Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḥażret-i Aġā-yı vālā-ḳadr ālī-menzilet
Ol Ḥüseyn-ism ü Ḥasen-sīret cenāb-ı kār-dān
Cā-nişīn-i ḥüsn-i aḫlāḳ-ı Ḥüseyn-i Bayḳara
Ṣadr-pīrā-yı ‘umūm-ı ketḫüdāyān-cihān
Ol ki tehẕīb-i ḫıṣal u zīver-i ādābla
Faḫr-i eşbāh-ı naẓā’irdür vücūdı bī-gümān
Her işi ḳānūn ile enmūzec-i rüşd ü ṣavāb
Her kelām-ı ḥikmet-āmīzi ma‘ānī vü beyān
Bāreka’llāh bu dil-ārā ḳaṣrı bünyād eyledi
Eyledi himmetle icrā-yı ‘ulüvv ü ‘izz şān
Ḥabbezā ḳaṣr-ı feraḥ-baḫşā ki ṭarḥın görse ger
İ‘tirāf eylerdi bī-şübhe ḳuṣūr yine cinān
Revnaḳ-ı tāvānı pervāz-ı müzeyyin naḳşla
Şol gülistāndur ki eṭrāfı yazılmış būstān
Ḥaḳ Te‘ālā ide bānīsin sa‘ādetle mekīn
Her umūrında mu‘īn ola Ḫudā-yı müste‘ān
Seyr idüp Ṣāḥib didi tebrīk ile tārīḫini
Dil-nişīn ḳaṣr-ı Hüseyn-ābād u pākīze-mekān

Günümüz Türkçesiyle

1. Kadri yüce, makamı yüksek Ağa hazretleri; adı Hüseyin, gidişatı Hasan (güzel) olan işbilir efendi.

2. Güzel ahlakta Hüseyin Baykara'nın yerini tutan, dünyanın bütün kethüdalarının başköşesini süsleyen.

3. O ki huylarının inceliği ve edebinin süsüyle, varlığı şüphesiz benzerlerinin övüncüdür.

4. Kanuna uygun her işi doğruluk ve isabetin örneği, hikmetle karışık her sözü anlam ve beyan (sanatı)dır.

5. Maşallah, bu gönül süsleyen köşkü kurdu; himmetiyle yüceliği, izzeti ve şanı yerine getirdi.

6. Ne güzel ferahlık veren köşk ki cennet bahçeleri planını görse, şüphesiz yine köşklerini (kusurlarını) itiraf ederdi.

7. Tavanının parlaklığı süslü nakışlı kenar pervazıyla, etrafına bostan resmedilmiş bir gül bahçesidir.

8. Hak Teâlâ, yaptıranı burada mutlulukla yerleşik kılsın; yardım dilenen Allah her işinde ona yardımcı olsun.

9. Sâhib onu seyredip kutlayarak tarihini söyledi: "Gönle yerleşen Hüseynâbâd köşkü ve temiz mekân."

Edebî ve Tarihî Yorum

Ali Paşa'nın Urfa'daki yapıları için yazılan tarihlerin üçüncüsü, bu kez vezirin değil bir ağanın köşkünü kutlar. Başlık "Ruha'da Hüseynâbâd'ın tarihi ve Hüseyin Ağa'nın, Ali Paşa'nın, övgüsü" diye okunabilir; ikinci beyitteki "dünyanın bütün kethüdalarının başköşesi" ifadesi, Hüseyin Ağa'nın vezirin kethüdası, yani işlerini yürüten yardımcısı olduğunu düşündürür. Neşir bu kişi hakkında bilgi vermez ve biz de onu başka bir kaynakta bulamadık. Köşkün adı, Ferahâbâd'a benzer biçimde, sahibinin adından türetilmiştir: Hüseynâbâd.

Ad, övgünün de malzemesidir. İlk beyitte Ağa "Ḥüseyn-ism ü Ḥasen-sīret" diye anılır: adı Hüseyin, gidişatı "hasen", yani güzeldir. Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin'in adlarının yan yana gelmesi, ahlak övgüsüne bir ehl-i beyt çağrışımı ekler. İkinci beyitte ise bu kez Timurlu hükümdarı Hüseyin Baykara anılır; Herat'ta şairleri ve sanatçıları koruyan bu sultan, adaşı Ağa'nın güzel ahlakının örneği yapılır.

Altıncı beyitte "ḳuṣūr" kelimesi tevriyelidir: "kasr" kelimesinin çoğulu olarak "köşkler", tek başına okunduğunda "kusurlar" demektir. Cennet bahçeleri Hüseynâbâd'ın planını görse hem kendi köşklerini hem kusurlarını itiraf edecektir. Yedinci beyit köşkün tavanını anlatır: süslü pervazlarla çevrili tavan, kenarlarına bostan resmedilmiş bir gül bahçesine benzer. Bu tasvir, tavanların kalem işi bitki desenleriyle bezendiği bir iç mekânı akla getirir. Son mısra tarihtir; "Dil-nişīn ḳaṣr-ı Hüseyn-ābād u pākīze-mekān" ibaresini bağlaç "u" ile birlikte yaygın imlâyla hesapladığımızda 1132 (1719-1720) sonucuna ulaşıyoruz; bu, öteki Urfa tarihlerinin gösterdiği yıllarla uyumludur. Hesap Topal'ın neşrinde yoktur. Metin, remelin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır ve Ali Emîrî yazmasının 9b yaprağında yer alır.

Kaynakça

  • Meral Topal, Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Hayatı, Edebî Kişiliği, Eserleri ve Divanı'nın Tenkitli Metni, Yüksek Lisans Tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2004, s. 74-75, tarih 6 "Tārīḫ-i Ḥüseyn-ābād der Ruha vü Sitāyiş-i Hüseyn Aġa ‘Ali Paşa" (Millet Ktp. Ali Emîrî Manzum 243, vr. 9b). https://openaccess.firat.edu.tr/handle/11508/16014

Çevrimiçi kaynaklar