Alişanzâde İsmail Hakkı Eldem, Tanzimat ile Servet-i Fünûn arasındaki "ara nesil"in eleştirmen, biyografi yazarı ve mütercimidir. Gençliğinde Mekteb dergisinin başmuharrirliğini yaptı, Osmanlı edebiyatında çeviri eleştirisinin ve Batı usulü edebî biyografinin ilk örnekleri arasında sayılan kitaplar yayımladı; 1895'ten sonra ise kendini bütünüyle çeviriye verdi ve Baudelaire'in Les Fleurs du Mal'ini Elem Çiçekleri adıyla Türkçeye ilk kez o aktardı. Sitede uzun süre "Amasyalı" diye anılmış olsa da başvurulan kaynakların hiçbiri bu bağı doğrulamaz: doğum yeri de ölüm yeri de İstanbul'dur. Bu sayfa eserlerini tanıtır ve Amasya bağı meselesini ayrıca ele alır. Hayatı Alişanzâde İsmail Hakkı Eldem: Baudelaire'i Türkçeye Çeviren Biyografi Yazarı yazısında ayrıntısıyla anlatılmıştır.

Hayatı

İsmail Hakkı Şubat 1871'de İstanbul'da doğdu; babası Tophâne-i Âmire Jurnal Kalemi mümeyyizi Câvid Bey, annesi Fatma Hanım'dır. Fevziye Rüşdiyesi'ni ve Mülkiye Mektebi'nin idâdî ve yüksek kısımlarını bitirdi (1889). 25 Temmuz 1891'de Hariciye Nezâreti Şehbenderlik Kalemi'nde göreve başladı, aynı dairede müdürlüğe kadar yükseldi; 1909'da Marsilya, 1918'de Münih başkonsolosu oldu, 1919'da görevden alındı ve 1925'te kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Ressam Osman Hamdi Bey'in yeğeni Azize Hanım'la evliydi; mimar Sedad Hakkı Eldem oğludur. 13 Mart 1944'te öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na gömüldü.

Eserleri

İsmail Hakkı'nın yazı hayatı öğrenciliğinde, Mart 1886'da Nahl-i Emel dergisinde çıkan denemelerle başladı ve Mekteb dergisinde şiirler, edebiyat incelemeleri ve çevirilerle sürdü. Bu dergideki yazıları arasında Çiftlikte adlı bitmemiş bir roman ile birkaç sayı süren uzun bir Ali Şîr Nevâî incelemesi dikkat çeker. 1891'den itibaren kitap hâlinde şiir, biyografi ve inceleme yayımladı; 1895'ten sonra ölümüne kadar yalnız çeviri yaptı. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesinde M. Orhan Okay'ın sıraladığı telif eserleri ve başlıca çevirileri şunlardır:

Müntehabât-ı Terâcim-i Meşâhir (1307/1889-1891)

İbrahim Fehîm ile birlikte hazırlanan bu kitap, Fransızcadan Osmanlıcaya ve Osmanlıcadan Fransızcaya yapılmış seçme çevirileri asıllarıyla karşılaştırır ve her birinin başarısı hakkında kısa değerlendirmeler yapar. Başında devrin tanınmış mütercimi ve hocası Kemalpaşazâde Said'in çeviriyi Osmanlı'nın ilerleyişinin aracı olarak tanımlayan önsözü yer alır. Çeviribilimci Cemal Demircioğlu eseri bir edebiyat tarihinden çok bir çeviri antolojisi olarak görür; aynı Fransız şiirinin farklı Türkçe karşılıklarını, örneğin Musset'nin "Rappelle-toi"sinin Nigâr Hanım çevirisi ile Recâizâde Mahmud Ekrem'in nazîresini yan yana koyması, kitabın karşılaştırmacı yaklaşımının iyi bir örneğidir.

On Dördüncü Asrın Türk Muharrirleri (1308-1311/1892-1895)

Hicrî on dördüncü yüzyılın, yani on dokuzuncu yüzyıl sonunun yazarlarını tanıtan dört küçük defterden oluşan bir dizidir. Defterler sırasıyla Ahmed Midhat Efendi, Recâizâde Mahmud Ekrem, Ahmed Cevdet Paşa ve Şemseddin Sâmi'ye ayrılmıştır; her biri yaklaşık seksener sayfadır. Birincinin başında roman, dördüncünün başında tiyatro üzerine birer inceleme vardır. Her yazarın fotoğrafı, el yazısı örneği ve imzası da konmuştur. Okay kitapların yazarlar ve eserleri hakkında oldukça nesnel değerlendirmeler içerdiğini belirtir; Ahmed Midhat defteri, İsmail Hakkı'nın romanı bir gayeye hizmet etmesi gereken bir tür olarak gören romantik anlayışını en açık gösteren metindir.

Muasır Şairlerimiz (1311/1893-1894)

Çağdaşı dört şairi, Nâbizâde Nâzım, Ali Rûhî, Emin Hümâyî ve Muallim Cûdî'yi, şiirlerinden örnekler ve değerlendirmelerle tanıtan bir kitaptır. Şairlerin fotoğrafları altında kısa biyografik bilgiler de verilir.

Osmanlı Meşâhîr-i Üdebâsı (1311/1895)

Ölmüş edebiyatçılar için başlatılan bir dizinin ilk ve tek kitabıdır: Muallim Nâci monografisi. İsmail Hakkı, Rıza Tevfik'e yazdığı bir mektupta şairliği bir gençlik hevesi olarak gördüğünü ve en çok önemsediği işin bu monografi olduğunu söyler. Nâci'yi Bâkî mektebinin bir öğrencisi olarak değerlendiren yorumu, Hakkı Tarık Us'a göre aradan geçen yıllara rağmen özgünlüğünü korumuştur.

Sevdâ-yı Hazân yahud Teessür (1308/1891-1892)

Yazarın tek şiir kitabıdır. 1889-1890 yıllarında yazdığı, bir kısmı daha önce Mekteb dergisinde çıkmış, bazıları çeviri olan ve çoğu Recâizâde Ekrem tarzında hissî şiirlerden oluşur. Kitabın adı bir kaynakta Tahassür olarak geçer. Bu kitaptan sonra İsmail Hakkı şiiri tamamen bırakmıştır. Kitaptaki şiirlerin metnine bu çalışmada ulaşılamamıştır.

İki Hakikat (1311)

İki uzun hikâyeden oluşan adapte bir kitaptır. Okay onu tercüme kitaplarıyla birlikte anar; adaptasyonun hangi yazar ya da eserlerden yapıldığı başvurulan kaynaklarda belirtilmez.

Çevirileri ve Elem Çiçekleri

Okay'ın maddesi, İsmail Hakkı'nın çok sayıdaki çeviri kitabı arasında Lamartine, Baudelaire, Maurois, Bourget, Shakespeare, Flaubert ve Tolstoy'dan roman ve şiir çevirilerini sayar. Bunlardan adı kaynaklarda geçenler arasında Lamartine'in Rafael'i ve Graziella'sı, Maurois'dan Aile Çemberi (1934) ve Disraeli'nin Hayatı (1935), Tolstoy'dan Samimi Saadet (1934) ve Flaubert'ten Salambo (1935) vardır. Rafael'in girişinde çevirisinin kelime kelime ve "aynen ve harfiyyen" yapıldığını, bu yüzden bazı ibarelerin karışık görünebileceğini söyleyerek okurdan özür diler; bu ilke onun bütün çevirilerinde görülen ağır ve aslına bağlı dili açıklar.

En çok anılan çevirisi Baudelaire'in Les Fleurs du Mal'inin Elem Çiçekleri adıyla yaptığı çeviridir. Kitap İstanbul'da 1926 ya da 1927'de basılmıştır; kaynaklar yıl konusunda ayrılır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü onu bu kitabı Türkçeye çeviren ilk isim olarak kaydeder. Cumhuriyet'in ilk yıllarında bile ağır bir Osmanlı Türkçesiyle yapılan çevirinin dilini "Albatros" şiirinin son kıtası gösterir:

Şair, fırtına ile uğraşan, yay ile eğlenen,
Tahkirler arasında toprağa matrûd,
Ve muazzam kanatları yürümesine mani
Bulutlar hükümdarına benzer.

Günümüz Türkçesiyle: "Şair, fırtınayla boğuşan, okçuyla eğlenen bulutların hükümdarına benzer; hakaretler arasında yere sürülmüştür ve kocaman kanatları yürümesine engel olur." Bu ağır dil, eserin yeni kuşaklarca okunmasını zamanla güçleştirdi. Çeviri daha sonra şair Hilmi Yavuz tarafından Fransızca asılla karşılaştırılarak Latin harflerine aktarılmış ve geniş bir sözlükle yeniden yayımlanmıştır.

Eserlerinde Amasya ve Amasya Bağı Meselesi

İsmail Hakkı'nın başvurulan eserlerinde ve bu eserler hakkındaki incelemelerde Amasya'ya ayrılmış bir yazı, Amasya'yı konu alan bir pasaj ya da Amasyalı bir yazar üzerine bir değerlendirme bulunamamıştır. Hayatına dair kaynaklar da şehirle bir doğum, görev ya da aile bağı kaydetmez. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesi onu İstanbul'da doğmuş, Tophâne'de çalışan bir kalem memurunun oğlu olarak tanıtır; görev yerleri İstanbul, Marsilya ve Münih'tir, mezarı İstanbul'dadır. Sitede daha önce yer alan "Amasyalı" niteliği bu yüzden belgeye dayanmayan bir aktarma olarak kabul edilmiş ve biyografide bırakılmıştır. Yine de onun Tarihî Şahsiyetler arasında yer almış olması nedeniyle eserleri burada, Amasya bağının doğrulanamadığı açıkça belirtilerek kayda geçirilmiştir. Böyle bir bağın varlığı ancak yeni bir belgeyle, örneğin ailenin kökenine dair bir kayıtla ortaya konabilir.

Etkisi ve Kaynaklarda Değerlendirilmesi

Okay'a göre İsmail Hakkı, Mekteb dergisindeki yazıları ve ilk biyografik çalışmalarıyla edebiyatın bazı meselelerine vukufla eğilmiş, şiir değerlendirmelerinde devrine göre önemli adımlar atmıştır; ancak çok genç yaşta bu tür yayınları bırakıp tamamen çeviriye yönelmesi adının edebiyat çevrelerinde unutulmasına yol açmıştır. Halit Ziya Uşaklıgil Kırk Yıl'da, Mekteb'in ara nesil ile Servet-i Fünûncuların toplandığı bir edebiyat ocağı olmasında onun şahsiyetinin önemli payı olduğunu vurgular. Hakkı Tarık Us ise onu, biyografiyi Batı yöntemiyle Türk edebiyatında başlatan ve eleştiriye kusur bulmaktan ibaret sanılan anlayışın ötesinde bir yön veren isim olarak anar.

Son yıllarda yazıları yeniden okunur hâle gelmiştir. Abdullah Uçman'ın derlediği Kendi Kalemiyle Âlişanzâde İsmail Hakkı 2017'de yayımlanmış, Cennet Esen'in yüksek lisans tezi onun sanat ve edebiyat yazılarını incelemiş, Bedri Aydoğan da 2019'da Ahmed Midhat defterini Latin harflerine aktarıp değerlendirmiştir. Cemal Demircioğlu'nun çalışmaları ise Müntehabât-ı Terâcim-i Meşâhir'i Osmanlı çeviri tarihinin temel metinleri arasına yerleştirmiştir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • M. Orhan Okay, "Eldem, İsmail Hakkı", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, İstanbul 1995, s. 21-22. https://islamansiklopedisi.org.tr/eldem-ismail-hakki
  • Bedri Aydoğan, "Alişanzade İsmail Hakkı'nın 14. Asır Türk Muharrirleri'nin Birinci Defteri - Ahmed Midhat Efendi", Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi, 4(2), 2019, s. 247-256.
  • Cemal Demircioğlu, "Müntehabat-ı Teracim-i Meşahir: An Exploration of Its Paratext from the Perspective of Cultural Memory", İÜ Çeviribilim Dergisi, 6, 2012, s. 15-43.
  • Cennet Esen, Alişanzade İsmail Hakkı'nın Sanat ve Edebiyat Yazıları, Yüksek Lisans Tezi, Aksaray Üniversitesi, 2017.

Kitaplar

  • Nurtaç Ergün Atbaşı, "İsmail Hakkı (Alişanzade)", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü.
  • Abdullah Uçman (haz.), Kendi Kalemiyle Âlişanzâde İsmail Hakkı, İstanbul: Dergâh Yayınları, 2017.
  • Halit Ziya Uşaklıgil, Kırk Yıl, İstanbul 1936, IV, s. 11-14, 48-56.
  • Charles Baudelaire, Elem Çiçekleri, çev. Alişanzâde İsmail Hakkı, Latin harflerine aktaran Hilmi Yavuz, İstanbul: Everest Yayınları.

Çevrimiçi kaynaklar