Özgün Metin

Câm-ı Cem la’l-i lebin mir’ât-ı İskender ruhun
Anı bakıp görmesin yâ Rab rakîb-i bed-likâ.

Günümüz Türkçesiyle

1. Yakut dudağın Cem'in kadehi, yanağın İskender'in aynasıdır; Yarabbi, kötü yüzlü rakip ona bakıp onu görmesin.

Edebî ve Tarihî Yorum

İlk mısra iki efsanevi nesneyi sevgilinin yüzüne yerleştirir. Cem'in kadehi, İran efsanelerinde içine bakıldığında bütün dünyanın görüldüğü kadehtir; İskender'in aynası ise uzaktan gelen düşmanı gösterdiğine inanılan aynadır. Dudak kırmızılığı ve içindeki şarap çağrışımıyla kadehe, parlak yanak da aynaya benzetilir. İki nesnenin ortak özelliği bakana bir şey göstermeleridir ve ikinci mısra bu özelliği tersine çevirir: şair, rakibin bu kadehe ve aynaya bakıp görmemesi için dua eder. "Anı" zamiri hem kadehle aynayı hem de sevgilinin kendisini gösterebilir; metin ikisinden birini seçmez.

Rakibin "bed-likâ", yani çirkin yüzlü diye anılması, aynaya bakma imgesiyle ince bir bağ kurar: güzelliği gösteren aynaya çirkin bir yüzün bakması istenmez. Hüsameddin beyti "Ve lehû" notuyla, kaside parçalarının ardından tek başına verir; bir gazelden alındığı düşünülebilir, ama mısraları kafiyeli değildir, bu yüzden matla değildir; ait olduğu gazel elde değildir. Devlet hizmetindeki iniş çıkışlarıyla Sıdkı'nın hayatı Sıdkı Mustafa Paşa yazısının konusudur.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar