Çelebi Mehmed şehirde hüküm sürerken onun divan kâtibi, birkaç yıl sonra genç şehzade II. Murad Amasya'ya vali olarak gelince onun nişancısı: Dakikî Ahmed Çelebi'nin Fetret yıllarındaki meslek hayatı, iki hükümdarın Amasya divanından geçer. Murad tahta çıktığında Amasya vilayetinin tahrir ve defter işleri ona bırakılmış, kendisi 837 (1433-34) yılı dolaylarında ölmüştür. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi'nde onu "âlim, kâtib, şâir, hattât" diye niteler. Kâtipliğini ve hattatlığını maddedeki görevler doğruluyor; şairliğinden ise elde mahlasından başka bir iz yok.
Hayatı
Kâtibin hayatı, Amasya Tarihi'nin dokuzuncu cildinde Dürrî Mehmed Efendi ile Çerkes Dilâver Ağa arasına sıkışmış birkaç satırlık bir maddeden bilinir:
Amasya'da Uncu Abdullah Çelebi mahdûmudur. Ulemâdan tahsîl-i ulûm ve hattâtlardan ahz-ı hutût ederek Çelebi Sultân Mehmed Hân'ın âsitânesine intisâb etdi. Müşârün-ileyhin Amasya hükümdârı olduğu esnâda kâtib-i divânı olarak temâyüz ve iştihâr eyledi. 818'de Sultân Murâd-ı Sânî Amasya vâlîsi oldukda nişâncısı olup ve 824'de müşârün-ileyhin cülûsunda Amasya vilâyeti muharrir ve defterdârı oldu. 837 hudûdunda vefât etdi. Âlim, kâtib, şâir, hattât idi. Şemseddîn Ahmed Pervanî vakfiyesinde şâhid görüldü.
Bugünkü dille: Amasya'da Uncu Abdullah Çelebi'nin oğludur. Bilginlerden ilim, hattatlardan yazı öğrenerek Çelebi Sultan Mehmed'in sarayına bağlandı. Sultan Amasya'nın hükümdarı olduğu sırada onun divan kâtibi olarak öne çıktı ve tanındı. 818'de (1415-16) II. Murad Amasya valisi olunca onun nişancısı oldu; 824'te (1421) Murad tahta çıkınca Amasya vilayetinin muharriri ve defterdarı oldu. 837 dolaylarında öldü. Bilgin, kâtip, şair ve hattattı. Şemseddîn Ahmed Pervânî'nin vakfiyesinde şahit olarak adı görülür.
Görevler sırasıyla okununca bir kâtibin yükselişi ortaya çıkar. Hüsameddin'in "Amasya hükümdârı" dediği dönem, Ankara Savaşı'ndan sonra Çelebi Mehmed'in Amasya'yı üs tutarak devleti yeniden toparlamaya çalıştığı yıllardır; Dakikî bu sarayın divanında yazı işlerini görenler arasındaydı. 818'deki görevi bir şehzade divanına aittir: II. Murad o sırada henüz çocuk yaşta bir şehzadeydi ve Amasya'daki divanının resmî yazıları nişancının elinden geçiyordu. 824'teki görev ise bir taşra memuriyetidir. Muharrir, vilayetin nüfusunu ve vergi gelirlerini deftere geçiren tahrir memurudur; defterdar bu gelirlerin hesabını tutar. Maddeye bakılırsa Dakikî, efendisi padişah olunca onunla birlikte başkente gitmemiş, Amasya'da kalmış ve ömrünü şehrin defterleri arasında tamamlamıştır. Bunun kendi tercihi mi, bir görevlendirme mi olduğunu kaynak söylemiyor.
Amasya ile Bağı
Maddenin ilk kelimesi doğum yerini verir: Dakikî Amasya'da doğmuş, Amasya'da okumuş ve hayatının bilinen bütün görevlerini Amasya'da yapmıştır. Hüsameddin onun hocalarının ve yazı öğrendiği hattatların adını anmaz, babası Uncu Abdullah Çelebi hakkında da başka bilgi vermez. Kitapta Dakikî'nin oğluna ya da torununa ait bir kayıt bulunamamıştır.
Vakfiyedeki Şahitlik
Maddenin son cümlesi Dakikî'yi bir belgeye bağlar: Şemseddîn Ahmed Pervânî'nin vakfiyesinde şahitler arasında adı geçer. Hüsameddin bu vakfiyenin tarihini ve konusunu yazmaz. On birinci ciltteki Şemseddîn Ahmed Çelebi-Pervâne Beyzâde maddesi ise bu adı taşıyan bir Amasya ayanını tanıtır: II. Murad Amasya valisiyken dedesinin vakfına mütevelli olmuş, 836'da (1432-33) Ahî Dârbhâneci vakfına şahitlik etmiş ve 845 (1441-42) dolaylarında ölmüştür. Vakfiyesinde Dakikî'nin bulunduğu Şemseddîn Ahmed büyük ihtimalle odur. Öyleyse bu şahitlik de Dakikî'nin hayatının II. Murad dönemine düşen yıllarında olmalıdır; kesin tarih ancak vakfiyenin kendisi bulunursa öğrenilebilir.
Adı ve Mahlası
Babasının lakabı "Uncu"dur ve madde başlığında aile "Uncuoğlu" diye anılır. Arapçada "dakîk" un demektir, ince ve nazik anlamlarında da kullanılır. Ahmed Çelebi'nin "Dakikî" mahlasını ailesinin adına göndermeyle seçmiş olması akla yakındır, ama Hüsameddin böyle bir ilişkiden söz etmez; bağlantı kelimenin anlamından çıkarılmış bir tahmindir.
Şiiri
Dakikî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin onu şairler arasında sayar, fakat tek beyit aktarmaz, bir eser adı da vermez. Amasya Tarihi'ni bir şairler tezkiresi gibi okuyan Metin Hakverdioğlu da dokuzuncu cildin şairlerini sıralarken Dakikî'yi listeye alır; dayanağı yine maddedeki tek kelimedir: "şâir".
Kronoloji
818 (1415-16): II. Murad Amasya valisi olur; Dakikî onun nişancısıdır.
824 (1421): II. Murad tahta çıkar; Dakikî Amasya vilayetinin muharriri ve defterdarı olur.
837 (1433-34) dolayları: Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 552 (e-kitap s. 169), "Dakikî Ahmed Çelebi-Uncuoğlu" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page169.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 151-152 (e-kitap s. 403), "Şemseddîn Ahmed Çelebi-Pervâne Beyzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page403.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (dokuzuncu cildin şairleri: s. 27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
