Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Ey gönül miftâh-ı mihr-ile olur esrâr feth
Bâb-ı muglâkãtı eyler kâse-i ser-şâr feth
Derd-i hicrân emr-i müşkildir meger lutf eyleyüp
Perde-i dîdârı bir gün eyleye dildâr feth
Eyleriz ferdâ kıyâmet perde-i dîdârını
İtmese dildâr şîrîn kılmasa dîdâr feth
Menzil-i dildâre irmek hayli müşkildir belî
Kılmasa der bend-i râhı râhı Mecnûn-vâr feth
Hergiz ey Mîr Nigârî rü’yet-i dildârı ben
Anlamazdım kılmasaydı âyet-i dîdâr feth
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, sırlar sevgi (mihr, aynı zamanda güneş) anahtarıyla açılır; kapalı, çözülmesi güç şeylerin kapısını ağzına kadar dolu kâse açar.
2. Ayrılık derdi güç bir iştir; belki sevgili lütfedip bir gün yüzünün perdesini açar.
3. Sevgili tatlılık etmez, yüzünü açmazsa, yarın onun yüz perdesi için kıyamet koparırız. (Bu beyit için verilen anlam bir tahmindir.)
4. Evet, sevgilinin konağına ulaşmak pek güçtür; (âşık) Mecnun gibi yolun bendini, kapanmış yolu açmazsa (oraya varamaz). (Neşir beyti açıklamaz; anlam yaklaşıktır.)
5. Ey Mîr Nigârî, didar ayeti (bana) açmasaydı, sevgiliyi görmenin ne olduğunu ben hiçbir zaman anlamazdım.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazelin matlaı Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ndeki Nigârî maddesinde tek başına aktarılmış ve sitemizde Beyit 7 olarak ayrı sayfada yayımlanmıştı. O sayfada iki mısraın da "feth" kelimesiyle bitmesinden yola çıkılarak beytin "feth" redifli bir gazelin matlaı olduğu tahmin edilmişti; Bilgin neşri bu tahmini doğrular. Gazel beş beyittir ve beyitteki "mihr" kelimesinin sevgi ile güneş arasındaki iki anlamı orada ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İki metin arasında yazım farkı da azdır: Hüsameddin "mihr ile", Bilgin "mihr-ile" yazar.
Bütün gazelde açılması beklenen tek şey vardır: sevgilinin yüzündeki perde. Matlada sırların kapısını sevgi ve dolu kâse açar; ikinci beyitten sonra açılacak olan artık bir kapı değil, "perde-i dîdâr"dır. Ayrılık güç bir derttir ve âşık sevgilinin bir gün lütfedip yüzünü açmasını umar. Üçüncü beyitte umut bir tehdide döner: sevgili yüzünü açmazsa yarın kıyamet koparılacaktır. "Ferdâ" ile "kıyâmet" kelimelerinin yan yana gelmesi, divan şiirinde sık kullanılan "ferdâ-yı kıyâmet", kıyamet günü sözünü de hatırlatır; perdenin asıl kalkacağı gün o gündür.
Dördüncü beyitte sevgilinin konağına giden yol kapalıdır ve bu yolu açabilen Mecnun'dur. Son beyitte açma işi bir ayete verilir: "âyet-i dîdâr", yüzün ayeti açmasaydı şair sevgiliyi görmenin ne olduğunu anlamazdı. "Âyet" kelimesi hem Kur'an ayeti hem işaret, alamet demektir; "feth" ile yan yana geldiğinde Kur'an'ın "Biz sana apaçık bir fetih verdik" diye başlayan Fetih suresini de akla getirir. Divanın bu bölümünü açan "Sâkî kim elde ayağ oynadı atdı ekdâh" gazelinde de "Fettâh" ve "miftâh" kafiyedeydi; aynı kökten gelen kelimeler bölümün başında ve sonunda iki gazeli birbirine bağlar.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 118, s. 79-80. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 295 (e-kitap s. 93-94). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page93.html
Çevrimiçi kaynaklar






