Özgün Metin
Çıkmadı sâhib-i da‘vâ ne ‘aceb
Açmadı bayrak-ı bâlâ ne ‘aceb
Çıkdı çün fırka-i Deccâl velî
Çıkmadı Mehdî Mesîhâ ne ‘aceb
Atdı âteşlere Nemrûd bizi
Gelmedi bir Halîl-âsâ ne ‘aceb
İrdi Fir‘avn bizim dâdımıza
İrmedi bir Yed-i beyzâ ne ‘aceb
Dîvler aldı bütün etrâfımızı
Kılmadı bir isr-i esmâ ne ‘aceb
Olmadı millet-i İslâma kömek
İrmedi bir meded âyâ ne ‘aceb
Olmadı dîn-i mübîn nakdi revâc
Kalmadı revnak-ı garrâ ne ‘aceb
Bulmadık bir zafer âyâ ne içün
İrmedi nusret-i Mevlâ ne ‘aceb
Ey Nigârî kadir-i mîrim içün
Tevbe kıl söyleme hâşâ ne ‘aceb
Günümüz Türkçesiyle
1. Davanın sahibi ortaya çıkmadı, ne tuhaf; yüce bayrağını açmadı, ne tuhaf.
2. Deccal'in fırkası çıktığı hâlde Mehdi de Mesih de çıkmadı, ne tuhaf.
3. Nemrud bizi ateşlere attı; İbrahim (Halîl) gibi biri gelmedi, ne tuhaf.
4. Firavun bizim davamıza el koydu (bizi yargılamaya kalktı); Musa'nın parlayan eli (Yed-i beyzâ) gibi bir mucize yetişmedi, ne tuhaf. (Mısraın ilk yarısı iki türlü anlaşılabilir; yoruma bakınız.)
5. Devler bütün çevremizi sardı; (onları bağlayacak) bir ism-i a'zam okunmadı, ne tuhaf. ("İsr-i esmâ" sözü metinde böyledir; okuma tahminîdir.)
6. İslam milletine yardım olmadı; ey dost, bir medet yetişmedi, ne tuhaf.
7. Apaçık dinin parası geçmez oldu; o parlak revnak kalmadı, ne tuhaf.
8. Neden bir zafer bulamadık; Allah'ın yardımı yetişmedi, ne tuhaf.
9. Ey Nigârî, efendinin (Rabbinin) kadri hürmetine tövbe et; "hâşâ, ne tuhaf" deme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dokuz beyitlik bir gazeldir. Redif "ne ‘aceb" (ne tuhaf), kafiye "da‘vâ, bâlâ, Mesîhâ, Halîl-âsâ, beyzâ, esmâ, âyâ, garrâ, Mevlâ, hâşâ" kelimelerindeki "-â" sesidir. Matla beytinin iki mısraı aynı kafiye ve redifle biter; mahlas son beyitte "Ey Nigârî" diye geçer. Hüsameddin vezni göstermez.
Metin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde verdiği biçimiyle alınmıştır. Beşinci beyitteki "isr-i esmâ" sözü bu biçimiyle anlamlı bir terkip vermez; bağlam, devleri bağladığına inanılan ism-i a‘zama, yani Allah'ın en büyük adına bir telmih olabileceğini düşündürür. Bu okuma bizimdir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, her beyitte tekrarlanan "ne ‘aceb" redifiyle bir hayret ve sitem dili kurar. Beklenen kurtarıcı gelmemiş, zulüm her yanı sarmış, İslam milleti yardımsız kalmıştır. Şair bu durumu peygamber kıssalarına yapılan telmihlerle anlatır: Nemrud'un İbrahim'i ateşe atması ve ateşin ona gül bahçesine dönmesi, Firavun'un zulmüne karşı Musa'ya verilen "Yed-i beyzâ" (elinin bembeyaz parlaması) mucizesi, Süleyman'ın devleri hükmü altına alması. Her kıssada zalim vardır ama kurtarıcı gelmemiştir. İkinci beyitte Deccal ile Mehdi ve Mesih karşı karşıya konur; kıyamete yakın zamanlarda Deccal'in çıkacağı, Mehdi ve Hz. İsa'nın ona karşı geleceği inancına yapılmış bir telmihtir.
Dördüncü beyitteki "dâd" kelimesi hem adalet hem feryat, yardım çağrısı demektir. "İrdi Fir‘avn bizim dâdımıza" sözü, "Firavun feryadımıza yetişti" diye de okunabilir; bu durumda söyleyiş acı bir alaydır: imdada yetişen kurtarıcı değil zalimdir. Yedinci beyitte din bir paraya benzetilir: "nakd" para, "revâc" geçerlik demektir; dinin parası artık geçmemektedir. Son beyit gazelin bütün sitemini tersine çevirir. Şair kendine seslenir ve Rabbine karşı "ne ‘aceb" demekten tövbe etmesini ister. Bu kapanış, önceki sekiz beytin sorgulayıcı dilini dinî bir edep çizgisine geri çeker.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin bu gazelin, Nigârî Merzifon'dan kaldırılıp Samsun'a gönderilirken arabanın içinde yazıldığını ve divanının başına bastırıldığını kaydeder. Hüsameddin'in kronolojisinde bu gönderiliş 1301 Cemaziyelahirinde (1884 baharı) olmuştur; TDV İslâm Ansiklopedisi ise Nigârî'nin 28 Şubat 1885'te Merzifon'dan ayrıldığını yazar. Hüsameddin, beyitleri şeyhin içinden geçen ümitlerin ve hareketlerin "âdeta bir tercümanı" sayar ve onları, şeyhin hâl ve sözlerinin müritleri birlikte harekete geçmeye yönelttiği yolundaki kanaatini desteklemek için aktarır; bu yorum Hüsameddin'e aittir. Şairin edebî kişiliği için Nigârî: Şair ve Eserleri yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 290-291 (e-kitap s. 91-92; "Hamza Nigârî Efendi-eş-Şeyh el-Hâc Mîr" maddesi). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page91.html
- A. Azmi Bilgin, "Nigârî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 33, İstanbul 2007, s. 85-87. https://islamansiklopedisi.org.tr/nigari
Çevrimiçi kaynaklar






