Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

Dem-i ‘işretdi bu eyyâm-ı bahâr ey sâkî
Gel meyhâneyi al eyle nisâr ey sâkî
Mey ü mahbûb ile bu faslı müzeyyen eyle
Kim budur eşref-i mevsim-i çehâr ey sâkî

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey sâkî, bu bahar günleri işret (içki meclisi) vaktiydi; gel, meyhaneyi al da (şarabını) saç, ey sâkî. (İkinci mısraın anlamı kesin değildir.)

2. Bu mevsimi şarapla ve sevgiliyle süsle; çünkü dört mevsimin en şereflisi budur, ey sâkî.

Edebî ve Tarihî Yorum

Dörtlük, dört mevsimin en şereflisi saydığı bahara ayrılmıştır. "Mevsim-i çehâr", dört mevsim, eski tabiat anlayışında dört unsur ve dört mizaçla birlikte düşünülen bir düzendi; bahar bu düzenin en ılımlı, en canlı zamanı sayılır. Divan şiirinde bahar gülün açtığı, bülbülün öttüğü, meclislerin bahçelere taşındığı mevsimdir ve sâkîden şarap istemenin en uygun vaktidir. "Dem-i ‘işret", işret vakti, içki meclisinin kurulacağı saattir.

İlk beytin ikinci mısraında sâkîye meyhaneyi alıp "nisâr" etmesi söylenir. Nisar, düğünlerde ve bayramlarda başlardan aşağı saçılan para, şeker ya da çiçek demektir. Mısra, sâkînin bütün meyhaneyi satın alıp şarabını herkese saçması diye anlaşılabilir; neşir bu sözü açıklamaz. "Bahâr, nisâr, çehâr" uyakları bir sonraki bölümün harfi olan re ile biter. Neşir dörtlüğe ayrıca başlık koymamıştır; vezni ve redifi önceki sâkî rubaileriyle aynıdır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar