Özgün Metin
Dil-i dîvânemiz sahrânı gezer
Leylâsını arar ister bir haber
Bâde-i adının mestâneleri
Şâm u seher şirîn nigârâ dir
Gidüp gelen yokdur imdi ey sabâ
Kûy-ı nigârımdan var mı bir haber
Lezzet-i ‘aşkdan bî-nasîbsin
Ey zâhid-i beter ey kemter ez har
Söyledigim dîvân ‘aşk-ı âyetdir
Mushaf-ı sevdâdır olmaz mı ezber
Çokdur eger ammâ yokdur bir cünûn
Dil-i dîvâneme olsun berâber
Gönlüme titretme cânıma lerze
Düşdi hâtırıma geldi bir dilber
Veh nice dilber kim teslîm eylemiş
Kaşına cân mihrâb kaddine minber
Seyyid Nigârîden kesme iltifât
Ey Deryâ-yı kerem ey Hayre'l-beşer
Günümüz Türkçesiyle
1. Divane gönlümüz çölleri gezer; Leylâ'sını arar, bir haber ister.
2. Adının şarabıyla sarhoş olanlar sabah akşam "Ey tatlı sevgili" der.
3. Ey seher yeli, şimdi gidip gelen yok; sevgilimin mahallesinden bir haber var mı?
4. Ey kötü zahit, ey eşekten aşağı, aşkın lezzetinden payın yoktur.
5. Söylediğim divan bir aşk ayetidir, sevda Mushaf'ıdır; ezberlenmez mi?
6. Delilik çoktur, ama divane gönlüme denk olacak bir delilik yoktur.
7. Gönlüme bir titreme, canıma bir sarsıntı düştü; aklıma bir dilber geldi.
8. Ah, nice dilber ki can onun kaşına mihrabı, boyuna minberi teslim etmiştir.
9. Ey kerem denizi, ey insanların en hayırlısı, Seyyid Nigârî'den iltifatını kesme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kendi divanı, beşinci beyitte şairin sözünün konusudur: "Söylediğim divan" bir aşk ayetidir, sevda Mushaf'ıdır; o hâlde ezberlenmesi gerekmez mi? Divan şiirinde sevgilinin yüzü sık sık Mushaf'a benzetilir; Nigârî burada aynı benzetmeyi kendi şiirlerine uygular. Bu, bir şairin eserine verdiği değeri gösteren cesur bir sözdür, ama tek başına değildir. Gazelin geri kalanı da kutsal mekânların ve kitapların diliyle konuşur: sekizinci beyitte sevgilinin kaşı mihrap, boyu minberdir ve can bu ikisini ona teslim etmiştir. Mihrabın kemeri kaşa, minberin yüksekliği selvi boya benzer.
Gazelin açılışı Mecnun'un çölüdür. Divane gönül çölleri gezer, Leylâ'sını arar, bir haber bekler. Üçüncü beyitte haber yine beklenir, ama bu kez gidip gelen kimse yoktur ve şair seher yeline sorar: sevgilinin mahallesinden bir haber var mı? Divan şiirinde sabâ rüzgârı, âşık ile sevgili arasında haber taşıyan elçidir. Dördüncü beyitte zahide yöneltilen söz gazelin en sert sözüdür: "kemter ez har", eşekten aşağı. Nigârî'nin vaize ve zahide karşı kullandığı bu dil, yakın sayfalardaki pek çok gazelde yeniden karşımıza çıkar.
Bu da vezni kaydedilmemiş, on bir heceli mısralarla kurulmuş bir hece şiiridir ve ikinci beytin "dir" kafiyesi öteki beyitlerin "-er" kafiyesine ancak yaklaşık uyar. Gazel bir naat beytiyle biter. "Deryâ-yı kerem", kerem denizi, ve "Hayre'l-beşer", insanların en hayırlısı, sıfatları Hz. Peygamber'e aittir; şair ondan iltifatını kesmemesini ister. Kendini burada da "Seyyid" unvanıyla anan Nigârî için bu istek bir soy bağının da dilidir.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 185, s. 117-118. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






