Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Âh idersin degmiş ok ey dil nevâdandır sana
Böyle bî-ârâmlıg elbet yaradandandır sana
Dâğ-ı dildendir meger feryâd-ı zârın yohsa kim
Şerha şerha sîneden yağar yaradandır sana
Kûy-ı gülzâr-ı nigârımdan güzâr itdin meger
Bülbül-âsâ bu nevâ-hânlık oradandır sana
Terk-i ‘âlem eyledin zülfün temennâsında bu
Sûd-ı sevdâ lev haşe'llâh ol karadandır sana
Sâye-i dildârıla hem-sâye düşdün kim bu kâm
Hâsıl olmazdı meger terk-i verâdandır sana
Geçdik ey Seyyid Nigârî sohbet-i agyârdan
Yâr halvet-hâne-i dilde Yaradandır sana

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey gönül, ah ediyorsun; sana bir nağmeden ok değmiş; bu huzursuzluk elbette sana Yaradan'dandır.

2. Feryadın ve iniltin meğer gönül yarasındandır; yoksa göğsünden dilim dilim yağan (kan) sana yaradandır.

3. Meğer sevgilimin gül bahçesi gibi mahallesinden geçtin; bülbül gibi bu şarkı söyleyişin sana oradandır.

4. Zülfü dileyerek dünyayı terk ettin; bu sevda kazancı, Allah korusun, sana o karadandır.

5. Sevgilinin gölgesiyle komşu düştün; bu murat meğer sana ötede olanı terk etmekten gelmiştir. (Mısradaki "terk-i verâ" kesin anlaşılmamaktadır.)

6. Ey Seyyid Nigârî, ağyarın sohbetinden geçtik; gönlün halvethanesinde sana yâr Yaradan'dır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gazelin bütün oyunu bir kelimenin çevresinde döner: "yaradan". Birinci beyitte "yaradandandır" denir ve kelime Yaradan'ı, yani Tanrı'yı anlatır: gönlün huzursuzluğu Yaradan'dandır. İkinci beyitte "yaradandır" kelimesi "yara-dan", yaradan gelen anlamındadır: göğüsten dilim dilim yağan kan yaradandır. Son beyitte yine Yaradan gelir: gönlün halvethanesinde yâr Yaradan'dır. Aynı ses dizisinin farklı anlamlarla kafiye yerine gelmesine divan şiirinde cinas denir. Nigârî bu cinası gazelin başına, ortasına ve sonuna yerleştirerek yara ile Yaradan'ı birbirine bağlar: yarayı açan da Yaradan'dır, yaranın sonunda varılan da.

Öteki beyitler de aynı "-dandır" kalıbında kelime oyunları taşır. Üçüncü beyitte "oradandır", bülbülün şarkısının sevgilinin mahallesinden geldiğini söyler. Dördüncü beyitteki "karadandır" sevdanın siyah zülüften geldiğini anlatır; "lev haşe'llâh", Allah korusun ünlemi, sözü yarı şakaya çevirir. Sevda kelimesinin kökünde de karalık anlamı vardır; kara zülüf ile kara sevda aynı kaynaktan gelir.

Şair ilk beyitte gönlüne seslenir, son beyitte "geçdik" diyerek konuşmayı çoğula çevirir: ağyarın, yani yabancıların sohbetinden geçilmiştir. "Halvet-hâne", tasavvufta dervişin dünyadan çekilerek ibadet ettiği küçük odadır; Nigârî'nin de Amasya'da Gümüşlü Saraçhane Medresesi'nde bir süre halvette kaldığı bilinir. Gönlün halvethanesinde kalan tek yâr Yaradan'dır. Altı beyitlik gazelin kafiyesi "nevâ, yaradan, ora, kara, verâ" kelimelerinin "-â" sesiyle "-dandır sana" redifine bağlanır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar