahattin Çelik, Nejat Sezenler ve Selahattin Yılmaz ile birlikte oturdu, bir süre sonra annesi Mebuse Hanım'ı da yanına getirdi. Sosyal imkânların sınırlı olduğu o yıllarda uçuş dışındaki zamanlarda havacılar bir futbol takımı kurdu. Hava Gücü adını taşıyan takımın değişmez oyuncularından biri Topel'di ve anılara göre en büyük rakibi Amasyaspor'du; Amasyaspor her karşılaşmada en az üç dört gol atar, havacılar da bir sonraki maça kadar "o gol yenir miydi" diye konuşurdu.

Topel 1961'de üç yıllık hizmetini tamamlayınca Ankara ya da Eskişehir'e atanmayı istedi ve 1. Ana Jet Üs Komutanlığı'na bağlı 112. Filo'ya tayin edildi. Böylece Merzifon'daki günleri sona erdi. 1964'te Kıbrıs'ta Türk Hava Kuvvetleri'nin uyarı uçuşu sırasında uçağı vurulunca paraşütle atladı, yaralanmadan Rumlara esir düştü ve işkence görerek hayatını kaybetti. Naaşı Türk yetkililerin ısrarlı talepleri üzerine 12 Ağustos 1964'te teslim edildi ve 14 Ağustos 1964'te Edirnekapı Sakızağacı Hava Şehitliği'ne defnedildi. İlk açıklamalarda hastanede öldüğü bildirilmişti; sonraki otopsi raporu ve tanık anlatımları işkence sonucu öldüğünü ortaya koydu.

Merzifon'un havacılıkla ilişkisini gösteren bir başka ayrıntı, ilçede adı "Hava Şehitliği" olarak anılan bir şehitliğin bulunmasıdır. Türkiye'de bu adı taşıyan dokuz şehitlik vardır: Afyon, Erzincan, Eskişehir, İzmir, Kayseri, Muş, İstanbul'da Edirnekapı Sakızağacı, Tokat'ta Zile Asrî Mezarlık ve Merzifon.

Merzifon Havalimanı ve Sivil Havacılık

Askerî havaalanlarının sivil hava ulaşımına açılmasına ilişkin esaslar, Genelkurmay Başkanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında 16 Kasım 1986'da imzalanan protokolle belirlendi. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait 40 havaalanı ve heliport sivil havacılık işletmelerinin kullanımına açıldı; Merzifon da bunların arasındaydı. Hava Kuvvetleri envanterindeki askerî havalimanına sivil tesisler eklenerek 20 Haziran 2008'de Amasya Merzifon Havalimanı hizmete girdi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından işletilen havalimanı Merzifon'a 6, Amasya'ya 45, Çorum'a 63 kilometre uzaklıktadır.

Meydanda Kullanılan Uçaklar

Merzifon meydanında ve birlikler bünyesinde kullanılan uçaklar, Türk havacılığının makine tarihini küçük bir ölçekte yansıtır. 1938-1940 arasında PZL XXIV, 1939-1941'de Martin 139 WT, 1939-1942'de Focke Wulf FW-58, 1938-1940'ta Curtiss Falcon CW22 R, 1941-1942'de Westland Lysander ve Hawker Hurricane, 1944-1945'te Spitfire Mk.V, 1943-1946'da Focke Wulf FW-190/A-3, 1947-1953'te Supermarine Spitfire Mk.IX, 1948-1952'de P-47D Thunderbolt, 1953-1983'te Beechcraft AT-11, 1956-1968'de F-86 Sabre, 1959-1997'de T-33 Shooting Star, 1967-1997'de F-5 Freedom Fighter ve 1997'den bu yana F-16 Fighting Falcon bu sırayı oluşturur. 2002'den itibaren UH-1H ve AS-532 Cougar helikopterleri de envantere katıldı. Uçak adlarının yazımı, yayınlanan tarihçedeki şekliyle bırakılmıştır.

Kaynakların Durumu

Merzifon Hava Üssü'ne dair yayınların çoğu Hava Kuvvetleri'nin kendi tarihçe birimlerinden çıkmış eserlerdir ve sivil araştırmacılar bu birimlerin arşivlerine erişemez. Bu yüzden konu üzerine çalışan akademik bir makale bile arşiv belgelerine ulaşamamış, bu arşivlere dayanan kitap ve tezlere yaslanmak zorunda kalmıştır. Tarihler de bu yüzden kimi zaman birbirini tutmaz: aynı olay için 1953, 1954 ya da 1955 yılları verilebilir, 151. Filo'nun Kıbrıs'a intikali kaynaklarda farklı aylarla anılır. Bu tür çelişkilerde mümkün olduğunca belge niteliği taşıyan emir tarihleri esas alınmıştır. Aynı makale, Türkiye'de askerî ve sivil havacılığın bir bütün olarak sergilendiği bir havacılık müzesi bulunmadığına dikkat çeker ve Merzifon'da bir Havacılık ve Teknoloji Parkı kurulmasını önerir.

Kronoloji

1935-1936: Merzifon'daki ilk uçuşlar, Hava Atış Okulu'nda Letov S-16T Smolik uçaklarıyla yapıldı.

1940: Lysander'ler geldi, meydan bugünkü yerine taşındı, 103. Keşif Grubu kuruldu.

1942: Beton pistin ardından 4. Uçak Alayı 26-27 Temmuz'da Merzifon'a taşındı; yılın sonunda ilk Hurricane Mk.IIC'ler teslim alındı.

1943: Hava Atış Okulu Adana'ya geçti.

1944: 4. Uçak Alayı, Ankara'nın hava savunması için geçici olarak Etimesgut ve Esenboğa'ya gönderildi, 4 Kasım'da döndü.

1947: Hurricane'ler Spitfire'larla değiştirildi.

1951: 31 Mart'ta alay, 4. Hava Üs Komutanlığı oldu; 141. ve 142. Filolar kuruldu; Tavşan Dağı'nda radar çalışmaya başladı.

1953-1956: Meydanın NATO altyapısına uyarlanması nedeniyle üs Eskişehir'e geçti; 11 Eylül 1956 emriyle 44. Uçuş Grubu olarak Merzifon'a döndü.

1961: 1 ve 14 Kasım emirleriyle 5. Hava Üs Komutanlığı kuruldu.

1962: 8 Haziran'da Bursa'daki 5. Alay'dan kalan sancak üs komutanlığına verildi.

1964: Necati Artan, F-86'larla Yarasalar akrobasi timini kurdu; Cengiz Topel Kıbrıs'ta şehit düştü.

1967-1968: 141. ve 143. Filolar F-5'e geçti.

1974: Merzifon filoları Kıbrıs Barış Harekâtı'na katıldı.

1983: 15 Kasım'da üs komutanlığına Silahlı Kuvvetler Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası (altın) verildi.

1986: 16 Kasım'da askerî havaalanlarının sivil kullanımına dair protokol imzalandı.

1997: 2 Mayıs'ta Merzifon'dan ilk F-16C Block 50 havalandı.

2008: 20 Haziran'da Amasya Merzifon Havalimanı açıldı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • 5. Ana Jet Üs Komutanlığı Tarihçesi, 1939-2009 (2009), Amasya: Hava Basımevi Neşriyat Müdürlüğü.

Akademik çalışmalar

  • Taşdemir, Serap (2025), "Türk Havacılık Tarihinde Merzifon", Belgi Dergisi, S. 29, ss. 217-238. (https://dergipark.org.tr/tr/pub/belgi/article/1499316)
  • Kurt, Emin (2011), Türkiye'de Jet Üslerinin Kuruluşu ve Gelişimi (1951-2010), Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi.

Diğer kaynaklar

  • Kurt, Emin (2009), Kıbrıs Şehidi Hv. Plt. Yzb. Cengiz Topel ve 1964 Kıbrıs Hava Harekatı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Ankara.
  • Havacılık Tarihinde Türkler 3-4 (2005), Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şubesi, Ankara.
  • Öz, Mehmet (2002), "Merzifon", TDV İslam Ansiklopedisi, c. 29, ss. 243-245.

Çevrimiçi kaynaklar