Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün
Koyma teşne dili kılmaya dâd ey sâkî
Ki mey-i kâm seng-i dâd u sitâd ey sâkî
Ne revâdır ben dil-teşne[y]i nâ-kâm idesin
Yandırup virmeyesin mey-i murâd ey sâkî
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey sâkî, susamış gönlü feryat etmeye bırakma; çünkü murat şarabı, alışverişin (verip almanın) tartı taşıdır, ey sâkî. (İkinci mısra için verilen anlam bir tahmindir.)
2. Ey sâkî, gönlü susuz kalmış beni muradına ermemiş bırakman, yakıp da murat şarabını vermemen doğru mudur?
Edebî ve Tarihî Yorum
Aynı kelime iki mısrada iki ayrı dilden gelir. İlk mısradaki "dâd", Farsçada adalet ve adalet isteyen feryat demektir; "dâd kılmak", imdat diye bağırmaktır. İkinci mısradaki "dâd u sitâd" ise Farsça "dâden", vermek ve "sitâden", almak fiillerinden yapılmış bir ikilemedir ve alışveriş, verip alma anlamına gelir. Kafiyede bir kez feryat, bir kez de verme olarak duran bu kelimeler, sesleri aynı anlamları ayrı olan cinas örneğidir. "Seng" kelimesi ise eski terazilerde kullanılan tartı taşıdır; murat şarabı, verip almanın ölçüsü olarak düşünülmüştür. Neşir mısraı açıklamadığından bu okuma bir denemedir.
İkinci beyit bir sitemdir. Gönlü susuz kalmış âşık, sâkînin onu yakıp da murat şarabını vermemesini haksızlık sayar. "Nâ-kâm", muradına ermemiş, ile "mey-i murâd", murat şarabı, aynı dileğin iki yüzüdür: biri eksiklik, öteki o eksikliği giderecek olan.
Hı gazellerinin arkasındaki iki sâkî rubaisinden bu ikincisi de, ilki gibi, "dâd" ve "murâd" kelimelerini kafiyeye alır. Aynı kelimelerle birbirine bağlanan bu iki dörtlükten sonra dal harfinin bölümü başlar.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 131, s. 86. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






