Özgün Metin

Vezin: Müfte‘ilün Fâ‘ilün Müfte‘ilün Fâ‘ilün

Çehre-i cânânı gör keyfiyet-i âna bah
Eyledigi cilve[y]e itdügi cevlâna bah
Mey-kede-i mihre var bâde-i gülgûn ‘ızâr
Gör ki ne hâlet virür şûriş-i rindâna bah
‘Âlem-i esrâr imiş cilve-geh-i yâr imiş
Mug-beçe-i mey-furûş sâkî-yi devrâna bah
Külbe-i ahzânıma rahm eyle bir sâye sal
Seyr eyle sûzânıma âteş-i hicrâna bah
Dâg-ı derûnum benim şi‘r-i şerer-bâriden
Zâhir olur tab‘ımın yazduğı dîvâna bah
Ey dil-i mücrim elem çekme kerem-kâra var
Mevce-i gufrânı gör lücce-i ihsâna bah
Mîr Nigârî nazar eyleme bed-kârıma
Âyet-i lâ taknetû müjde-i Kur’âna bah
Gark-ı günâham diyü eylemegil serzeniş
Gör ne ider magfiret rahmet-i Rahmân'a bah

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgilinin yüzünü gör, onun "ân"ının (tarif edilemeyen çekiciliğinin) hâline bak; gösterdiği cilveye, attığı çalıma bak.

2. Sevgi meyhanesine var; yanak gül renkli şaraptır; gör ne hâl veriyor, rintlerin coşkusuna bak.

3. (Burası) sırlar âlemi, sevgilinin cilve gösterdiği yer imiş; şarap satan mug çocuğuna, devrin sâkîsine bak.

4. Hüzünler kulübeme acı, bir gölge sal; yanışımı seyret, ayrılık ateşine bak.

5. İçimdeki yara, kıvılcımlar yağdıran şiirden belli olur; tabiatımın yazdığı divana bak.

6. Ey suçlu gönül, elem çekme, kerem sahibine var; mağfiretin dalgasını gör, ihsanın engin denizine bak.

7. Mîr Nigârî (der): Kötü işlerime bakma; "Ümidinizi kesmeyin" ayetine, Kur'an'ın müjdesine bak.

8. "Günaha batmış" diye sitem etme; mağfiretin ne yaptığını gör, Rahman'ın rahmetine bak.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gazel sevgilinin yüzüyle başlar, Rahman'ın rahmetiyle biter ve bu iki uç arasında yavaş yavaş yön değiştirir. İlk üç beyit bir meyhane sahnesidir: sevgilinin cilvesi, rintlerin coşkusu, şarap satan mug çocuğu. Dördüncü beyitte âşığın "külbe-i ahzân"ı, hüzünler kulübesi görünür; bu söz, Yusuf'u kaybeden Yakub'un yıllarca ağladığı kulübenin adı olarak divan şiirinde bilinir. Altıncı beyitten sonra ise konuşma bir tövbe diline geçer: suçlu gönle kerem sahibine gitmesi, mağfiretin dalgasına ve ihsanın denizine bakması söylenir.

Yedinci beyitteki "lâ taknetû", Zümer suresinin 53. ayetinden alınmıştır: "De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; Allah bütün günahları bağışlar." Şair bu ayeti "müjde-i Kur'ân", Kur'an'ın müjdesi diye anar. Beyitte kime seslenildiği açık değildir; mahlas ile "bed-kârım", kötü işlerim sözü yan yana geldiği için beyit, şairin Allah'a "kötü işlerime bakma, ayetine bak" diye yalvarışı olarak okunabilir. Mahlasın son beyit yerine yedinci beyitte durması da alışılmış düzenin dışındadır; sekizinci beyit bu yalvarışı bir ek gibi sürdürür.

Beşinci beyit Nigârî'nin kendi divanından söz ettiği yerlerden biridir. İçindeki yara, kıvılcımlar yağdıran şiirinden anlaşılır; okura da tabiatının yazdığı divana bakması söylenir. Redif yine "bah"tır, yani "bak" fiilinin Azerbaycan Türkçesindeki söylenişi; son harfi "hı" (خ) olduğundan gazel bu bölüme girer. Uyak dizisi "ân" kelimesiyle başlar, "Kur'ân" ve "Rahmân" ile biter; meyhaneden rahmete giden yol kafiyede de izlenebilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar