Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın anlattığına göre 1263'te (1847) Amasya'yı bir cezalandırmadan kurtaran, Topal Sâlim Mehmed Efendi'nin dili ve Mısır'dan kalma eski bir tanışıklığıydı. Sâlim bir yeniçerinin oğlu olarak Amasya'da doğmuş, gençliğinde Mısır'a gidip Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın çevresinde okumuş, dönüşünde Saraçhane Medresesi'ne müderris olmuş ve şehrin meclislerinde söz sahibi olmuştu. Hayatı iki kanlı olayın arasında geçer: 1241'de (1826) Amasya'da yeniçerilerin tasfiyesi ve 1263'te bir hekimin öldürülmesiyle başlayan olaylar. Ömrünü Çanakkale'de, Kal'a-i Sultâniyye'de tamamladı ve 1267'de (1850-51) orada öldü. Hüsameddin'in saydığı sıfatlar arasında "şâir" de vardır, ama bu şairlikten geriye bir dize kalmamıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin bu maddeyi, şairi yakından tanımış iki yaşlıdan dinlediklerine dayanarak yazmıştır; yazılı bir kaynak anmaz. Sitede Sâlim Mehmed Efendi-Topal başlığıyla da yer alan metin şöyledir:
Sâlim Mehmed Efendi-Topal Amasyalıdır. Yeniçerilerden Çaloğlu Hasan Ağa'nın mahdûmudur. Soruklu el-Hâc Hâfız Ali Efendi'nin halka-i tedrîsinde tahsîl-i ulûm ederken 1219 vak'asında üstâdının Üsküdâr'a i'zâmı ve amcası Hüseyin Ağa'nın i'dâmı üzerine Mısır'a gitdi. Orada Mehmed Ali Paşa'ya intisâb ederek tahsîlini ikmâl edib on beş yıl sonra avdet etdi. Tedrîs-i ulûma başlayıp Mısır usûl-i tedrîsini tatbîk ederek Amasya'nın usûl-i tedrîsini ıslâha çalışdı. Sarâchâne Medresesi müderrisi oldu. 1241 senesi zilhiccesinde Amasya'da yeniçeriliğin ilgâsına tarafdâr olduğu hâlde birçok yeniçeri rü'esâsının i'dâmına muhâlif olduğundan hitâm-ı maslahata kadar hânesinde tevkîf edildi. Rü'esânın i'dâmından dolayı hâsıl olan feryâd ü figân esnâsında serbest oldu. O zamânda bulunmuş olan ihtiyârlardan Molla Ali Ağa diyor ki: "Sâlim Efendi'nin re'yi kabûl edilseydi, ancak üç kişi i'dâm ve diğerleri nefy edilecekti. Bu üç kişi Talebe vak'ası'nda kateleden idi. O zamânın ricâli sonradan Sâlim Efendi'ye hak vermişlerdi." 1248 târîhinden i'tibâren meclis-i a'yân ve ba'dehû meclis-i idâre ve de'âvâ a'zâsı olarak nüfûz u i'tibârı arttı. 1263'de katl-i Tabîb vak'asında Mîrlivâ Hüsrev Paşa üç tabur askerle gelip Amasya'da idâre-i örfiyye i'lân etdiği esnâda talâkat-i lisânı ilm ü fazîleti Amasya'nın emânına yetişdi. Şöyle ki: Hüsrev Paşa Amasya'yı vurmağa bâ-irâde-i seniyye me'mûr idi. Kendisi Mısır vâlîsi Mehmed Ali Paşa'nın bendegânından olduğu münâsebetle Mısır'da sâhib-i terceme ile mu'ârefesi ve hukûk-ı kadîmesi olduğu anlaşıldı. Bu mu'ârefe ve Sâlim Efendi'nin talâkat-ı lisânı Amasya'yı belâdan kurtardı. Bunun üzerine Amasya'dan üç nefer rüfekâsıyla beraber İstanbul'a kaldırıldı. İstanbul'dan da Kal'a-i Sultâniyye'ye gönderilip orada ikâmete me'mûr edildi. Üç mâh sonra rüfekâsıyla beraber afv ü ıtlâk edildiği hâlde Kal'a-i Sultâniyye'de ihtiyâr-ı ikâmet edib 1267'de vefât etdi. Âlim, fâzıl, natûk, şâir, kâtib, halûk, tevârih ü muhâzarâta âşinâ idi. Sol ayağında biraz a'rec olduğundan "Topal Sâlim Efendi" demekle meşhûr idi. Bu zâtı pek iyi tanıyan Hacı Abdulkâdir Efendi'yle Molla Ali Ağa'dan aldığım ma'lûmâtın hülâsası budur.
Bugünkü dille: Sâlim, yeniçeri Çaloğlu Hasan Ağa'nın oğludur. Soruklu Hacı Hâfız Ali Efendi'nin derslerine devam ederken 1219 (1804-05) olayında hocası Üsküdar'a sürülmüş, amcası Hüseyin Ağa idam edilmiştir; bunun üzerine Mısır'a gitmiş, Mehmed Ali Paşa'ya bağlanarak orada öğrenimini tamamlamış ve on beş yıl sonra dönmüştür. Ders vermeye başlayınca Mısır'daki öğretim usulünü uygulayıp Amasya'nın medrese usulünü düzeltmeye çalışmış, Saraçhane Medresesi'ne müderris olmuştur. 1241 zilhiccesinde yeniçeriliğin kaldırılmasını desteklemiş, ama ileri gelen yeniçerilerin topluca idamına karşı çıktığı için iş bitene kadar evinde gözaltında tutulmuş, idamların ardından yükselen feryat sırasında serbest bırakılmıştır. Molla Ali Ağa'ya göre onun görüşü kabul edilseydi yalnız Talebe Vak'ası'nda adam öldüren üç kişi idam edilecek, ötekiler sürülecekti; devlet adamları sonradan ona hak vermiştir. 1248'den (1832-33) itibaren âyan meclisi, ardından idare ve davalar meclisi üyesi olarak nüfuzu artmıştır. 1263'teki hekim öldürülmesi olayında Mirliva Hüsrev Paşa üç taburla gelip örfî idare ilan ettiğinde, Amasya'yı cezalandırmakla görevli olan paşa Mehmed Ali Paşa'nın adamlarından çıkmış ve Sâlim'i Mısır'dan tanıyormuş; bu tanışıklık ve Sâlim'in güzel konuşması şehri beladan kurtarmıştır. Ardından üç arkadaşıyla İstanbul'a, oradan Kal'a-i Sultâniyye'ye gönderilmiş, üç ay sonra affedildiği hâlde orada kalmayı seçmiş ve 1267'de ölmüştür. Âlim, faziletli, sözü güçlü, şair, kâtip, iyi huylu, tarih ve sohbet bilgisi geniş biriydi; sol ayağı biraz aksadığı için "Topal Sâlim Efendi" denirdi.
Mısır Yılları
Sâlim'in Mısır'a gidişini doğuran "1219 vak'ası"nı Hüsameddin bu maddede açmaz; yalnız iki sonucunu söyler: hocasının sürgünü ve amcasının idamı. Bir yeniçeri ailesinden gelen gencin bu tarihte Amasya'dan ayrılması, olayın ailesini doğrudan hedef aldığını düşündürür. Mehmed Ali Paşa'ya intisabı, sonraki hayatının bütün çizgisini belirlemiştir. Hüsameddin'in "Mısır usûl-i tedrîsi" dediği yöntemin ne olduğunu maddede açıklamaz, fakat kayıt, Amasya medreselerinde dışarıdan getirilmiş bir öğretim yeniliğinin denendiğini gösterir.
İki Olay
1241 zilhiccesi (Temmuz 1826), İstanbul'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının taşraya yansıdığı günlerdir. Sâlim'in bu olaydaki tavrı maddenin en ayrıntılı bölümüdür ve Hüsameddin onu, olayı görmüş Molla Ali Ağa'nın ağzından aktarır. Burada sözü geçen "Talebe Vak'ası" ayrıca açıklanmaz.
1263'teki hekim öldürülmesi olayını Hüsameddin dipnotta tarihinin birinci babında ayrıntılı yazdığını söyler. Aynı olay onuncu cildin başka maddelerinde de geçer. Üçler Mahallesi imamının oğlu, vaiz Reşîd Hâce Ahmed Efendi'nin "1262'de doktor vak'asında" cemiyetin elebaşları arasında olduğu soruşturmayla anlaşılmış, 1263'te önce İstanbul'a, sonra Limni'ye sürülmüş ve altı ay sonra affedilmiştir. İki maddede olayın yılı bir yıl farkla verilir. Sâlim'in Kal'a-i Sultâniyye'ye gönderilen "üç arkadaşı"nın kim olduğu belirtilmez.
Şiiri
Sâlim'in şiirinden bugün tek örnek bilinmiyor. Hüsameddin'in "şâir, kâtib" nitelemesi, iki yaşlının ağzından derlediği bilgilerin içindedir ve maddede bir örnekle desteklenmez; bilgisini sözlü olarak aldığına göre elinde yazılı bir metin de yoktu. Sâlim adıyla anılan başka Amasyalılar da vardır: Tavlacı diye tanınan ve divançesi yangında yok olan Alaybeyizâde Sâlim Ali Bey (ö. 1221) ile kadı Kırmacızâde Sâlim Mustafa Efendi (ö. 1225) bunlardandır. Topal Sâlim Mehmed Efendi onlardan ayrı bir kişidir.
Kronoloji
1219 (1804-05): Hocasının sürgünü ve amcasının idamı üzerine Mısır'a gider.
Zilhicce 1241 (Temmuz 1826): Amasya'da yeniçeri tasfiyesi; idamlara karşı çıktığı için evinde gözaltına alınır.
1248 (1832-33): Âyan meclisi üyeliği; ardından idare ve davalar meclisi.
1263 (1847): Hekim öldürülmesi olayı; Hüsrev Paşa ile aracılığı, ardından Kal'a-i Sultâniyye'ye sürgün.
1267 (1850-51): Kal'a-i Sultâniyye'de ölür.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 191-194 (e-kitap s. 248), "Sâlim Mehmed Efendi-Topal" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page248.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 84-85 (e-kitap s. 217), "Reşîd Ahmed Efendi-Hâce" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page217.html
Çevrimiçi kaynaklar
