Müderrisliğin yolunu açan rüûs imtihanını kazandığı hâlde kadılığı seçen Hâsim Mustafa Efendi, otuz yıl kadar Anadolu kasabalarında kadı olarak dolaştı. XVIII. yüzyılda Merzifon'un tanınmış âlim ve şair ailesinden yetişmiş, öğrenimini Amasya'da tamamlamıştı. Merzifonlu şair Abdî Efendi'nin soyundandır ve "Abdîzâde" lakabı buradan gelir. 1208 (1793-94) yılında görevden ayrılmış olarak Merzifon'da öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın nitelemesiyle "âlim, şâir, natûk, edîb", yani bilgili, şair, güzel konuşan ve edebiyat bilen bir kişiydi. Kendi maddesi kısadır; Hüsameddin'in aynı aileye dair öteki maddeleri ise onu Merzifon'un ilim çevresinde belirli bir yere oturtur.

Hüsameddin'in Kaydı

Merzifonludur. Şu'arâdan Abdî Efendi'nin evlâdından el-Hâc Abdurrahmân Efendi bin el-Hâc Mustafa Efendi'nin mahdûmu ve meşhûr 'Iydî Bayram Efendi'nin birâderi hafîdidir. Bu münâsebetle Amasya'ya gelip 'Iydîzâde el-Hâc Âkif Mustafa Efendi'nin halka-i tedrîsinde ikmâl-i tahsîl etdi. Bir müddet Merzifon'da tedrîs-i ulûm edib sonra İstanbul'a gitdi. Orada ru'ûs imtihânına girip kazandığı hâlde meşrebi kazâya mâ'il olduğundan kudât silkine girdi. Otuz yıl kadar devr-i bilâd ederek icrâ-yı kazâ edib 1208'de ma'zûlen Merzifon'da vefât etdi. Âlim, şâir, natûk, edîb bir zât idi.

Bugünkü dille: Merzifonludur. Şairlerden Abdî Efendi'nin soyundan Hacı Abdurrahman Efendi bin Hacı Mustafa Efendi'nin oğlu ve meşhur Iydî Bayram Efendi'nin kardeşinin torunudur. Bu yakınlık sebebiyle Amasya'ya gelip Iydîzâde Hacı Âkif Mustafa Efendi'nin ders halkasında öğrenimini tamamladı. Bir süre Merzifon'da ders okuttuktan sonra İstanbul'a gitti. Orada rüûs sınavına girip kazandığı hâlde mizacı kadılığa yatkın olduğundan kadılar sınıfına katıldı. Otuz yıl kadar şehir şehir dolaşarak kadılık yaptı ve 1208'de görevden ayrılmış olarak Merzifon'da öldü. Âlim, şair, güzel konuşan ve edebiyat bilen bir kişiydi.

Aile Bağları

Maddenin ilk cümlesi Hâsim Mustafa Efendi'yi iki aileye birden bağlar. Babası Hacı Abdurrahman Efendi, şair Abdî Efendi'nin soyundandır; dedesi Hacı Mustafa Efendi ise Amasya'da Sultaniye müderrisliği yapmış, sonra Trablusşam mollası olmuş meşhur Iydî Bayram Efendi'nin kardeşidir. Iydî Bayram Efendi'nin oğlu Iydîzâde Hacı Âkif Mustafa Efendi, iki kez Amasya müftülüğü yapmış, kırk beş yıl ders okutmuş bir âlim ve şairdi; 1173 (1760) yılında öldü. Hâsim Mustafa'nın Amasya'ya gelip öğrenimini onun yanında tamamlamasını Hüsameddin açıkça bu akrabalığa bağlar: hoca, öğrencinin babasının amcasının oğluydu. Âkif Mustafa Efendi'nin hayatı ve şiirleri Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi başlığı altında toplanmıştır.

Hüsameddin'in başka bir maddesi bu soy çizgisini daha da belirginleştirir. Merzifon müftüsü, Kıbrıs mollası ve şair Eşref Abdurrahman Efendi-Abdîzâde, "Mustafa Efendi bin Mehmed Efendi bin Abdî Efendi"nin oğludur ve Hüsameddin onun Iydî Bayram Efendizâde Âkif Mustafa Efendi'nin amcazadesi olduğunu yazar. Eşref Abdurrahman Efendi 1151 (1738-39) yılında ölmüş, oğulları Mustafa ve Mehmed efendilere de "Ammizâde" denmiştir. Hâsim Mustafa Efendi'nin babası da Abdî Efendi soyundan, babası Mustafa adında bir Abdurrahman Efendi'dir ve Iydî Bayram Efendi ile aynı akrabalık derecesinde durur. Bu örtüşme, Hâsim Mustafa'nın babasının Eşref Abdurrahman Efendi, kendisinin de Eşref'in oğlu Mustafa Efendi olduğunu düşündürür. Hüsameddin ise iki maddeyi birbirine göndermez. Hâsim maddesinde babaya verilen "el-Hâc" unvanı Eşref'in kendi maddesinde geçmez, aynı adlar bu ailelerde sık tekrarlanır ve Hüsameddin medreseler bölümünde Iydî Bayram Efendi'yi "Merzifonî Mustafa Efendizâde" diye anar; soy kayıtlarındaki adlar her yerde aynı biçimde tutmaz. Bu yüzden eşleştirmeyi kuvvetli bir ihtimal saymak, daha ileri gitmemek gerekir. Eşref Abdurrahman Efendi'nin hayatı, eserleri ve şiirleri için Eşref Abdurrahman Efendi başlıklı yazıya bakılabilir.

Hâsim Mustafa Efendi'nin oğlu da kadılık yolunu izlemiştir. Hüsameddin, Merzifonlu Sâbit Mehmed Efendi-Kâdızâde'yi "Anadolu kudâtından Hâsim Mustafa Efendi'nin mahdûmu" diye tanıtır. Sâbit Mehmed Efendi Amasya'da Âkifzâde Seyyid Abdurrahim Efendi'den, yani babasının hocasının oğlundan okumuş, İstanbul'da sınavla kadılar sınıfına girmiş, devriye müderrisliğine ve sancak kadılıklarına yükselmiş, 1238 (1822-23) yılından sonra ölmüştür. Lakabındaki "Kâdızâde" büyük ihtimalle babasının uzun kadılığından gelir. Oğlunun maddesi Sâbit Mehmed Efendi-Kâdızâde başlığıyla aktarılmıştır.

Müderrislikten Kadılığa

Hâsim Mustafa Efendi'nin meslek hayatında bir tercih anı vardır ve Hüsameddin bunu özellikle kaydeder. İstanbul'da girdiği rüûs imtihanı, medrese öğrenimini bitirenlerin müderrislik yoluna girmesini sağlayan sınavdı. Sınavı kazanmasına rağmen "meşrebi kazâya mâ'il" olduğu için müderrisliği değil kadılığı seçmiştir. Bu seçim onu otuz yıl boyunca yerinde durmayan bir hayata götürdü: Osmanlı kadıları belli sürelerle bir kazadan ötekine atanır, görev aralarında ma'zûl, yani açıkta beklerdi. Görev yaptığı kasabaların adları maddede geçmez. Hayatının sonunda bu görevlerden birinden ayrılmış olarak Merzifon'a döndüğü ve orada öldüğü anlaşılır.

Adı ve Mahlası

Hüsameddin'in başlıklarında çoğunlukla mahlas önce, ad ve lakap sonra gelir. "Hâsim Mustafa Efendi" başlığındaki "Hâsim" sözü de bu düzene göre mahlas olabilir. Oğlunun maddesinde de babası aynı biçimde, "Hâsim Mustafa Efendi" diye anılır. Madde mahlas konusunda açık bir şey söylemez; neşrin çeviriyazısında "Hâsim" olarak geçen sözün Arap harfli asılda nasıl yazıldığı da bilinmediğinden, adın "Hâşim" okunması ihtimali de dışarıda bırakılamaz.

Şiiri

Şiirlerine ulaşılamamıştır. "Âlim, şâir, natûk, edîb" dizisinin ikinci sıfatı madde boyunca hiçbir beyitle karşılanmaz; bir divan ya da mecmua da anılmaz. Kısa madde, Osmanlıca aslı ve açıklamalarıyla Hâsim Mustafa Efendi-Abdîzâde başlığında okunur.

Kronoloji

1151 (1738-39): Merzifon müftüsü ve şair Eşref Abdurrahman Efendi-Abdîzâde ölür.

24 Receb 1173 (Mart 1760): Hâsim Mustafa Efendi'nin hocası Iydîzâde Âkif Mustafa Efendi ölür.

1208 (1793-94): Hâsim Mustafa Efendi, kadılıktan ma'zûl olarak Merzifon'da ölür.

1238 (1822-23) sonrası: Oğlu Sâbit Mehmed Efendi-Kâdızâde ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar