Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi'nin hayatı, Ya'kûb Paşa Zâviyesi'nden çıkıp kadılık yıllarından sonra yine oraya dönen bir yol çizer. Zaviyeyi kuşaklar boyunca yöneten Halvetî şeyh ailesinden geliyordu ve Amasya'da "Hâfız Celâl Efendi" diye tanınırdı. Babasının 1034 (1624-25) yılındaki ölümü üzerine Ya'kûb Paşa Mescidi'nin imamı ve imaretin şeyhi oldu, bir süre ders okuttu, sonra naiplik ve kadılıkla birkaç kasabada görev yaptı. Ömrünün sonunu imamet ve zikirle geçirdi; 1071 (1660-61) yılında öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "âlim" ve "ta'lîk-nüvîs" diye anarken "şâir" sıfatını da ekler, ama ne bir şiiri ne de kullandığı bir mahlas bilinir.

Hayatı

Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin sekizinci cildinde onun babasının yerine geçişini ve sonraki yollarını tek bir paragrafta anlatır:

Amasyalıdır. Ya’kûb Paşa zâviyesi şeyhi ve vakfının mütevellîsi olan eş-Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi bin eş-Şeyh Abdurrahmân Efendi’nin mahdûmudur. Ulemâ-yı asrından tahsîl-i ulûm ve hıfz-ı Kur’ân ederek 1034’de pederinin irtihâlinde yerine Ya’kûb Paşa mescidi imâmı ve imâreti şeyhi oldu. Bir müddet ders okutup iştihâr etdi. Ba’dehû niyâbete sülûk ederek ba’zı kasabâta nâib ve ba’dehû kâdı oldu. Sonra kazâ ve niyâbeti terk ederek imâmet ve meşîhat vazîfelerini îfâya ve zikr u ibâdete hasr-ı meşâğil edib 1071’de vefât eyledi. “Hâfız Celâl Efendi” demekle meşhûr âlim, şâir, ta’lîk-nüvîs, müttakî, âbid bir zât idi. Mahdûmu Şeyhî Mehmed Efendi kibâr-ı ulemâdandır.

Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Ya'kûb Paşa Zâviyesi'nin şeyhi ve vakfının mütevellisi olan Şeyh Abdurrahmân Efendi oğlu Şeyh Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi'nin oğludur. Çağının âlimlerinden ders aldı ve Kur'an'ı ezberledi; 1034'te babası ölünce onun yerine Ya'kûb Paşa Mescidi'nin imamı ve imaretin şeyhi oldu. Bir süre ders verip tanındı. Sonra naiplik yoluna girerek bazı kasabalarda naip, ardından kadı oldu. Daha sonra kadılığı ve naipliği bırakıp imamlık ve şeyhlik görevlerine, zikir ve ibadete kendini verdi ve 1071'de öldü. "Hâfız Celâl Efendi" diye tanınan, âlim, şair, ta'lik yazısında usta, takva sahibi ve ibadete düşkün bir kişiydi. Oğlu Şeyhî Mehmed Efendi büyük âlimlerdendir.

Hayatı üç evreye ayrılır: zaviyede ilk imamlık ve müderrislik yılları, kasabalarda naiplik ve kadılık, sonra zaviyeye dönüş. Hangi kasabalarda görev yaptığı ve kadılığı ne zaman bıraktığı belli değildir. Lakabındaki "Hâfız" Kur'an'ı ezberlemiş olmasından, "Celâl" ise adının ilk parçası Celâleddîn'den gelir. "Ta'lîk-nüvîs" sözü, onun ta'lik yazısını iyi yazan bir hattat olduğunu gösterir; elinden çıkmış bir yazı ya da kitabe kaynaklarda anılmaz.

Ya'kûb Paşa Zâviyesi ve Aile

Ya'kûb Paşa Zâviyesi, bugün Çilehane Camii adıyla bilinen Halvetî tekkesidir. Hüsameddin, babası Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi için ayrı bir madde yazmıştır. Ona göre Hüseyin Efendi, zaviyenin şeyhi ve mütevellisi Şeyh Abdurrahmân Efendi bin Mehmed Çelebi'nin oğluydu; Şeyh Abdullah-ı Halvetî'nin sohbetinde seyr ü sülûkunu tamamlamış, 1016 (1607-08) yılında ağabeyi Şeyh İzzeddîn Hasan Efendi ölünce zaviyenin şeyhi ve mütevellisi olmuştu. On sekiz yıl kadar Ya'kûb Paşa Camii'nde vaaz verip zikir halkası yönetmiş, 1034 yılının ortalarında ölmüştü. Bu tarih, oğlunun maddesindeki 1034 ile örtüşür.

Babasının maddesi altı oğul sayar: Mehmed, Abdülkâdir, Abdülcebbâr, Ahmed, Abdurrahmân ve Abdüsselâm Efendiler. Bunlardan Abdurrahmân, Hâfız Celâl Efendi'dir. Aynı madde, kardeşlerinin oğullarından Hâfız Mehmed Efendizâde Abdülcelîl Efendi'nin Medine mollası olarak 1076'da, Abdülkâdir Efendizâde Abdülazîz Efendi'nin 1080 yılının sonunda öldüğünü yazar. Hâfız Celâl Efendi'nin oğlu Şeyhî Mehmed Efendi ise "Abdurrahmân Efendizâde" olarak anılır ve 1089 (1678-79) yılında ölmüştür. Şeyhî adının bir mahlas mı, yoksa "şeyh oğlu" anlamında bir lakap mı olduğu kaynaktan anlaşılmaz.

Yapının sonraki tarihini ve şeyh silsilesini Çilehane Camii (Yâkub Paşa Tekkesi) yazısı izler; babasının Hüsameddin'deki maddesi ise Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi-Şeyhzâde eş-Şeyh başlığı altında tam olarak okunabilir.

Şiiri

Aynı ciltte Câbî, Celâlî, Cemâlî gibi adlarla açılan komşu maddelerin aksine, bu maddenin başlığında bir mahlas yoktur. Hüsameddin onu şairler arasında saydığı halde mahlasını yazmaz, tek bir mısraını da aktarmaz. Hâfız Celâl Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. 1071'deki ölümü, Abdî Efendi'nin 1081'e kadar gelen Amasya şairleri tezkiresinin kapsamı içinde kalır; bilginin oradan alınmış olması mümkündür, ama maddede kaynak gösterilmez. Metin Hakverdioğlu'nun sekizinci cilt listesinde de adı şairler arasında yer alır.

Kronoloji

1016 (1607-08): Amcası Şeyh İzzeddîn Hasan Efendi ölür; babası Hüsâmeddîn Hüseyin Efendi Ya'kûb Paşa Zâviyesi'nin şeyhi ve mütevellisi olur.

1034 (1624-25): Babası ölür; Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi Ya'kûb Paşa Mescidi'nin imamı ve imaretin şeyhi olur.

1071 (1660-61): Hâfız Celâl Efendi ölür.

1089 (1678-79): Oğlu Şeyhî Mehmed Efendi ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar