Özgün Metin
Vezin: Müfte‘ilün Fâ‘ilün Müfte‘ilün Fâ‘ilün
Sâkî-i gül-renge bak elde gezer câm-ı sürh
‘Ârız-ı gül la‘li mül bâde-i hoş-nâm-ı sürh
Âteş urup cânıma sîneme daglar çeken
‘Aks-i ruhı lâle-veş eylemiş ihrâm sürh
Bağrımı hûn eylemiş eşkimi gül-gûn dahı
Hasret-i la‘l-i leb ü çehre-i gül-fâm sürh
Bayram-ı udhiyye mi ‘âşık-ı serbâzını
Katl kılupdur meger hançer ü samsâm sürh
Mest çıkup her yana cilveli cevlân ider
Al binüp al ruh câme-i bayram sürh
Bâde-i gül-fâmdır mâh-ı gül-endâmdır
Yâr bana tâli‘im eylemiş ikrâm sürh
Mîr Nigârî kalem aldım ele subh-dem
Âh gözüm dökdi nem eyledi bî-fâm sürh
Günümüz Türkçesiyle
1. Gül renkli sâkîye bak, elinde kırmızı kadeh dolaşır; yanağı gül, dudağı şarap, adı güzel şarap kırmızıdır.
2. Canımı ateşe verip göğsüme yaralar açan (sevgilinin) yanağının yansıması, (benim) ihramımı lale gibi kırmızı etmiş. (İkinci mısraın anlamı kesin değildir.)
3. La'l dudağın ve gül renkli yüzün hasreti bağrımı kana, gözyaşımı da gül rengine, kırmızıya boyamış.
4. Kurban bayramı mı ki hançeri ve kılıcı, başını ortaya koyan âşığını öldürüp kırmızı olmuş?
5. Sarhoş çıkıp her yana cilveyle at koşturur; al ata binmiş, yanağı al, bayram giysisi kırmızı.
6. Gül renkli şarap, gül bedenli ay (güzel) bana talihimin ikramıdır, kırmızıdır. (İkinci mısra için verilen anlam bir tahmindir.)
7. Mîr Nigârî, sabah vakti elime kalem aldım; ah, gözüm nem döktü, renksiz (yazıyı) kırmızı etti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazelin her beyti Farsça "sürh", kırmızı kelimesiyle biter ve şair aynı rengi her seferinde başka bir şeye sürer: sâkînin elindeki kadeh, yanağı ve şarabı, âşığın ihramı, kanlı bağrı ve gözyaşı, sevgilinin hançeri, bayram giysisi, sonunda da şairin yazdığı satırlar. Beşinci beyitte Farsça "sürh" ile Türkçe "al" yan yana gelir: sevgili al ata binmiştir, yanağı al, bayram giysisi kırmızıdır. "Al" hem kırmızı rengin hem de bu renkteki atın adıdır.
Dördüncü beyit gazelin en sert imgesidir. "Bayram-ı udhiyye", Kurban bayramıdır; şair, sevgilinin hançeriyle kılıcının kana boyanmasını bu bayramda kesilen kurbanlara bağlar. Başını ortaya koyan âşık, sevgilinin bayramında kesilen kurbandır. İkinci beyitteki "ihrâm" da aynı çevreden gelir: hacıların giydiği ak ve dikişsiz örtü, sevgilinin yanağının yansımasıyla lale gibi kızarmıştır. Hac ve kurban, ikisi de Kurban bayramının ibadetleridir.
Kırmızı, son beyitte yazıya geçer. Şair sabah vakti eline kalem almış, ama gözünden akan nem renksiz olanı kırmızıya boyamıştır. Kanlı gözyaşı divan şiirinde âşığın derdinin en bilinen işaretidir; burada bu gözyaşı yazının üstüne düşer ve şiiri kana bular. Gazelin başında elden ele dolaşan kırmızı kadeh, sonunda şairin kalemiyle kâğıda ulaşmıştır.
Gazelin bölümünü, Arap yazısında "hı" (خ) ile biten "sürh" kelimesi belirler. Divanda bundan önceki "şûh" redifli gazelde de âşıkların bayramı ve al giyinmiş sevgili vardı; iki gazel bayram sabahının kırmızısını paylaşır.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 123, s. 82. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






