Çâkerî Ahmed Çelebi'nin soyu azatlı bir köleye uzanır: Üçler Mahallesi'ndeki camiyi yaptıran Sa'dî Çelebi, vakfının yönetimini azatlısı ve damadı Handân Ağa'ya bırakmış, Handân Ağa ailesi de bu vakfı kuşaklar boyunca yönetmişti. Ahmed Çelebi bu aileden çıkmış bir kâtip ve şairdir. Tezkireci Abdî Efendi'nin naiplik yıllarında onun kâtipliğini yapmış, ardından uzun süre Amasya hâslarının kâtibi olarak çalışmış ve 1121 (1709-10) yılında ölmüştür. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu sohbeti hoş, Peygamber ailesine gönülden bağlı, övülecek huylu bir şair olarak anar. Bu nitelemeler ve birkaç görev adı dışında hayatı karanlıkta kalır; şiirinden de bugüne bir örnek kalmamıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Amasyalıdır. Üçler Mahallesi'nde câmi-i şerîfi olan Sa'dî Çelebi kölesi ve dâmâdı Handân Ağazâde Abdulbâkî Ağa'nın oğludur. Ulemâdan tahsîl-i ma'ârif edib Müderris Abdî Efendi'nin niyâbetinde kâtibi oldu. Ba'dehû Amasya hâsları kâtibi olup tûl-i müddet bu me'mûriyyetinde devâm ederek 1121'de vefât etdi. Erbâb-ı ma'ârifden şâir, hoş-sohbet muhibb-i hânedân-ı risâlet bir zât-ı sütûde-sîret idi. Birâderi Handân Efendi'dir.
Bugünkü dille: Amasyalıdır. Üçler Mahallesi'nde camisi bulunan Sa'dî Çelebi'nin kölesi ve damadı Handân Ağa'nın soyundan Abdulbâkî Ağa'nın oğludur. Âlimlerden bilgi ve edebiyat öğrenip Müderris Abdî Efendi naiplik yaptığı sırada onun kâtibi oldu. Sonra Amasya hâslarının kâtibi oldu, bu görevde uzun süre kalarak 1121'de öldü. Bilgi sahibi bir şair, sohbeti hoş, Peygamber ailesinin muhibbi, övülecek huylu bir kişiydi. Kardeşi Handân Efendi'dir.
Handân Ağa Ailesi
Çâkerî'nin ailesi, Amasya'nın XVII. yüzyıl başındaki en zengin âlimlerinden birine bağlanır. Kadılıktan emekli olup Amasya'ya yerleşen Ahîzâde Sa'dî Çelebi, Üçler Mahallesi'nde bir cami ve yanında bir mektep yaptırmış, Sultan Bayezid Camii önüne de ahşap bir köprü yaptırmıştı. Hüsameddin'e göre otuzdan fazla kölesi, yirmi kadar cariyesi vardı; onları azat ederken evlendirir, mülkünden pay verirdi. Vakıflarının tevliyetini azatlı kölesi ve damadı Handân Ağa'ya ve onun erkek evlâdına şart koşmuştu. Sa'dî Çelebi 1039 yılının zilkade ayının sonlarında (Temmuz 1630) ölünce vakıfların mütevelliliği Handân Ağa'ya geçti. Bu görev sonraki yüzyıllarda Handân Ağa'nın torunlarında kaldı ve ailenin kolları Handânzâdeler, Şîrînzâdeler, Handânoğulları gibi adlarla anıldı. Mahallenin, caminin ve vakfın sonraki tarihini Üçler Mahallesi yazısı izler.
Çâkerî'nin babası Abdulbâkî Ağa, Hüsameddin'in "Handân Ağazâde" diye andığı kuşaktandır; yani Handân Ağa'nın oğlu ya da torunudur. Madde bu ayrıntıyı açık bırakır. Ailenin vakıf geleneğini sürdüren adlar, örneğin vakfın mütevellisi Şîrîn Ali Efendi, Hüsameddin'in başka maddelerinde geçer. Çâkerî'nin kardeşi Handân Efendi'nin de kendi maddesi vardır; Hüsameddin onu Handân Efendi-Handân Ağazâde el-Hâc başlığıyla kaydeder. Ailenin kurucusu için de Handân Ağa-Mütevellî maddesine bakılabilir.
Abdî Efendi'nin Kâtibi
Maddenin en çok bilgi veren cümlesi, Çâkerî'yi Amasya şairlerinin tezkiresini yazan Müderris Abdî Efendi'ye bağlar. Müderrisliğinin yanı sıra Abdî Efendi, Hüsameddin'in ifadesine göre bir dönem naiplik, yani kadı vekilliği de yapmış; Çâkerî bu dönemde onun kâtibi olmuştur. Naibin kâtibi mahkemede tutulan kayıtları, hüccetleri ve yazışmaları kaleme alırdı. Bu görev, Çâkerî'yi Amasya'nın edebiyat çevresinin merkezindeki kişinin yanına yerleştirir. Abdî Efendi tezkiresini 1000 ile 1081 (1592-1670) yılları arasında yetişen şairleri kapsayacak biçimde yazmıştı. Çâkerî'nin 1121'de öldüğü düşünülürse, Abdî Efendi'nin yanında çalıştığı yıllarda genç bir kâtip olmalıdır. Tezkirede bir maddesinin bulunup bulunmadığı bilinmiyor; Hüsameddin'in aktarımlarında adı tezkireye bağlanmaz. Abdî Efendi'nin çevresi ve tezkirenin akıbeti Abdî Efendi: Amasya Şairlerinin Kayıp Tezkiresi ve Şiirleri yazısının konusudur.
Daha sonra üstlendiği görev, Amasya hâslarının kâtipliğidir. Hâslar, geliri doğrudan padişaha, hanedan üyelerine ya da yüksek devlet görevlilerine ayrılmış büyük dirliklerdi; kâtibi bu gelirlerin defterini tutardı. Hüsameddin onun bu işte "tûl-i müddet", yani uzun yıllar kaldığını söyler. Bir ailenin vakıf yöneticiliği ile bir kâtibin defter işi aynı hesap ve kayıt bilgisini isterdi; Çâkerî'nin bu yolu seçmesi aile geleneğine uygundur.
Kişiliği ve Mahlası
Hüsameddin'in Çâkerî için seçtiği sözler, sıradan "şâir, kâtib" kalıbının biraz ötesine geçer. "Hoş-sohbet" onu meclislerde aranan bir konuşmacı olarak, "muhibb-i hânedân-ı risâlet" ise Hz. Peygamber'in soyuna, ehl-i beyte derin bir sevgi besleyen biri olarak tanıtır. Bu son nitelik, şiirlerinde ehl-i beyt övgüsünün yer almış olabileceğini akla getirir; ancak elde bir metin olmadığı için bu bir tahminden öteye geçmez.
Farsça "çâker" kul, hizmetkâr, bende demektir. Divan şiirinde bu söz, sevgiliye ya da büyük bir kişiye karşı alçakgönüllülüğü anlatmak için sık kullanılır ve "Çâkerî" mahlasını taşıyan başka şairler de vardır. Amasyalı Çâkerî Ahmed Çelebi'yi aynı mahlası kullanan öteki şairlerden ayıran tek bilgi, Hüsameddin'in maddesindeki aile ve görev kayıtlarıdır.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin tek beyit aktarmaz, mecmualarda Amasyalı Çâkerî'ye bağlanmış bir şiir de bilinmiyor. Ailesine ve görevlerine dair kısa kayıt, Osmanlıca aslı ve açıklamalarıyla Çâkerî Ahmed Çelebi-Handân Ağazâde başlığında durur.
Kronoloji
Zilkade 1039 sonları (Temmuz 1630): Sa'dî Çelebi ölür; vakıflarının mütevelliliği Handân Ağa'ya geçer.
1121 (1709-10): Çâkerî Ahmed Çelebi, Amasya hâsları kâtibiyken ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 220 (e-kitap s. 546), "Çâkerî Ahmed Çelebi-Handân Ağazâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page546.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 62 (e-kitap s. 559), 1039 yılı olayları (Sa'dî Çelebi'nin ölümü). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page559.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 255-257 (e-kitap s. 268), "Sa'dî Çelebi-Ahîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page268.html
Çevrimiçi kaynaklar
