Âşık Musa Aslan, Ardahan'da doğup Hacıbektaş Dergâhı'nda yetiştikten sonra 1925'te Merzifon'a yerleşen ve ölümüne kadar orada yaşayan bir halk âşığıdır. Merzifon, Suluova ve Gümüşhacıköy'ü içine alan ve yörede Gaziler Ovacığı diye anılan bölgenin âşıklık geleneğinde önemli bir yeri vardır. Adını bugün en çok, kaynak kişi olarak derlenip TRT Türk Halk Müziği repertuvarına giren dokuz türküsü yaşatır. Sitedeki Amasya'da âşıklık geleneği yazısında sayılan yöre âşıkları arasında "Âşık Musa" adıyla geçen kişi odur.

Hayatı

Doğum tarihi kesin olarak bilinmez. Haluk Yücel'in aktardığına göre çeşitli araştırmalarda 1881-1882 ya da 1890 yıllarında doğmuş olabileceği belirtilir. Doğum yeri Ardahan'dır. Âşıklığın ilk eğitimini doğduğu yerde, kendisi de âşık olan annesi Âşık Suna'dan almaya başlamıştır. Ali Cem Akbulut'un Gazilerovacığı Âşıkları kitabından yapılan aktarıma göre yaklaşık on yaşında ailesiyle birlikte Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Höyük köyüne göçmüş, orada on beş yıl kadar yaşamış ve evlenmiştir.

Aynı yıllarda Seyit Selahattin dedelerinden, asıl adı İbrahim olan ve daha çok Dedeağa diye bilinen Âşık Ezkarî'ye hizmet etmiştir. Ardından Hacıbektaş Dergâhı'na gitmiş, orada hizmet ederek hüccet almış, yani yetkinliğini belgeleyen bir icazet kazanmıştır. Dergâh onu Merzifon'a göndermiş, Musa Aslan da 1925'te Merzifon'a yerleşip hayatının geri kalanını orada geçirmiştir. Evi âşıkların ve sevenlerinin toplandığı bir yer olmuş, kendisi mütevazı bir hayat sürmüştür. Âşık Musa Aslan 1960'ta Merzifon'da ölmüş ve Hırka köyünde toprağa verilmiştir.

Âşıklığı ve Çevresi

Akbulut'a göre Musa Aslan, Merzifonlu Kul Fakır'a (1873-1938) büyük saygı duyardı; Âşık Veysel (1894-1973) ve Davut Sulari (1925-1985) gibi âşıklar onu sürekli ziyaret ederdi. Ziyaretine gelen pek çok âşığı etkilediği, oğlu Haydar'ı da (1923-1982) geleneğe bağlı olarak bir âşık şeklinde yetiştirdiği anlatılır. Özellikle Merzifon'da yaşadığı yıllarda birçok türkünün arşivlere geçmesine aracılık etmiştir.

Bu aracılığın somut izi TRT repertuvarındadır. Yücel'in 2021'de yayımladığı müzikal incelemeye göre Musa Aslan'ın kaynak kişi olarak kayıtlarda yer aldığı dokuz eserin tamamı TRT Müzik Dairesi Yayınları Türk Halk Müziği Repertuvarı'nda bulunur: "Felek Şâd Olacak Günün Görmedim" (1029), "Gökyüzünde Bölük Bölük Durnalar" (1079), "Selâm Verdik Kadem Bastık" (1816), "Hay Edüben Meydan" (Köroğlu, 1902), "Bahçıya Getirdi" (2701), "Dem Be Dem" (2710), "Gelmiş İken Bu Elleri Gezerim" (2721), "Geldiğiniz Evler Dol'olsun Nûrdan" (Kırklar Semahı ya da Gönüller Semahı, 4605) ve "Türkiye'miz Şeref Buldu" (5157). İlk ikisini Muzaffer Sarısözen derleyip notaya almış, öbürleri Ankara Devlet Konservatuvarı derlemelerinden notaya alınmıştır; son eserin derleyicileri arasında Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Rıza Yetişen de anılır. Yücel, bu türkülerde ağırlıkla Hüseyni ve Uşşak makam dizilerinin, 7/8, 5/8 ve 10/8'lik usullerin kullanıldığını belirtir ve kendi çalışmasını Musa Aslan türkülerinin analizine yönelik ilk bilimsel çalışma olarak niteler.

Amasya ile Bağı

Musa Aslan Amasyalı değildir; ama hayatının son otuz beş yılını Merzifon'da geçirmiş, orada ölmüş ve yöreye gömülmüştür. Yöre âşıklarını sayan araştırmalar onu bu yüzden Gaziler Ovacığı âşıkları arasında anar: Yücel'in 2018'de Amasya âşıkları üzerine yayımladığı makalede "Âşık Musa", yörede yaşamış ve gönüllerde yer etmiş âşıklar arasında sayılır; Şerife Özer ile Mustafa Topal da, Dünden Bugüne Gümüşhacıköy adlı yerel kitaba dayanarak verdikleri listede "Âşık Musa"yı en çok tanınan Amasyalı âşıkların başında anarlar. Bu listelerdeki "Âşık Musa" ile Musa Aslan'ın aynı kişi olduğu, Yücel'in iki çalışmasının birlikte okunmasından çıkarılan bir sonuçtur.

Şiiri

Telif notu: Âşık Musa Aslan 1960'ta öldüğü için şiirleri telif koruması altındadır ve sitemizde ayrı sayfalar hâlinde yayımlanamamaktadır. Koruma 2030 yılı sonuna kadar sürer; bu sayfada yalnız iki dörtlük alıntılanmıştır.

Yücel, Akbulut'tan aktardığı hayat hikâyesinin ardından Musa Aslan'a ait "Haber Ver" başlıklı beş dörtlüklük bir deyiş verir. Deyiş, bir "ehl-i hikmet"e yöneltilen sorulardan kurulu bir muamma havası taşır: noktanın nasıl halk olduğu, demirden kalemi hangi kulun tuttuğu, Serendip Dağı'nda kimin yıllarca ağladığı sorulur. Bu soru-cevap düzeni, âşıkların birbirini bilgiyle sınadığı atışma ve muamma geleneğinin bir örneğidir. Deyişin ilk ve son dörtlükleri şöyledir:

Bir ehli hikmete seyran eyledim
Musa ile gezen senden haber ver
Şu kandan sinemi büryan eyledim
Ay neden halk oldu günden haber ver
Âşık Musa'm der ki düştüm bu hala
Yerde mi gökte mi firdevsi ala
Hızır verdi bend eyledim bu dala
Yediye sekiz vur andan haber ver

İlk dörtlükte âşık, Musa peygamberle gezen kişiye, yani Hızır'a seslenir gibi bir bilgeden haber ister; ayın neden yaratıldığını sorar. Son dörtlükte mahlas geçer ve cennetin yerde mi gökte mi olduğu sorulur; "Hızır verdi" sözü, âşığın ilhamını Hızır'a bağlayan inancı hatırlatır. Son dizedeki "Yediye sekiz vur" sözü bir hesap bilmecesi gibidir ve kaynakta açıklanmaz.

Kaynakların Durumu

Musa Aslan'ın hayatına dair bilgilerin hemen hepsi Ali Cem Akbulut'un 2010'da yayımlanan Gazilerovacığı Âşıkları kitabına dayanır; bu kitabı doğrudan göremedik ve bilgileri Haluk Yücel'in makalesindeki aktarımdan alıyoruz. Doğum tarihi konusunda kaynakların verdiği iki tarih arasında yaklaşık on yıllık fark vardır. Gömüldüğü Hırka köyünün hangi ilçeye bağlı olduğu da kaynakta belirtilmez. Musa Aslan'ın türkülerinin hangilerinin kendi sözü, hangilerinin onun ağzından derlenmiş yöre türküsü olduğu da Yücel'in çalışmasında ayrıştırılmaz; "kaynak kişi" ifadesi her iki durumu da kapsar.

Kronoloji

1881-1882 ya da 1890: Ardahan'da doğar (iki tarih de araştırmalarda geçer).

1925: Hacıbektaş Dergâhı tarafından gönderildiği Merzifon'a yerleşir.

1960: Merzifon'da ölür, Hırka köyünde toprağa verilir.

2021: Haluk Yücel'in TRT repertuvarındaki dokuz türküsü üzerine müzikal incelemesi yayımlanır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010, s. 231 (Yücel 2021 aktarımıyla).

Çevrimiçi kaynaklar