Kırım hanlarının tarihini anlatan es-Seb'u's-seyyâr fî ahbâri mülûki Tatar, Amasya'nın Gümüşlüzâde Mahallesi'nden bir seyyid ailesine mensup Seyyid Mehmed Rızâ Efendi'nin kaleminden çıkmıştır. On yedi yıl Kırım hanı Mengli Giray'ın yakın sohbet arkadaşı olmuş, sonra İstanbul'da müderrislik ve kadılık yolunda ilerleyip Niş, Üsküdar, ordu, Amasya, Diyarbekir ve Bursa kadılıklarına, nakîbüleşraflığa kadar yükselmiş, 13 Zilhicce 1169'da (Eylül 1756) ölmüştür. Adını yaşatan nesir bir tarih kitabıdır; hemşehrisi Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın "âlim, fâzıl, şâir, hoş-sohbet" diye övdüğü bu seyyidin manzum bir sözü ise elde yoktur.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin'in maddesi (tam metni için: Rızâ Mehmed Efendi-Tatar Ağası Hısımı es-Seyyid) şöyledir:
Rızâ Mehmed Efendi-Tatar Ağası Hısımı es-Seyyid Amasyalıdır. Gümüşlüzâde Mahallesi'nden Hacı Kâsımzâde Tatar Ağası ve Amasya mütesellimi es-Seyyid Ömer Ağa'nın birâderi es-Seyyid Hüseyin Ağa bin es-Seyyid Mehmed Ağa'nın mahdûmudur. Amasya'da fuzalâdan Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed, İkincizâde Abdullah-ı sânî, Mütevellîzâde el-Hâc Ahmed Efendilerden ahz-ı ulûm etdi. Ba'dehû amcası nezdine Kırım'a gidip Hacı Selîm Girâyzâde Mengli Hân'a intisâb ve kesb-i ihtisâs eylediğinden Hân-ı müşârün-ileyhe mu'allim ve bu münâsebetle 1130'da müderris ve İstanbul rü'ûsunu hâ'iz olarak on yedi yıl müşârün-ileyhin musâhib-i hâssı oldu. 1242'de Mengli Girây Hân ve amcasıyla beraber İstanbul'a gelip tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib 1154'de Niş ve 1156'da Üsküdâr mollası ve 1158'de ordu-yu hümâyûn kadısı oldu. 1159 senesi gurre-i şa'bânında ilâveten Amasya kadısı olup Îrân ordusunda bulundu. 1162'de Diyârbekir mollası ve 1165 senesi şevvâlinin sekizinci günü Edirne pâyesiyle nakîbü'l-eşrâf oldu. 1166 senesi cumâdelâhiresinin gurresinde nekâbet uhdesinde kalmak üzere Bursa mollası oldu. 1169 senesi rebîülâhirinde nekâbetten azl edilip sene-i mezbûre zilhiccesinin on üçünde dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Edirne kapısında hem-şehrîsi Kemâl Paşazâde Ahmed ve Emîr Buhârî şeyhi Mahmûd Çelebiler civârında medfûndur. Âlim, fâzıl, şâir, hoş-sohbet, edîb, kâmil, muhâzarâta vâkıf, asîl bir seyyid-i zî-şân idi. Dûdmân-ı Cengiziyyeye kıdem-i ihtisâsı olduğundan Gazân Târîhini icmâl ile Kırım Hânlarına dâ'ir "Es-Seb'u's-Seyyâr fi Ahvâli Tatar" adlı bir eser-i latîf te'lîf etdi. Bu eserinde yalnız adı yazılıdır.
Metnin bugünkü Türkçesi: Amasyalıdır. Gümüşlüzâde Mahallesi'nden, "Tatar Ağası" diye tanınan Amasya mütesellimi Hacı Kâsımzâde Seyyid Ömer Ağa'nın kardeşi Seyyid Hüseyin Ağa'nın oğludur; dedesi Seyyid Mehmed Ağa'dır. Amasya'da Çorumlu Seyyid Hacı Mehmed, İkincizâde Abdullah-ı Sânî ve Mütevellîzâde Hacı Ahmed efendilerden okudu. Sonra amcasının yanına Kırım'a gidip Hacı Selim Giray'ın oğlu Mengli Han'a bağlandı ve ona yakınlık kazanarak hanın hocası oldu; bu sayede 1130'da (1717-18) İstanbul rüusuyla müderris sayıldı ve on yedi yıl hanın has musahibi olarak kaldı. Mengli Giray Han ve amcasıyla birlikte İstanbul'a gelip ders vererek tanındı; 1154'te (1741-42) Niş, 1156'da (1743) Üsküdar mollası, 1158'de (1745) ordu kadısı oldu. 1 Şaban 1159'da buna ek olarak Amasya kadılığı verildi ve İran seferindeki orduda bulundu. 1162'de (1749) Diyarbekir mollası, 8 Şevval 1165'te (1752) Edirne payesiyle nakîbüleşraf oldu. 1 Cemâziyelâhir 1166'da (1753) nakîblik üzerinde kalmak şartıyla Bursa mollası oldu. 1169 rebîülâhirinde nakîblikten alındı ve aynı yılın zilhiccesinin on üçünde öldü. Edirnekapı'da hemşehrisi Kemalpaşazâde Ahmed ile Emîr Buhârî şeyhi Mahmud Çelebi'nin yakınına gömüldü. Bilgili, faziletli, şair, sohbeti hoş, edip, olgun, edebî nükte ve hikâyeleri bilen, soylu ve itibarlı bir seyyiddi. Cengiz soyuna eskiden beri yakınlığı olduğundan Gazan tarihini kısaltarak Kırım hanlarına dair "es-Seb'u's-Seyyâr fî Ahvâli Tatar" adlı güzel bir eser yazdı. Bu eserinde yalnız adı yazılıdır.
Son cümle, yazarın kitabında kendisi hakkında adından başka bilgi vermediği anlamına gelir; Hüsameddin onun hayatını başka kayıtlardan toplamış olmalıdır.
Kırım Yılları ve Tarihin Sorunlu Bir Yeri
Maddedeki tarihlerden biri açıkça yanlış basılmıştır. Rızâ'nın Mengli Giray ve amcasıyla İstanbul'a gelişi "1242" diye verilir; oysa bu yıl, onun ölüm tarihinden yetmiş yılı aşkın bir süre sonrasına düşer. Olay, maddenin akışına göre 1130 ile 1154 arasında bir yerde olmalıdır. Hangi yıl olduğunu kayıt söylemez; 1242'nin bir dizgi ya da okuma hatası olduğu kesindir, doğru yıl ise belirlenemedi.
"Tatar Ağası" lakabı da bu Kırım bağının izini taşır. Amcası Ömer Ağa'nın lakabı ile yeğenin Kırım sarayına gidişi arasında bir ilişki kurulabilir, ama Hüsameddin bunu açıklamaz. Aynı ailenin başka bir kolu, Rızâ Ali Efendi-Tatar Ağasızâde maddesinde görülür; o da Bâbıâli kalemlerinde yetişmiş bir kâtiptir.
es-Seb'u's-seyyâr
Hüsameddin'in "Es-Seb'u's-Seyyâr fi Ahvâli Tatar" diye andığı eser, Kırım hanlarının tarihine dairdir ve TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Giray hanlarıyla ilgili maddelerinin kaynakçalarında anılır. Ahmet Kanlıdere'nin "Mirza Kâzım Bey" maddesine göre Seyyid Mehmed Rızâ'nın es-Seb'u's-seyyâr fî ahbâri mülûki Tatar adlı Türkçe eseri, 1466'dan 1737'ye kadarki dönemi kapsar ve Kâzım Bey tarafından Rusça bir girişle Kazan'da 1832'de yayımlanmıştır. Eserin adı "yedi gezegen" anlamına gelir. Kanlıdere'nin maddesinde yazarın ölüm yılı olarak 1756 verilir; bu, Hüsameddin'in 1169 zilhiccesi kaydıyla örtüşür.
Hüsameddin kitabı kendi eserinde de kullanmıştır. Amasya Tarihi'nin ikinci cildinde Sivas adının kökenini tartışırken "es-Seb'u's-Seyyâr'da es-Seyyid Muhammed Rızâ Efendi" anlatısına başvurur ve aynı kitaptan Tarsus'un kurucusuna dair bir rivayet aktarır. Dördüncü cildin vakayiinde de 1159 şabanının başında "ordu kadısı Amasyalı Hacı Kâsımoğlu Mehmed Rızâ Efendi"nin Amasya kadısı olduğunu kaydeder ve dipnotta onun eski mütesellim Tatar Ağası Ömer Ağa'nın yeğeni olduğunu hatırlatır.
Şiiri
Hüsameddin'in "şâir" dediği Rızâ'nın tek beyti bile bilinmiyor; maddede de örnek yoktur. es-Seb'u's-seyyâr'ın metninde manzum parçalar bulunup bulunmadığı bu çalışmada incelenemedi. Adı aynı olan Edirneli Zehrimârzâde Seyyid Mehmed Rızâ ise başka bir kişidir: Filiz Kılıç'ın TDV maddesine göre 1082'de (1671) ölmüş ve bir şairler tezkiresi bırakmıştır.
Kronoloji
1130 (1717-18): Mengli Giray'ın hocası olarak İstanbul rüusuyla müderris sayılır; on yedi yıl hanın musahibi.
1154 (1741-42): Niş mollası.
1156 (1743): Üsküdar mollası.
1158 (1745): Ordu kadısı.
1 Şaban 1159 (1746): Ek olarak Amasya kadısı; İran seferindeki orduda.
1162 (1749): Diyarbekir mollası.
8 Şevval 1165 (1752): Edirne payesiyle nakîbüleşraf.
1 Cemâziyelâhir 1166 (1753): Nakîblikle birlikte Bursa mollası.
13 Zilhicce 1169 (Eylül 1756): Ölür; Edirnekapı'da gömülür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 102-103 (e-kitap s. 222), "Rızâ Mehmed Efendi-Tatar Ağası Hısımı es-Seyyid" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page222.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4 (bakiyye), Ömer Paşa dönemi, 1159 yılı (e-kitap s. 651). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page651.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 2, Birinci Fasıl (e-kitap s. 261, 263). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page261.html
Akademik çalışmalar
- Ahmet Kanlıdere, "Mirza Kâzım Bey", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mirza-kazim-bey
- Filiz Kılıç, "Rızâ, Seyyid Mehmed", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/riza-seyyid-mehmed
Çevrimiçi kaynaklar
