Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün
Vasl içün çok ağladım yok çâre hicrân aglasun
Bir gülün uğrunda mahv oldum gülistân aglasun
Yakdı sevdâ cânımı bu aşk ü irfân aglasun
Ah derdim bir zamân sevdâ ile cân aglasun
Kalmadı cânımda tâkat şimdi cânân aglasun
Lutf edib cânân bir gün sormadı üftâdesin
Vasl ile şâd itmedi bir dem bile dildâdesin
Cevrini artırdı eyvâh öldürür gamzedesin
Dehr bir sâkî gibi sundu bana gam bâdesin
Halime baksun değil hüşyâru mestân aglasun
Kalmadı cevre tahammül itmeye bir tâkatim
Ağlarım hicrân içinde geçdi ömr ü müddetim
Kendime sıklet virir her ân hayât ü râhatim
Zevk ü vaslından cüdâ mahzûn esîr-i mihnetim
Derdile bî-çâre gönlüm itsün efgân aglasın
Halka düşmen eyledi cânân içün gayret beni
Vahşet-âbâde götürdi halkdan nefret beni
İntihâra sevk iderse şaşma bu sîret beni
Kerbelâ-yı gamda medhûş eyledi hayret beni
Âh mâtem-zâre düşdüm gözlerim kan aglasun
Aşk ü sevdâ ömrümün mecmû’ını itdi hebâ
Aklımı idrâkimi hüsn uğruna itdim fedâ
Sûziş ü efgânıma Asrî bile itdi bükâ
Âteş-i hasretle yandım, kurtuluş yok Nelmiya
Hâlime âgâh olan her ârif insan aglasun
Günümüz Türkçesiyle
1. Kavuşmak için çok ağladım, çaresi yok; artık ayrılık ağlasın. Bir gülün uğrunda mahvoldum; gül bahçesi ağlasın. Sevda canımı yaktı; bu aşk da bu irfan da ağlasın. Bir zaman "ah, can sevda ile ağlasın" derdim; şimdi canımda takat kalmadı, artık sevgili ağlasın.
2. Sevgili lütfedip bir gün olsun düşkününün hâlini sormadı; gönlünü ona vermiş olanı bir an bile kavuşmayla sevindirmedi. Eyvah, eziyetini artırdı; gamzesinin yaraladığını öldürür. Felek bir saki gibi bana gam şarabını sundu; ayık olan değil, sarhoşlar hâlime bakıp ağlasın.
3. Eziyete katlanacak hiç gücüm kalmadı; ayrılık içinde ağlarım, ömrüm de vaktim de geçip gitti. Hayat da rahat da her an bana ağırlık verir. Kavuşmanın zevkinden ayrı düşmüş, hüzünlü, sıkıntının esiri olmuşum; çaresiz gönlüm derdiyle feryat etsin, ağlasın.
4. Sevgili için duyduğum kıskançlık beni insanlara düşman etti; insanlardan nefret beni ıssız ve korkunç yerlere sürükledi. Bu hâl beni kendimi öldürmeye sürüklerse şaşma. Gam Kerbelâsında hayret beni şaşkına çevirdi; ah, bir matem yerine düştüm, gözlerim kan ağlasın.
5. Aşk ve sevda bütün ömrümü boşa harcadı; aklımı ve idrakimi güzellik uğruna feda ettim. Yanışıma ve feryadıma Asrî bile ağladı. Ey Nelmî, hasret ateşiyle yandım, kurtuluş yok; hâlimden haberdar olan her anlayışlı insan ağlasın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Tahmis, bir şairin başka bir şairin gazelini alıp her beytinin önüne aynı vezin ve kafiyede üçer mısra eklemesiyle kurulan beşlik bentlerden oluşan nazım şeklidir. Burada Hüsameddin, Amasyalı şair Nelmî'nin (Tahsîn Hasan Efendi) beş beyitlik "aglasun" redifli gazelini tahmis etmiştir; şiir beş bent ve yirmi beş mısradan oluşur. Her bendin ilk üç mısraı Asrî'nin, son iki mısraı Nelmî'nin gazelinden alınmış beyittir. Birinci bentte beş mısraın hepsi "-ân aglasun" sesiyle biter. Öteki bentlerde Asrî'nin eklediği üç mısra, gazel beytinin ilk mısraıyla kafiyelenir: "üftâdesin, dildâdesin, gamzedesin, bâdesin", "tâkatim, müddetim, râhatim, mihnetim", "gayret beni, nefret beni, sîret beni, hayret beni", "hebâ, fedâ, bükâ, Nelmiya". Mücahit Kaçar'a göre şiir "Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır.
Tahmisteki gazel mısraları, Hüsameddin'in aynı sayfada ayrıca verdiği gazel metninden birkaç yerde farklı yazılmıştır: "hüşyâr mestân" burada "hüşyâru mestân", "düştüm" burada "düşdüm", "Nelmiyâ" burada "Nelmiya" biçimindedir. Özgün metin, tahmisteki yazılışıyla aynen verilmiştir. Kaçar, bu tahmisi incelediği bildiride mahlası "Nâmî" diye okumuş ve şairi bu adla anmıştır; Amasya Tarihi'nin 2022 neşrinde mahlas açıkça "Nelmî" olarak geçer ve Hüsameddin bu mahlasın şairin sevdiği Hilmî Bey'e uydurularak seçildiğini anlatır.
Anlam ve Söz Sanatları
Hüsameddin tahmisi "onun lisanından", yani Nelmî'nin ağzından yazdığını söyler. Bu yüzden şiirde konuşan Nelmî'dir; beşinci bentteki "Sûziş ü efgânıma Asrî bile itdi bükâ" (yanışıma ve feryadıma Asrî bile ağladı) mısraı, tahmis yazarının kendisini şiirin içine bir tanık olarak yerleştirdiği yerdir. Bu, tahmis geleneğinde mahlasın bentlere yerleştirilmesinin ustaca bir örneğidir: Nelmî'nin mahlası gazelin kendi beytinde, Asrî'nin mahlası ise eklenen mısralarda yan yana durur.
Eklenen mısralar gazelin her beytini önceden hazırlar. İkinci bentte sevgilinin ilgisizliği ve gamzesinin öldürücülüğü sayıldıktan sonra Nelmî'nin "Dehr bir sâkî gibi sundu bana gam bâdesin" mısraı gelir; böylece gam şarabı sevgilinin cevrinin sonucu olarak görünür. Dördüncü bent tahmisin en sarsıcı yeridir. Gazelin kendisi Kerbelâ telmihiyle bir matemden söz ederken, Asrî'nin eklediği mısralar Nelmî'nin insanlardan kaçışını ("halka düşmen", "vahşet-âbâd") ve sonunda intiharını ("İntihâra sevk iderse şaşma bu sîret beni") açıkça söyler. Gazelde bir sezgi olarak duran ölüm, tahmiste gerçekleşmiş bir olay olarak yer alır. "Gül" ile "gülistân", "sâkî" ile "bâde", "âteş" ile "yandım" arasında tenasüp; "hüşyâr" ile "mest", "vasl" ile "hicrân" arasında tezat vardır. Kerbelâ, divan şiirinde en büyük acının ve matemin simgesidir.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin sekizinci cildinde Nelmî'nin hayatını anlatır. Nelmî, hocazâdesi Mehmed Ârif Efendi'ye duyduğu sevda ile bir ruh bunalımına düşmüş, 1315'te İstanbul'dan Amasya'ya dönerek Kapancızâde Medresesi'nin bir hücresine kapanmış, kimseyle görüşmez olmuştu. Hüsameddin 1317 Recebinde Amasya'ya geldiğinde onunla ara ara görüşmüş, Nelmî de ona "aglasun" redifli gazelini vermiştir. Tarihçi gazeli onun yanında yüksek sesle okuduğunu, Nelmî'nin hüznünün kendisini çok etkilediğini ve birlikte ağlaştıklarını anlatır. Nelmî aynı yılın Zilhiccesinin on yedinci günü (Nisan 1900) Yörgüç Paşa İmareti'nin üstünden Yeşilırmak'a atlayarak hayatına son vermiştir. Hüsameddin "Merhûmun intihârını duyunca ağladım. Onun lisânından o gazeli şöyle tahmîs eyledim" der. Tahmis, Asrî'nin bilinen şiirlerinin en eskisidir. Nelmî'nin gazeli ve hayatı için Nelmî, Gazel 2 ve Nelmî (Tahsîn Hasan Efendi) yazılarına bakılabilir.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, haz. Turan Açık, İbrahim Serbestoğlu, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 33-40 (e-kitap s. 487-489; "Tahsîn Hasan Efendi-Nelmî" maddesi). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page489.html
- Mücahit Kaçar, "Amasya Tarihi Müverrihi Hüseyin Hüsâmeddin'in Şâirliği", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 69-70. https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_KACARM.pdf
Çevrimiçi kaynaklar



