Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Ey sanem şehdâbe-i la‘l-i şeker-bârın lezîz
Zehr-i düşnâmın şirîn telh-âb-ı güftârın lezîz
Cilve-gâhındır nazar-gâhım ki cân tek ‘aynıma
Şîve-i nahl-i hırâmın kebk-reftârın lezîz
Güft-gûyun âb-ı hayvândır ki bahş eyler hayât
Cân virür kandâbe-i la‘l-i revân-vârın lezîz
Yâd-ı adın zevk-efzâdır velâkin bî-bedel
Sohbetin kand-i mükerrer câna tekrârın lezîz
Ey kılan mahrûm ey bîmâr-ı hicrân eyleyen
Mübtelâ-yı firkate efkâr-ı dîdârın lezîz
Hoş gelür dildâra ey dil âhın âh it kim müdâm
Ol gül-i ruhsâre feryâd-ı şerer-bârın lezîz
Meclis-i ‘uşşâka bahş eyler safâ-ender-safâ
Nazm-ı şîrînin Nigârî şehd-i eş‘ârın lezîz
Tûtî-âsâ söyle ey tab‘-ı Hudâ-dâdım kim ol
Medh-i dildârında evsâf-ı şeker-bârın lezîz
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey put (güzel), şeker yağdıran la'l dudağının bal şerbeti lezzetlidir; sövgünün zehri tatlıdır, sözünün acı suyu lezzetlidir.
2. Bakıp durduğum yer senin cilve gösterdiğin yerdir; çünkü gözüme can gibi gelen, hurma fidanı gibi salınışının edası, keklik yürüyüşün lezzetlidir.
3. Sözün hayat bağışlayan âb-ı hayattır; akıp giden (revân, aynı zamanda can) la'l dudağının şeker suyu can verir, lezzetlidir.
4. Adını anmak zevki artırır ama eşi yoktur; sohbetin iki kez arıtılmış şekerdir, onun cana tekrarı lezzetlidir.
5. Ey (beni) mahrum eden, ey ayrılıkla hasta eden; ayrılığa tutulmuş olana yüzünü düşünmek lezzetlidir.
6. Ey gönül, âhın sevgilinin hoşuna gider, âh et; çünkü o gül yanaklıya senin kıvılcım yağdıran feryadın her zaman lezzetlidir.
7. Nigârî, tatlı nazmın âşıkların meclisine safa üstüne safa bağışlar; şiirlerinin balı lezzetlidir.
8. Ey Allah vergisi tabiatım, papağan gibi söyle; çünkü sevgilinin övgüsünde şeker yağdıran vasıfların lezzetlidir. (Beytin anlamı kesin değildir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
İlk beyit acıyı tatlıya çevirir. Sevgilinin dudağının bal şerbeti lezzetli olduğu kadar sövgüsünün zehri de tatlıdır, sözünün acı suyu da lezzetlidir. Divan şiirinde sevgilinin âşığa sövmesi bile bir iltifat sayılır, çünkü âşık ondan hiç söz duymamaktansa sövgü duymayı yeğler. Altıncı beyit aynı tersine çevirmeyi âşığın kendisine uygular: âşığın kıvılcım saçan feryadı sevgiliye lezzetli gelir. Biri sövgüsüyle, öbürü feryadıyla karşısındakine tat verir.
Redif "lezîz", divanda hemen önceki sâkî rubaisinde de kullanılmış ve bir önceki dörtlükte "elezz", daha lezzetli biçimine girmişti; zel bölümünün bu ikinci gazeli kelimeyi her beytin sonuna yerleştirir. Lezzet her beyitte ayrı bir duyuya bağlanır: dudağın tadı, salınışın görüntüsü, sözün sesi, adın anılması, yüzün düşüncesi, feryadın işitilmesi, şiirin balı.
İkinci beyitte sevgilinin yürüyüşü iki benzetmeyle anlatılır. "Nahl", hurma fidanıdır ve uzun, ince boyun salınışını gösterir; "kebk-reftâr", keklik yürüyüşü, divan şiirinde güzelin sekerek, nazla yürümesinin bilinen benzetmesidir. Dördüncü beyitteki "kand-i mükerrer", iki kez arıtılmış şeker, burada sohbetin tekrarına bağlanır. Yedinci beyitte mahlasla birlikte şairin kendi şiirinin balına övgüsü gelir; son beyitte ise tabiatına papağan gibi söylemesini öğütler.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 150, s. 96-97. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






