Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

Hâtıra geldi yine câm-ı lezîz ey sâkî
Kanı peymâne-i gül-fâm-ı lezîz ey sâkî
Bir ayağ-ıla beni server-i mestân eyle
Dolanam başına ey nâm-ı lezîz ey sâkî

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sâkî, lezzetli kadeh yine aklıma geldi; hani o gül renkli, lezzetli kadeh, ey sâkî?

2. Bir kadehle beni sarhoşların başı yap; ey adı lezzetli olan sâkî, başına döneyim.

Edebî ve Tarihî Yorum

Redifinde "lezîz", lezzetli kelimesi bulunan bu dörtlük, dal harfli gazellerin arkasına konmuş sâkî rubailerinin ilkidir. Kelime Arap harfleriyle zel (ذ) harfiyle biter; divanın bir sonraki bölümü de bu harfe ayrılmıştır. Dörtlük böylece dal bölümünü kapatırken zel bölümünün sesini önden taşır. Hemen ardından gelen dörtlükte aynı kelimenin üstünlük biçimi, "elezz", daha lezzetli kullanılır; iki dörtlük bir sıfatın derecelerini sıralar gibidir.

Lezzet bu dört mısrada üç şeye verilir: kadehe, gül renkli şaraba ve sonunda sâkînin adına. Adın lezzetli olması, onu anmanın bile tat verdiğini söyler; divan şiirinde sevgilinin adını anmak ağızda şeker gibi düşünülür. İkinci beyitteki "bir ayağ" sözü yine kadeh ile ayağın aynı kelimeyle söylenmesine dayanır. Tek bir kadeh âşığı sarhoşların başı, "server-i mestân" yapmaya yeter. "Dolanam başına", başına döneyim deyişi divanın sâkîye yalvarılan birçok yerinde geçen bir halk dili ifadesidir ve burada dörtlüğü bir yakınlık sözüyle bitirir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar