Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Mukayyed olmazam nâsıh sözünle ihtiyârım yoh
Karâr elden gidüp elde ki zülf-i zer-nigârım yoh
Degül bîhûde efgãnım ki artmış derd-i hicrânım
Harâb olmuş gülistânım yanımda gül-‘ızârım yoh
Ne gam gamdan eger gam-hârem olsaydı velî müşkil
Budur kim var bî-had gam velâkin gam-güsârım yoh
Yerimdir kûh u sahrâ söylemek dîvânedir zîrâ
Müdârâdır garaz günler geçirdim bir medârım yoh
Nigârî firkat içre dil çeker hasret yanar cânım
Ciger kanlar döker ağlar gözüm bir gayrı kârım yoh
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey öğüt veren, senin sözünle bağlanmam, elimde irade yok; kararım elimden gitti, çünkü elimde o altın işlemeli zülfüm yok.
2. Feryadım boşuna değil, ayrılık derdim artmış; gül bahçem harap olmuş, yanımda gül yanaklım yok.
3. Bir gam ortağım olsaydı gamdan ne gam; ama güçlük şudur: sınırsız gam var, ama beni avutacak kimsem yok.
4. Yerim dağ ve çöldür, çünkü (bu hâlde) konuşmak delilik olur; amacım idare etmektir, günleri geçirdim, bir dayanağım yok. (Bu beyit için verilen anlam bir tahmindir.)
5. Nigârî, ayrılık içinde gönül hasret çeker, canım yanar; ciğer kanlar döker, gözüm ağlar; başka bir işim yok.
Edebî ve Tarihî Yorum
Üçüncü beyit iki benzer kelime arasındaki ince farka dayanır. "Gam-hâr" gam yiyen, gamı paylaşan kişidir; "gam-güsâr" ise gamı dağıtan, avutan kişi. Âşık, gamın kendisinden şikâyet etmez: bir gam ortağı olsaydı gamdan ne çıkardı? Asıl güçlük gamın sınırsız olması, onu hafifletecek kimsenin bulunmamasıdır. Divan şiirinde "gam-güsâr" çoğu kez şaraba ya da sâkîye verilen bir sıfattır; beyitte bu ad bir insanın yokluğunu anlatır.
İlk beyitte öğüt verene, "nâsıh"a cevap verilir. Âşık onun sözleriyle bağlanamaz, çünkü kendi iradesi elinde değildir. İkinci mısradaki "zülf-i zer-nigâr", altın işlemeli zülf, aynı zamanda şairin mahlasındaki "nigâr" kelimesini taşır. Nigâr Farsçada nakış, resim ve mecazen sevgili demektir; mahlas da bu kelimeden türemiştir. Zülfü elinden kaçırmak, kararı elden kaçırmakla birlikte söylenir: "karâr elden gidüp", karar elden gitti.
Gazel beş beyitlik kısa bir şikâyettir ve divanın hı bölümünde yer alan "yoh" redifli ikinci gazeldir. Öncekinden farklı olarak "mefâ‘îlün" kalıbıyla, dört eşit adımlı uzun mısralarla yazılmıştır ve kafiye "-ârım" sesindedir: ihtiyârım, zer-nigârım, gül-‘ızârım, gam-güsârım, medârım, kârım. Her mısra sonunda iyelik eki tekrarlanır ve şikâyet hep birinci tekil kişide kalır. Dördüncü beyit için neşirde bir açıklama yoktur ve aktarım tahmine dayanır; konuşmanın delilik sayıldığı bir yerde âşığın dağa ve çöle çekilmesi Mecnun'u hatırlatır.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 128, s. 84-85. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






