Merzifon Amerikan Koleji, Anadolu'nun iç kesimlerinde Amerikalı misyonerlerin kurduğu kurumların en büyüklerinden biriydi. Resmî adı Anadolu Koleji, Amerikan kaynaklarındaki yazımıyla Anatolia College of Marsovan olan bu okul, 1886'da dört yıllık bir kolej olarak öğretime başladı, kısa sürede ilahiyat okulu, kız okulu, hastane, kütüphane ve müzeyle birlikte kırka yakın binalık bir yerleşkeye dönüştü. Öğrencilerinin büyük bölümü Rum ve Ermeni cemaatlerinden geliyordu, öğretmen kadrosu ise Amerikalıların yanında bu iki cemaatten isimleri de içeriyordu. Kolejin Merzifon'daki hayatı 1921'de sona erdi, adı 1924'te Selanik'te yeniden açılan okulla yaşamaya devam etti, binalarının bir bölümü ise bugün de Merzifon'da ayaktadır. Millî Mücadele yıllarındaki İngiliz işgali ve kolejin aranıp kapatılması başka bir yazıda ayrıntısıyla anlatıldığı için burada kısaca anılır; asıl konu kurumun kuruluşu, eğitim düzeni, kadrosu, binaları ve sonraki mirasıdır.

Merzifon'da Misyonerler ve Okulun Kökeni

Kolejin hikâyesi Merzifon'da değil, İstanbul'da başlar. Boston merkezli American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM), 1810'da kurulmuş, Osmanlı topraklarında 1820'den itibaren çalışmaya başlamış bir Protestan misyon teşkilatıydı. Teşkilat İstanbul'u 1830'larda bir istasyon olarak seçti ve Cyrus Hamlin 1840'ta Bebek'te bir okul açtı. Bu okul zamanla genel eğitime yöneldi ve sonradan Robert Kolej adını alacak kurumun çekirdeğini oluşturdu. İngilizce öğrenmek isteyen gençlerin sayısı arttıkça ilahiyat eğitimi Bebek'te geri plana düştü ve misyon, papaz yetiştirecek okulu başka bir yere taşımaya karar verdi. Seçilen yer, Karadeniz kıyısındaki Samsun'dan yaklaşık seksen mil içeride, kervan yollarının kesiştiği, Ermeni ve Rum nüfusun yoğun olduğu Merzifon'du.

Misyonerler Merzifon'a 1830'lardan itibaren uğruyor, 1850 dolaylarında kente kalıcı biçimde yerleşiyorlardı; istasyon 1851 ya da 1852'de kuruldu. Kaynaklar burada küçük tarih farklarıyla ayrılır. Ruhban Okulu'nun Bebek'ten Merzifon'a taşınması kimi anlatımlarda 1864'e, eğitime başlaması ise 1865'e bağlanır, kimi anlatımlar okulun doğrudan 1864'te kurulduğunu söyler. Aynı yıllarda İstanbul'daki kız okulu da Merzifon'a getirildi. Okulun başlangıçtaki işlevi Anadolu'da yaşayan Rum ve Ermeni gençlerden vaiz ve papaz yetiştirmekti; 1860'ta açılan bir Pazar Okulu da bu dinî eğitim çevresinin parçasıydı. Kuruluş amacında okula öğrenci alırken dinî tercihe göre sınırlama yapılmayacağı belirtilmişti ve bu ilke, sonraki yıllarda öğrenci yelpazesinin genişlemesine zemin hazırladı.

Kolejin Kuruluşu (1883-1899)

On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Merzifon'daki kız okulu ile Ruhban Okulu'nun öğretim seviyesi belirgin biçimde yükselmişti ve buradan mezun olanları okutacak bir kolej ihtiyacı doğdu. 1883'te Charles Chapin Tracy'nin başkanlığında, hepsi Ruhban Okulu'nun öğretim kadrosunda yer alan George F. Herrick, John F. Smith ve Edward Riggs, dört erkek öğrenciyle Harbinger Yüksek Okulu'nu açtı. Anadolu Koleji'nin esasını bu küçük okul oluşturdu. Burada okuyan öğrenciler ve verilen eğitim, 8 Eylül 1886'da, henüz kendi binası, kampüsü ve donanımı olmayan Anadolu Koleji'nin öğretime başlamasının temelini attı. Okul, yaygın anlatıda bu tarihle anılır; ilahiyat okulunun dört yıllık seküler bir kolej programını da kapsayacak biçimde genişletilmesi, daha fazla gencin genel eğitim talep etmesine verilen karşılıktı. Tracy, ilk başkan olarak 1912 ya da 1913'e kadar görevde kaldı; kaynaklar emekliliğinin yılında ayrılır.

Kurumun hukuki durumu uzun süre belirsiz kaldı. Kuruluş sözleşmesi Massachusetts eyaleti tarafından 14 Mart 1894'te onaylandı, Osmanlı hükümeti ise okulu ancak bir fermanla, 14 Nisan 1899'da Amerikan okulu olarak resmen tanıdı. Aradaki on üç yıl, okulun fiilen çalıştığı ama Osmanlı mevzuatındaki yerinin tartışmalı olduğu bir dönemdi. Bu sürecin ortasında, 1893'te, Ermeni komitacılarının bildirilerinin kolej duvarlarında bulunması üzerine kasabada olaylar çıktı; askerî birlikler çok sayıda Ermeniyi tutukladı ve kolejin bazı binaları zarar gördü. Amerikan kaynaklarına göre bu hasar sonradan Osmanlı hükümetinin ödediği tazminatla onarıldı.

Eğitim Programı

Kolej, dört yıllık bir yükseköğretim programı sunuyordu; bunun altında hazırlık ve lise düzeyi sınıflar, üstünde ise ilahiyat okulu vardı. Programın başlangıçtaki amacı, mezunları ileri öğrenim için, tercihen Merzifon'daki Ruhban Okulu'na hazırlamaktı. Zamanla öğrencilerin talebi programı değiştirdi ve ders düzeni üç alanda toplandı: yabancı diller, Amerikan kolejlerinde okutulan temel fen ve edebiyat dersleri, bir de Türkiye'deki ticaret ve kamu yönetimi pratiğine dönük konular. 1911'de okulda altı dil düzenli olarak okutuluyor ve kullanılıyordu. Kolejin sembolü doğan güneşin Merzifon Ovası'nın doğu ucundaki Akdağ'ın üzerinden yükseldiği bir mühürdü, mottosu ise "The Morning Cometh" idi; Anadolu adının Yunanca "gün doğusu" anlamına gelen sözcükten türemesine gönderme yapan bu söz, okulun kendine biçtiği rolü de özetliyordu.

Eğitimin yalnızca derslerden ibaret olmadığı, kolejin yayın faaliyetinden de anlaşılır. 1908'den sonra eski ana binanın iki küçük kulesi baskı için özel olarak hazırlandı; bir grup Rum öğrenci, öğretmenlerin destek ve gözetimiyle Merzifon'da basılan ilk gazeteyi yazmaya, basmaya ve dağıtmaya başladı, aynı dönemde Pontus adlı bir dergi de yayımlandı. Ermeni öğrenciler öteki kulede benzer biçimde çalıştı ve her sayısından bir nüshası hükümet yetkililerince arşivlenen aylık bir aile dergisi çıkardılar. Okulun kulüpleri, spor sahaları, müzik toplulukları ve kış gecelerinde düzenlenen toplantıları da öğrencilerin ders dışı hayatını doldurdu. Bu toplantılara yöredeki Rum ve Ermeni aileler de katılabiliyordu ve misyonerlerin tatillerde ev ev dolaşarak yürüttüğü ziyaretlerin bir devamı niteliğindeydi.

Tıp alanındaki faaliyet ise belgelerde daha çok hastane çevresinde görünür. Kimi anlatımlarda kolejin 1887'de İngilizce eğitim veren bir tıp bölümü açtığından söz edilir; bu tarihi ve bölümün resmî niteliğini doğrulayan bir kaynağa rastlanmamıştır. Belgelerle sabit olan, 1889'dan itibaren misyonerlerin Merzifon'da sağlık hizmetine ağırlık verdiği, hastanede hasta bakımının yanında sağlık personelinin de yetiştirildiği ve hastanenin Sivas, Amasya ve Samsun gibi çevre kentlerden hasta çektiğidir. Okulun kayıtlarında mezun olmuş tek Türk öğrenci olarak 1909'da girip 1914'te mezun olan Nureddin Pehlivanzade'nin adı geçer.

Öğrenciler ve Öğretmen Kadrosu

Kolejin öğrenci tabanı yıllar içinde belirgin biçimde değişti. Okul Ermenilere hizmet etmek üzere açılmıştı ve ilk yıllarda öğrencilerin çoğunluğu Ermeniydi: 1898'de okula 55 Rum, 191 Ermeni öğrenci kaydoldu. Yirminci yüzyılın başında denge Rumlar lehine döndü. 1911'de okula Anadolu'nun on altı vilayetinin yanı sıra Yunanistan, Girit, Kıbrıs, Mısır ve Rusya'dan toplam 282 öğrenci geliyordu. 1913-1914 öğretim yılında 425 öğrencinin yaklaşık 300'ü yatılıydı ve bunların 200'ü Rum, 160'ı Ermeni, 40'ı Rus, 25'i Türk'tü. Öğrencilerin büyük kısmı Merzifon dışından geldiği için kolej yatılı bir okul görünümündeydi; öğrenci dökümlerinde en çok öğrenciyi Sivas, Ankara ve Trabzon verir, İstanbul, Aydın, Konya ve Diyarbakır'dan gelen birkaç öğrenci de kayıtlarda geçer. Kız okulunda ise öğrencilerin yarıdan fazlası Merzifon'dan gelen gündüzlü öğrencilerdi; bu da kız okulunda Ermeni oranının Rum oranından yüksek olmasının nedeni olarak gösterilir.

Öğretmen kadrosu da çok uluslu bir görünüm taşıyordu. 1913-1914'te kadro otuz iki isimden oluşuyordu: on bir Ermeni, on Amerikalı, dokuz Rum, bir Rus ve bir İsviçreli. Amerikalılar kadronun azınlığında kalmasına rağmen, öğretim programının yönlendirilmesinde söz sahibi olan yine yerli öğretmenlerdi. Amerikalı yöneticilerden George E. White, 1890 yılının Kasım ayında eşiyle birlikte Merzifon'a geldi ve otuz yıl boyunca kampüs ailesinin yuvası oldu; çocuklarının hepsi burada doğdu. İlk geldiğinde kolejin yaklaşık 200 öğrencisi vardı. Türkçe ve Arapçayı öğrenerek yöre halkıyla ve müftüyle konuşabilecek düzeye geldiğini, hatıralarında kendisi anlatır. White, Tracy'nin emekliliğinin ardından 1913'te kolejin başkanı oldu ve görevi 1920'lerin başına kadar sürdü. Yarı Alman kökenli J. J. Manissadjian ise botanik profesörü olarak okulun bilimsel yönünü temsil etti.

Kampüs ve Binalar

On dokuzuncu yüzyılın sonunda kampüsün çekirdeğini küçük bir yapı topluluğu oluşturuyordu. White ve eşi 1890'da geldiğinde, arazinin en yüksek noktasında 1871'de yapılmış, iki katlı küçük bir çan kulesi bulunan kare planlı bir ilahiyat okulu, daha aşağıda kız okulu, misyonerlere ayrılmış üç Amerikan evi, ekmeğiyle ünlü bir fırın ve küçük bir atölye vardı. Okul büyüdükçe bu çekirdeğe yeni yapılar eklendi: yurtlar, hastane, yetimhane, kütüphane, spor tesisleri ve öğretmenlerin ailecek kaldığı evler. Yirminci yüzyılın başında kampüs kırka yakın yapıdan oluşan, Yeni İngiltere tarzında bir külliyeydi; öğrencinin eğitim, sağlık, spor ve barınma ihtiyacı duvarlarla çevrili bu tek alanda karşılanıyordu. Bu iç içe düzen kampüsü şehrin geri kalanına pek ihtiyaç duymayan, kendi içine dönük bir yerleşim haline getirdi.

1911 ile 1915 arasındaki yıllar kampüsün en yoğun inşaat dönemiydi. Bu yıllarda North College (1912), Alumni Library-Museum (1914), Kennedy Home ve başkanlık evi (1915) yapıldı. Derin bir kuyu ve su dağıtım sistemi, haftada yüzlerce kişinin kullandığı bir hamam, büyük bir un değirmeni ve tahıl ambarlarıyla konutlar da 1915'e kadar tamamlanmıştı. Union Hall ile George Hills White Hall'un temelleri atıldı ama yapılar hiçbir zaman bitirilemedi. Binalarda süsten çok işlevsellik öne çıkar: sıvalı beyaz cepheler, gri kesme taştan söveler, kemer ve kat silmeleri, dikdörtgen pencereler. Bugün ayakta kalan yapılar bu sade üslubun örnekleridir.

Kütüphane, 1914'te öğrenci ve mezunların işbirliğiyle yapılan Alumni Library binasında toplandı. Kitap sayısı White'ın 1890'da geldiği yıl yaklaşık 2000 iken 1914'te Dewey sistemine göre düzenlenmiş 10.000 cilde ulaşmış, bunlara kırk kadar süreli yayın eklenmişti. Prof. Manisadjian'ın kurduğu botanik ve zooloji müzesi yedi binden fazla tür içeriyordu. Müze 1939'da kapandı ve Manissadjian'ın koleksiyonundan 130 bitki Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nin herbaryumuna gönderildi. Okul aynı zamanda bölgedeki Amerikan misyonunun basın ve yayın faaliyetlerinin merkezi haline gelmişti.

Kızlar Mektebi

Kız okulu kolejin en eski bölümlerinden biriydi. Kaynaklar onun 1865'te Eliza Fitcher adlı bir misyonerin öncülüğünde açıldığını yazar; Amerikan kaynaklarında okulun kendi başına yaşayan bir kurum olarak büyüdüğü, 1893'te kolej bünyesinde ayrı bir kız okulu olarak teşkilatlandığı belirtilir. Anatolia Girls School, yerleşkenin güney kesiminde dört buçuk dönümü aşan kendi arazisinde, derslikleri, yatakhanesi, jimnastik salonu, öğretmen konutları, spor sahaları ve bahçeleriyle bağımsız bir yapıya sahipti. Okul kızlara o güne kadar erkeklere ayrılmış bir eğitim sunmayı ve onlarda öz saygı ile sağlam bir karakter geliştirmeyi amaçlıyordu. Müfredatta dikiş, dantel, tarih ve matematik dersleri yer alıyordu; bununla birlikte İncil dersleri, öğrencinin inancına bakılmaksızın zorunluydu.

Bugün Kızlar Mektebi olarak bilinen bina dört katlı, dikdörtgen planlı, yedi girişli bir yığma taş yapıdır ve çatı arasında kullanılabilir bir kat içerir. Yapı ilk inşa edildiğinde çan kulesi yoktu; 1912 tarihli bir fotoğrafta kulesiz, 1930 tarihli bir fotoğrafta ise çan kulesiyle görülür. Restorasyon sırasında bazı odalarda apsis nişleri bulunmuş, bu da dinî eğitime verilen önemin mimariye yansıdığını gösteren bir iz olarak değerlendirilmiştir. Okul 1924'te Amerikan Kız Hayat Okulu adıyla yeniden açıldığında çocuk ve hasta bakımı, dikiş, nakış, daktilo ve İngilizce dersleri verdi ve 1938'de mali sıkıntılar nedeniyle kapandı. Binanın önündeki saat kulesi, aynı yapı topluluğunun 1919'da çatıya eklenen unsuru olarak anılır.

Hastane, Kütüphane ve Öğretmen Evleri

Hastane binası, kampüsün en dikkat çeken yapılarından biridir. Kaynaklar yapının tarihini 1889 ve 1912 olarak iki ayrı yılla verir; ilki misyonerlerin sağlık çalışmalarına başladığı, ikincisi ise bugünkü binanın açıldığı tarih olarak anlaşılabilir. T planlı, çatı katıyla birlikte beş katlı bu yapının orta bloğu daha yüksektir ve üst bölümü ahşaptan yapılmıştır. Katlar arası ulaşım üç merdiven ve bir asansörle sağlanıyordu. Hastane, Anadolu'da İshak Paşa Sarayı'ndan sonra kaloriferle ısıtılan ikinci yapı olarak anılır ve kalorifer kanallarının izleri bugün de korunmaktadır. Bahçesinde 1911 tarihli bir fotoğrafta görülen tenis kortu vardır; aynı yer sonradan yine tenis kortu olarak düzenlenmiştir. Hastaneden öteki yapılara uzanan tüneller de bilinir. Yerel halk bu tünellerin Pontus Cemiyeti tarafından kullanıldığına inanır; belgelerle desteklenmeyen bu inanç, kolej çevresindeki siyasi tartışmanın halk belleğindeki yansımasıdır.

Bugün Kızlar Mektebi, hastane, kütüphane ve öğretmen evleri olmak üzere dört yapı ayakta kalmıştır; kırk yapılık yerleşkenin geri kalanı zamanla yıkılmış ya da yerini yeni binalara bırakmıştır. İki katlı, dikdörtgen planlı kütüphane binası Merzifon Meslek Yüksekokulu'nun idari binası olarak kullanılmaktadır. Hastane binası ise Merzifon Fen Lisesi olarak eğitime devam eder. Kültür envanterinde ayrıca "Amerikan Koleji Binası" adıyla kayıtlı bir yapı bulunur; dikdörtgen planlı, kargir bu yapının bodrum katı özgün haliyle fırın olarak kullanılmış, doğu cephesinde ise ahşap, kare planlı, konik külahlı küçük bir saat kulesi yer almaktadır. Kültür varlığı olarak tescilli bu yapı bugün askerî alan içinde kalır.

Kulüpler ve Kolej Çevresindeki Tartışma

Kolejin tarihi, öğrenci kulüpleri üzerinden yürüyen bir siyasi tartışmayla da iç içedir. Yirminci yüzyılın başında Rum öğrenciler, misyonerlerin desteğiyle 1904'te Pontus Kulübü'nü ve aynı yıl Yunan-Rum İdman Kulübü'nü, 1907'de de Rum İrfan Kulübü'nü kurdular. Türk arşiv belgelerine dayanan araştırmalara göre Pontus Kulübü, öğrencilerle Maarif Kulübü üyelerini birleştirmek amacıyla Orfeas adlı bir müzik kulübünü de kapsayan bir dernek olarak ortaya çıkmış, 1908'den sonra Samsun'dan Batum'a ve İnebolu'ya kadar uzanan şubelerle genişlemişti. Aynı belgeler, Pontus Kulübü başkanının 1908'de Samsun'daki bir cemiyete gönderdiği mektubun sonunda "yaşa Yunan, yaşa kurtuluş" ifadelerinin yer aldığını, kulüplerin Amasya, Çorum, Samsun, Trabzon ve öteki sancakları kapsayan bir Pontus Cumhuriyeti hayali taşıdığını ileri sürer. Kulüplere kolej tarafından bağış yoluyla bir arsa da verilmişti ve 1909'da bu arsada kulüplere yeni bir merkez yapmak için yardım toplanmaya başlanmıştı.

Kolej yöneticileri ise farklı bir yorum getirir. White'ın Boston'daki merkeze yazdığı raporlara göre kulüpler farklı milletlerden öğrencilerin kendi ana dillerini öğrenmeleri için kurulmuş edebî topluluklardı; "Pontus" adı yörenin antik çağdaki adından gelmekteydi ve aramada ele geçen, üzerinde Pontus yazan harita, Şikago'da bir süre önce antik Roma eyaletlerini göstermek için basılmış sıradan bir haritaydı. White ayrıca Rumların Yunan krallığına sempati duyduğunu ama isyana kalkışacaklarına inanmadığını yazmıştır. İki tarafın da kendi belgelerine ve tanıklığına dayandığı bu tartışmada, kulüplerin gerçek niteliği konusunda ortak bir kanaat bugün de yoktur. Türk arşiv belgelerine dayanan çalışmalar kulüplerin Pontus Cemiyeti'nin çekirdeğini oluşturduğunu savunur; Amerikalı görevlilerin raporları ise bunu reddeder.

Savaş Yılları ve 1915

Birinci Dünya Savaşı kolejin hayatını kökten değiştirdi. 1915'te Merzifon'daki Ermeni cemaati sevk edildi ve kolej çalışanlarının bir bölümü de bu sürecin içinde kaldı. Amerikalı görevlilerin tanıklıkları bu olayların Batı'daki başlıca kaynaklarıdır: White, Amerika'ya döndükten sonra 1917'de basına yansıyan anlatılarda bu olayları aktardı, müzik öğretmeni Bertha Morley'in 1915 günlüğü de aynı dönemin başka bir kaynağıdır. Türk araştırmacılar ise White'ın konuşmalarını Amerikan kamuoyunda Türk karşıtlığını besleyen bir propaganda malzemesi olarak değerlendirir. Merzifon'da yaşananlar bu yüzden bugün de iki ayrı tarihyazımının farklı adlandırmalarıyla anılmaktadır. Bu dönemde kolej, yetim kalan çocukları barındıran bir kurum olarak da çalıştı; Amerikan kaynakları yetimhanede bir ara iki bin çocuktan söz eder.

Doğu Cephesi'nde Rus ilerleyişi üzerine bölge harp sahası ilan edildi ve 5 Mayıs 1916'da bazı vilayetlere gönderilen bir yazıyla okul ve hastane gibi kurumların askerî amaçla kullanılması istendi. 10 Mayıs 1916'da kolej ve hastane binalarına askerî iskân ve hastane olarak yararlanılmak üzere el konulduğu tebliğ edildi; Amerikan uyruklu görevliler eşyalarının bir kısmını yanlarına aldı, bir kısmını da kolej müzesinde Osmanlı hükümetinin korumasına bıraktı ve 16 Mayıs'ta İstanbul'a gönderildi. Başkan White Amerika'ya gitti ve yaklaşık üç yıl Minnesota'da Yakın Doğu Yardım Heyeti'nin müdürü olarak çalıştı. Mondros Mütarekesi'nin ardından kolejde kalan Getchell çifti ve birkaç Amerikalı kadın misyoner binaları yeniden işletmeye çalıştı.

1919-1921: Kısa Bir Özet

14 Mart 1919'da Yakın Doğu Yardım Heyeti'nin Merzifon'a atanan üyeleri kolej binalarına yerleşti; 30 Mart 1919'da Samsun'dan gelen İngiliz müfrezesi şehre girdi ve 28 Eylül 1919'a kadar kaldı. Bu arada okul, 6 Eylül 1919'da 1916'da askere çağrılan öğrencilerden birinin diploma töreniyle yeniden eğitime başladı; çoğunluğu Rum olan, altısı okul öncesi olmak üzere 166 öğrenci kaydedildi. Mustafa Kemal Paşa 1919 yazında Harbiye Nezareti'ne gönderdiği raporlarda kolejde toplanan İngiliz subayları ile Amerikalı görevlilerin Rumlarla yakın temasından kaygı duyduğunu bildirdi. Ankara hükümetinin Merkez Ordusu'na verdiği izinle 16 Şubat 1921'de koleje ve hastaneye arama yapıldı; silah ve cephane bulunmadı ama Pontus Kulübü'ne ait belgeler ele geçirildi. Kolej kapatıldı, binaları koruması için üç Amerikalı kaldı, geri kalan yirmi dokuz kişi 22 Mart 1921'de Merzifon'dan ayrıldı. Kulüp yöneticileri Amasya'da yargılandı; Alan'ın aktardığına göre 12 Eylül 1921'de İstiklal Mahkemesi kulüp başkanı ile beş üyesi hakkında ölüm kararı verdi. Amerikan kaynaklarında ise kolejin eski öğretmenlerinden üçünün de yargılananlar arasında olduğu yazılır. Olayların ayrıntısı ve sonraki gelişmeler başka bir yazıda ele alınmıştır.

Selanik'te Süreklilik

Merzifon'daki kapanışın ardından Anatolia College'ın ismi ve kurumsal kimliği Yunanistan'da yaşadı. 1923 nüfus mübadelesinin ardından Eleftherios Venizelos'un desteğiyle okul 1924'te Selanik'te Harilaou'daki kiralık binalarda, çoğu mülteci on üç öğrenciyle yeniden açıldı. Öğrenci sayısı kısa sürede 157'ye çıktı ve 1927'de Selanik'teki Misyon Kız Okulu da kolejle birleşti. 1934'te okul, Hortiatis Dağı'nın alçak yamaçlarında Pylaia köyü yakınında yeni inşa edilen yerleşkeye taşındı; ana derslik binası Macedonia Hall oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında yerleşke askerî hastane olarak, ardından Alman kuvvetlerinin karargâhı olarak kullanıldı; 1944-1945'te İngiliz ordusu burada kaldı. 1981'de yükseköğretim yeniden başlatıldı ve bugünkü American College of Thessaloniki (ACT) bu girişimden doğdu. Anatolia College bugün Selanik'in Pylaia semtinde, ilkokuldan üniversiteye uzanan bölümleri olan özel ve kâr amacı gütmeyen bir kurumdur ve kuruluşunu Merzifon'daki 1886'ya bağlar.

Merzifon'daki kolejin tarihini Amerikan literatüründe en kapsamlı biçimde kaydedenler arasında George E. White'ın hatıratı Adventuring With Anatolia College (1940) ile kolejin dokuzuncu başkanı William McGrew'un Educating across Cultures (2015) adlı çalışması yer alır. White'ın hatıratı, Cem Tarık Yüksel'in çevirisiyle 1995'te Türkçede Bir Amerikan Misyonerinin Merzifon Amerikan Koleji Hatıraları adıyla yayımlanmıştır.

Binaların Cumhuriyet Dönemindeki Hayatı

Kolejin Merzifon'daki binaları Cumhuriyet döneminde peş peşe farklı işlevler üstlendi. Kız okulu 1919'dan sonra ilkokul düzeyinde, kız öğrencilere eğitim vermek üzere yeniden açıldı, 1923-1924'te tekrar kapandı. 1924'te Amerikan Kız Hayat Okulu adıyla açılan okul 1936-1937'de lise dengi eğitim vermeye başladı, 1938'de mali nedenlerle kapandı. 1941 ile 1962 arasında yapılar Merzifon IV Gedikli Erbaş Hazırlama Okulu'na ev sahipliği yaptı. Yirmi bir yıl süren bu askerî eğitim döneminin ardından yapılar belediyeye devredildi, bir ara tütün deposu olarak da kullanıldı. Böylece sivil eğitim için yapılmış mekânlar önce askerî eğitimin, ardından depolamanın hizmetine girdi.

Kızlar Mektebi uzun yıllar atıl kaldı ve restorasyona alınarak müze, çocuk ve yetişkin kütüphanesi, turizm tanıtım ofisi gibi işlevlerle kamu hizmetine açılması planlandı. Proje bütçesinin bir bölümünü Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, kalanını Kültür ve Turizm Bakanlığı karşıladı; binanın Kara Mustafa Paşa Müzesi olarak düzenlenmesi de bu planın parçasıydı. Hastane ve kütüphane yapıları ise eğitim işlevini başka bir biçimde sürdürmektedir.

Kronoloji

1851-1852: ABCFM Merzifon'da misyoner istasyonu kurdu.

1864-1865: Ruhban Okulu Bebek'ten Merzifon'a taşındı ve eğitime başladı; kız okulu da aynı sıralarda Merzifon'da açıldı.

1871: İlahiyat okulunun çan kulesi yapıldı.

1883: Charles C. Tracy başkanlığında Harbinger Yüksek Okulu dört öğrenciyle açıldı.

8 Eylül 1886: Anadolu Koleji öğretime başladı.

1889: Misyonerlerin Merzifon'daki sağlık çalışmaları ağırlık kazandı.

1890: George E. White Merzifon'a geldi.

1893: Kasabadaki olaylar sırasında kolej binaları zarar gördü; aynı yıl kız okulu ayrı bir birim olarak teşkilatlandı.

14 Mart 1894: Kuruluş sözleşmesi Massachusetts eyaletince onaylandı.

14 Nisan 1899: Osmanlı hükümeti okulu bir fermanla Amerikan okulu olarak tanıdı.

1904-1907: Pontus Kulübü, Yunan-Rum İdman Kulübü ve Rum İrfan Kulübü kuruldu.

1912-1915: North College, Alumni Library-Museum, Kennedy Home ve başkanlık evi yapıldı.

1913: Tracy emekli oldu, George E. White başkan oldu; öğrenci sayısı 425'e ulaştı.

10-16 Mayıs 1916: Kolej ve hastane binalarına askerî amaçla el konuldu, Amerikalı görevliler İstanbul'a gönderildi.

30 Mart-28 Eylül 1919: İngiliz müfrezesi Merzifon'da bulundu; okul 6 Eylül 1919'da yeniden öğretime başladı.

16 Şubat 1921: Kolej ve hastane arandı; 22 Mart 1921'de Amerikalı görevlilerin çoğu şehirden ayrıldı.

12 Eylül 1921: Amasya'da yargılanan kulüp yöneticileri hakkında karar verildi.

1924: Anatolia College Selanik'te yeniden açıldı.

1941-1962: Binalarda Merzifon IV Gedikli Erbaş Hazırlama Okulu çalıştı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • George E. White, Adventuring With Anatolia College, Grinnell, Iowa, 1940; Türkçesi: Bir Amerikan Misyonerinin Merzifon Amerikan Koleji Hatıraları, çev. Cem Tarık Yüksel, İstanbul, Enderun Kitabevi, 1995.

Akademik çalışmalar

  • Gülbadi Alan, "Protestan Amerikan Misyonerleri, Anadolu'daki Rumlar ve Pontus Meselesi", Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 10, 2001.
  • Cemal Güven, "Amerika'daki Ermeni Propagandasına Bir Örnek: Merzifon Amerikan Koleji Başkanı George E. White (1916-1919)", Türkiyat Araştırmaları Dergisi.
  • "Merzifon", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/merzifon).

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

  • Neslihan Erdoğan, Arife Deniz Oktaç Beycan, "Anadolu'da Yabancı Okullar Meselesine Mimari Bir Bakış: Merzifon Amerikan Koleji", sayı 21, 2024, s. 82-105.
  • "Merzifon Amerikan Koleji", Vikipedi ve Kültür Envanteri (kulturenvanteri.com); "Anatolia College in Merzifon" ve "Anatolia College", Wikipedia. tr.wikipedia.org

Çevrimiçi kaynaklar