Amasya, topografyası bakımından dağlık bir ildir. Doğu-batı doğrultusunda uzanan sıradağlar, Yeşilırmak ve kollarının açtığı dar vadiler ve yüksek yaylalar ilin yüzeyinin büyük bölümünü doldurur. Tarımın ağırlık kazandığı yerler, bu engebenin arasına serpilmiş az sayıda düzlüktür. Akarsuların yüzyıllar boyunca yataklarını genişletip aşındırdığı, taşıdıkları malzemeyi de tabana yaydığı bu düzlükler, ilin nüfusunu, köy yerleşmelerinin dağılışını ve geçim biçimini belirleyen asıl zemini oluşturur. Her ova kendisini yaratan akarsuyun, bulunduğu yükseltinin ve aldığı yağışın izini taşıdığı için ötekilerden farklı bir tarım düzeni gösterir. Genel iklim, ekonomi ve elma üretimi başka yazılarda ele alınmıştır; burada ovaların coğrafyası, toprakları, sulanma biçimleri ve üzerlerinde kurulan ürün deseni anlatılmaktadır.
Dağların Arasında Bir Ova Kuşağı
Amasya, Yeşilırmak'ın ana kollarının birleştiği noktada, aynı zamanda dağ kütlelerinin de buluştuğu bir yerde bulunur. İlin deniz seviyesinden en yüksek noktası 2.061 metre ile Akdağ Tepesi, en alçak noktası ise 160 metre ile Taşova'nın Umutlu Köyü'nde, Hasan Uğurlu Barajı'nın su toplama alanının başladığı yerdir. Bu iki uç arasında iki bine yakın bir yükselti farkı vardır. Canik, Karaömer, Akdağ, Sakarat, Sarıtaş, Buzlu, Karadağ, Çakır, Eğerli, İnegöl ve Tavşan dağları ilin yüzeyini doğu-batı yönünde dilimler; ovalar bu dağların arasında, çoğu kez aralarından geçen bir akarsuyun çevresinde yer alır.
Geldingen, Suluova, Merzifon ve Gümüş ovaları il tarımı bakımından en önemli düzlükler olarak sayılır. Bu dört ova birlikte ilin yüzölçümünün yaklaşık yüzde 24'ünü kaplar. Aydınca Ovası ve Amasya ile Taşova arasında uzanan Yeşilırmak Vadisi'nin dar ama çok verimli tabanı da hesaba katıldığında ilin tarım coğrafyasının ana çizgisi ortaya çıkar. Ovaların yükseltisi 450 ile 750 metre arasında değişir. Geldingen ortalama 450 metreyle en alçakta, Gümüş Ovası ortalama 750 metreyle en yüksekte kalır; Suluova yaklaşık 550, Merzifon ile Aydınca ise yaklaşık 700 metredir. Birkaç yüz metrelik bu fark, yazların sıcaklığından yağış miktarına ve ürünlerin olgunlaşma zamanına kadar uzanan ayrımlar doğurur ve her ovada ayrı bir tarım deseninin oluşmasının başlıca nedenidir.
Geldingen Ovası
İlin en büyük düzlüğü, Amasya merkez ilçenin güneyinde, Yeşilırmak Vadisi'nin başladığı yerde uzanan Geldingen Ovası'dır. Yaklaşık 48.400 hektarlık alanıyla il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 8,8'ini kaplar ve ortalama 450 metre yükseltidedir. Ova, Çekerek Irmağı, Çorum Çayı ve Efennik Çayı'nın aşındırması ve getirdiği malzemeyi biriktirmesiyle oluşmuştur. Yeşilırmak, daha yukarıda Tokat ile Turhal arasındaki Kazova'dan geçtikten sonra Geldingen'e ulaşır ve buradan itibaren yönünü kuzeye çevirerek Canik Dağları'nı yarar.
Geldingen aynı zamanda ilde yıllık yağışın en az düştüğü bölgedir. Ortalama 400 ile 500 milimetre arasında değişen yağış ve karasal iklim, ovanın tarımını büyük ölçüde sulamaya bağımlı kılar. Yazın akarsu debisi düştüğü ve sulama kaynaklarının kirliliği arttığı için bu ovada sulama, uzun süredir ilin en çok anılan sorunlarından biridir. Çözüm olarak Yozgat'ın Çekerek ilçesi sınırları içinde, Çekerek Irmağı üzerinde yapımı süren Süreyyabey Barajı gösterilmiştir. Baraj taşkından korunma, enerji üretimi ve sulama amacıyla planlanmış olup tamamlandığında ovanın sulama sorununu büyük ölçüde gidermesi beklenmiştir. Ova üzerinde Gökhöyük Tarım İşletmesi de kurulmuştur.
Suluova Ovası
Suluova Ovası, Suluova ilçe merkezinin güneyini ve güneydoğusunu kaplar. Ortalama yüksekliği 550 metre dolayındadır; Yeşilırmak'ın kollarından Tersakan Çayı ovanın ortasından geçer. Yaklaşık 40.000 hektarlık alanıyla il topraklarının yüzde 7,3'ünü kapsayan ova, ilin ikinci büyük düzlüğüdür. Sulama suyunu Yedikır Barajı'ndan, Şeyhsuyu ile Değirmendere'den alır.
Ovanın adını taşıyan ilçe, il merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, batıda yer alır. İlçenin köylerinin yaklaşık üçte ikisi ova köyü, üçte biri orman ve dağ köyüdür; yerleşim toplu bir düzen gösterir. İl genelinde kilometrekareye altmış kadar kişi düşerken en yoğun yerleşme Suluova'dadır ve bu değer yüz kadar kişiye çıkar. Düz, sulanabilen ve işlenmesi kolay bir tabanın nüfusu nasıl topladığı bu rakamda görülür. Ovanın tarihi de yerleşmenin eskiliğine uygundur: Doğukent Mahallesi'ndeki Kümbettepe'de yapılan kazılardan elde edilen envanter, yerleşmenin Kalkolitik Çağ'a ve Hititler dönemine kadar uzandığını gösterir.
Merzifon Ovası
Merzifon Ovası ortalama 700 metre yükseltisi ve yaklaşık 31.100 hektarlık alanıyla ilin üçüncü büyük ovasıdır; il yüzölçümünün yüzde 5,6'sını kaplar. Tersakan'ın kollarından Gümüşsuyu ve Salhan çayları ovayı sular. Bunlara Yüzüncüyıl ve Alala göletleri ile Yedikır Barajı eklenir. Yedikır Barajı Suluova'ya yaklaşık on kilometre uzaklıkta olduğundan iki ovanın sulama düzeninde ortak bir halka işlevi görür.
Merzifon yöresinin tarıma elverişliliği çok eskidir. Ortaova köyü yakınındaki Onhoroz, Büyük ve Küçük Küllük höyükleri ile Hayrettin köyü höyükleri bölgenin en önemli Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı yerleşmeleri arasında sayılır. Bölgenin Hitit döneminde başkent Hattuşa'ya sınır olması da bu çevrenin önemli bir yerleşim alanı olduğunu gösterir. Karadeniz kıyısına ve İç Anadolu'ya giden yolların Merzifon'da kesişmesi, coğrafyacı ve tarihçi Strabon'un burayı "Bin Köy" bölgesi olarak tanımlamasına yol açmıştır. Yörede Yediler adıyla anılan göller ve bereketli topraklar, ovayı avcılığa ve tarıma birlikte elverişli kılmış; ova yaklaşık yedi bin yıl önce de insanlara yurt olmuştur. Bugün yüksekliğine uygun biçimde tahıl ve şeker pancarı gibi geniş alan isteyen ürünlerin yetiştirildiği bir düzlüktür.
Gümüş ve Aydınca Ovaları
Gümüş Ovası, Gümüşhacıköy ilçesinin güney ve güneydoğusunu kapsar. Ortalama yüksekliği 750 metre olup 5.400 hektarlık alanıyla ilin dördüncü önemli ovasıdır. Gümüşsuyu, Büyük Dere ve Kavşak Çayı ovanın sulama kaynaklarını oluşturur ve ovanın büyük bölümünde sulama ihtiyacı sürmektedir. Gümüşhacıköy'ün bir kısmı Yeşilırmak değil Kızılırmak havzasında kaldığından ilçe, il sınırları içinde havza bakımından ayrı düşen kesimdir. Çevrede Sarayözü Barajı ile Ayvalı, İmirler ve Çitli göletleri sulama hizmeti verir.
Aydınca Ovası daha küçüktür. Yaklaşık 4.000 hektarlık bir alanı kaplar, ortalama yüksekliği 700 metredir ve ortasından Deliçay geçer. Mikroklima özelliği gösteren bu ova, ilin küçük ama kendine özgü iklim koşullarına sahip tarım alanlarından biridir.
Yeşilırmak Havzası ve Akarsuların Rolü
Yeşilırmak Havzası, Karadeniz sıradağlarının hemen arkasında yer alır ve güney kesimi Orta Anadolu yaylalarının devamıdır. Yeşilırmak ile kollarını oluşturan Çekerek, Tersakan ve Kelkit havzaları birlikte 36.144 kilometrekarelik çok geniş bir alanı kapsar. Yeşilırmak, Sivas'ın Suşehri ilçesinin güneybatısındaki Köse Dağları'ndan doğar ve 519 kilometre uzunluğundadır. İl topraklarına güneyden girer, Kayabaşı mevkiinde Yozgat topraklarından gelen Çekerek ile birleşir, Amasya şehir merkezinden geçer, Ladik Gölü'nün fazla suyunu taşıyan Tersakan Çayı'nı alır, Taşova ile Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile buluşur ve Samsun sınırları içinde Çarşamba Ovası'ndan Karadeniz'e dökülür. Amasya il sınırları içinde kalan kesimi 129 kilometredir. Ölçülmüş en yüksek debisi saniyede 1.914 metreküp, ortalama debisi 121 metreküp, en düşük debisi 1,83 metreküptür; yıllık toplam akım yaklaşık 5.707 milyon metreküp olarak verilir. Taşkınlar genellikle mart, nisan ve mayıs aylarında yaşanır.
Ovaları besleyen kollar kendi karakterlerini taşır. Çekerek Irmağı, Sivas'ın kuzeybatısındaki Yıldız Dağları'ndan doğar, Çorum Çayı ile birleşir ve Amasya'nın yaklaşık on beş kilometre güneyinde Yeşilırmak'a karışır. Uzunluğu kimi kaynaklarda 200, kimilerinde 256 kilometre olarak geçer; il sınırları içindeki kesimi 45 kilometredir. Ortalama debisi saniyede 20 metreküpken taşkınlarda 362 metreküpe çıkabilir, yazın ise 0,09 metreküpe kadar iner. Tersakan Çayı Akdağ eteklerinden doğar, Havza'dan geçer ve Amasya'da Yeşilırmak'a katılır; uzunluğu yaklaşık 100 kilometredir. Ortalama debisi saniyede 3,96 metreküp olan bu küçük akarsuda mart-mayıs taşkınlarına yaz sağanakları da eklenir. Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayları Tersakan'ın başlıca kollarıdır; Gümüşhacıköy, Merzifon ve Suluova ovaları bu kolların üzerinde yer alır.
Öteki akarsulardan Kelkit Çayı yaklaşık 400 kilometre uzunluğu ve 2.526 milyon metreküplük yıllık akımıyla en büyük koldur. Destek, Deliçay, Kuruçay ve Gökdere çayları ise Yeşilırmak'a katılan daha küçük akarsulardır. Yeşilırmak'ın kendi vadisi Amasya'nın en önemli ve en uzun vadisidir; çok verimli alüvyal topraklardan oluşur ve mikroklima özelliği gösterir. Meyvecilik ve sebzecilik burada öne çıkar. Vadi parçalara ayrılarak adlandırılır: Ferhatarası yaklaşık 10, Beşgöz 8,5, Onlukköprü 20 ve Durucasu 18 kilometre uzunluğundadır. Amasya elması Onlukköprü Vadisi'nde yetişir. Çekerek'in açtığı Göynücek Vadisi 37 kilometre uzunluğundadır; Karaçavuş, Ezine ve Destek vadileri de ilin tarım ve ulaşım hatlarını belirleyen çukurluklar arasındadır.
Taban ve Yamaç Toprakları
Amasya'da topraklar, topoğrafya, iklim farkları, jeolojik yapı ve bitki örtüsündeki çeşitliliğe göre birbirinden ayrışmıştır. İlin toprakları genel olarak iki gruba ayrılır: taban arazi toprakları ve yamaç arazi toprakları. Taban topraklarının büyük bölümü Yeşilırmak ve kollarıyla yan derelerin biriktirdiği alüvyal, yani akarsu çökeltisi topraklardır. Ovaların ortak bereketi bu malzemeden gelir. Yamaç arazilerinde ise toprak yapısı hafif bünyeden ağır bünyeye kadar geniş bir aralıkta değişir.
İlin toplam yüzölçümü kaynaklarda 5.701 ile 5.628 kilometrekare arasında verilir. 2009 verilerine göre yüzölçümünün yüzde 44,4'ü, yani 253.029 hektar tarım alanıdır. Bunun 174.366 hektarı kuru, 78.663 hektarı sulu tarım arazisidir. Başka bir deyişle tarım arazisinin yaklaşık üçte biri sulanabilmektedir ve bu alanın ağırlık merkezini ovaların tabanı oluşturur. Aynı yıl 35.998 çiftçi ailesinden 179.988 kişi geçimini tarımdan sağlıyordu. Tarımsal üretimin parasal değeri 1 milyar 98 milyon liranın üzerindeydi ve bunun yüzde 73,17'sini bitkisel, yüzde 26,83'ünü hayvansal üretim oluşturuyordu.
Sulama Suyu, Barajlar ve Göletler
Amasya'da sulama suyunun temel kaynağı Yeşilırmak ile Çekerek, Deliçay ve Tersakan gibi kollarıdır. Bunlara ek olarak Yeşilırmak'ın daha küçük kollarından ve çeşitli kaynaklardan beslenen göletler ve kuyular da su sağlar. Sulama suyunun kalitesi genel olarak iyi kabul edilir, ancak son yıllarda kirlilik sorunları da gündeme gelmiştir. Yıllık ortalama yağış il merkezinde 436,7 milimetre, Gümüşhacıköy'de 458,3, Göynücek'te 427,6, Merzifon'da 436,9 ve Taşova'da 400 milimetredir. Yağışın en çok ilkbaharda düştüğü, yazların ise sıcak ve kurak geçtiği düşünülürse sulamanın ovalardaki rolü kolayca anlaşılır.
Devlet Su İşleri tarafından işletmeye açılan yapılar arasında en geniş sulama alanına sahip olanı Suluova'daki Derinöz Barajı'dır. Derinöz Çayı üzerinde 2003'te tamamlanan baraj yaklaşık 6.500 hektarlık alanı sulamak üzere yapılmıştır. Gümüşhacıköy'deki Sarayözü Barajı 1991'de işletmeye alınmış ve 3.500 hektarı sulamaktadır. Göynücek'teki Gediksaray Barajı 1994'te açılmış, 1.200 hektar sulama alanına sahiptir. Taşova'da Uluköy Barajı 1984'te hizmete girmiş ve 1.000 hektarı sulamıştır, Destek Barajı ise 2001'de açılmış, 130 hektarlık küçük bir alana su vermektedir. Suluova yakınındaki Yedikır Barajı'nın yapımına 1979'da başlanmış, 1986'da işletmeye açılmıştır. 1.400 hektar sulama alanı vardır ve kuşların göç yolu üzerinde bulunduğundan kışın kuşlara yurt olan, 34 kuş türünün saptandığı bir doğal sit alanıdır.
Daha küçük göletler ilin dağınık köylerine hizmet eder. Gümüşhacıköy'deki Çitli Göleti (1992, 710 hektar), İmirler Göleti (1996, 300 hektar) ve Ayvalı Göleti (1994, 90 hektar); Merzifon yöresindeki Paşa Göleti (1994, 350 hektar), Yakacık Göleti (2001, 240 hektar) ve Sarıbuğday Göleti (1994, 90 hektar); Suluova'daki Bayırlı Göleti (1994, 85 hektar); merkez ilçedeki Doğantepe (1990, 400 hektar), Ortaköy (1976, 200 hektar) ve İbecik (2002, 108 hektar) göletleri; Hamamözü'ndeki Yeniköy Göleti (1986, 350 hektar) ve Taşova'daki Kızgüldüren Göleti (1967, 25 hektar) bunların başlıcalarıdır. Kızgüldüren listenin en eski örneğidir. Tek tek küçük olan bu yapılar, yamaç ve yüksek düzlük köylerinde bahçe ve tarla sulamasını mümkün kılmıştır.
Ürün Deseni
Amasya'nın ekolojisi değişken ve çeşitlidir; bu çeşitlilik tarımda çok sayıda seçenek doğurur. Hem kültür bitkilerinde hem doğal florada geniş bir tür yelpazesi görülür. İlde yetişen başlıca tarla bitkileri buğday, şeker pancarı, kuru soğan, ayçiçeği ve haşhaştır. Meyve olarak elma, kiraz ve şeftali önemlidir; sebzeler ise ağırlıklı olarak iç pazarda tüketilir. Vadi tabanlarının ılıman kesimlerinde misket elması, çiçek bamyası ve çeşitli sebzeler yetişir. Suluova ve Merzifon gibi daha yüksek düzlüklerde şeker pancarı, tahıl ve yem bitkileri öne çıkar. Sulanabilen alanlarda endüstriyel bitkiler ve sebzeler bölge ekonomisine önemli katkı sağlar.
Desen, yükselti ve su durumuna göre kabaca katmanlıdır. En alçak ve en korunaklı yer olan Yeşilırmak Vadisi meyve ve sebzeye ayrılmıştır; mikroklimanın ürettiği ılıman koşullar elma bahçelerini ve sebze tarlalarını destekler. Orta yükseltideki geniş ovalar, Geldingen ve Suluova, tahıl ve pancar gibi geniş alan isteyen ürünlere uygun düz arazi sunar. Daha yüksekte kalan Merzifon ve Gümüş ovalarında tahıl ve yem bitkileri ağırlık kazanır. Son yıllarda sebze yetiştiriciliği açık alanlardan örtüaltına kaymakta, plastik örtülü seralar yaygınlaşmaktadır.
Hayvancılık
Ovaların yem bitkileri ve çayır alanları hayvancılığı da besler; ovaların bir bölümü gelişmiş besicilik faaliyetlerine zemin hazırlar. 2009 yıl sonu itibarıyla ilde 136.851 büyükbaş, 106.626 küçükbaş, 3.119 tek tırnaklı, 1.162.215 kanatlı hayvan ve 14.850 kovan bulunuyordu. Hayvancılık çoğunlukla aile işletmesi biçimindedir. Tarım İl Müdürlüğü'nün çalışmaları ve verilen destekler sonucunda kültür hayvancılığında önemli ilerleme kaydedilmiş, bu ilerleme ırk ıslahı ve birim hayvandan alınan verimin artması biçiminde ortaya çıkmıştır.
Yaylalar da bu düzenin bir parçasıdır. Kabaoğuz, Tavşandağı, Akdağ, Sarıçiçek, Destek, Boğalı, Çatalçam ve İnegöl yaylaları 1.200 ile 1.850 metre arasındaki yüksek düzlüklerdir. Karadeniz ikliminden İç Anadolu iklimine geçiş bölgesinde bulunduklarından her iki iklimin bitki türlerini birlikte barındırırlar. Ne var ki son yıllarda aşırı zirai ilaç ve gübre kullanımı, aşırı otlatma ve tarla açma yaylaları tahrip etmiş, üst kesimlerde ana kaya açığa çıkmış, orman sınırı da giderek aşağıya inmiştir. Yayla kenarlarındaki ormanlarda yaşlı ağaçların yerini yenileri almamaktadır.
Yerleşme ve Tarımın Geleceği
Ovalar köylerin dağılışını da belirler. Köyler çoğunlukla verimli düzlüklerin kıyılarında ve sulama olanaklarının bulunduğu kesimlerde yoğunlaşır. Amasya'nın tarımsal potansiyeli arazi varlığı ve ürün çeşitliliği bakımından yüksektir; bu potansiyelin sürmesi ise suyun akıllıca yönetilmesine ve verimli ova topraklarının yapılaşmaya feda edilmemesine bağlıdır.
Sulama tesisleri, barajlar ve modern tarım teknikleri düzlüklerin potansiyelini daha etkin biçimde açığa çıkarır. Geldingen'de olduğu gibi su kıtlığı ve kirlilik yaşanan ovalarda yeni barajların işlevi, üretimi artırmanın yanında tarımı yazın azalan akarsu debilerine karşı güvenceye almaktır. Şehirler ova kenarlarında büyüdükçe bu topraklar yapılaşma baskısıyla da karşılaşır; alüvyal toprak bir kez yapılarla örtüldüğünde geri dönüşü olmayan bir kayıp yaşanır. Ova köylerinin geçim kaynağı bu topraklar olduğundan, ilin sosyal dengesi de büyük ölçüde onların korunmasına dayanır.
Kaynakça
Resmî kaynaklar
- T.C. Amasya Valiliği, "Yeryüzü Şekilleri" (dağlar, yaylalar, vadiler, ovalar, akarsular, göller, barajlar ve göletler). amasya.gov.tr
Diğer kaynaklar
- "Amasya İlinin Tarımsal Yapısı", Şehzadeler Şehri Amasya (2009 yılı verileri).
- Karadeniz Info, "Amasya Coğrafya". karadenizinfo.com
- Vikipedi, "Suluova", "Merzifon" ve "Amasya (il)" maddeleri (yerleşim, yükselti, yüzölçümü ve nüfus verileri için yardımcı kaynak). tr.wikipedia.org
Çevrimiçi kaynaklar








