1144 (1731-32) yılının Recep ayından kısa süre sonra Amasya müftüsü Âkif Mustafa Efendi hacca giderken fetva makamını kardeşi Râ'if Mehmed Efendi'ye bıraktı. Şeyhülislamdan izin alınmadan yapılan bu vekâlet şikâyet konusu oldu ve Âkif birkaç hafta sonra müftülükten azledildi. Amasya'nın yıl yıl tutulmuş olaylar tarihinde Râ'if'in kendi işiyle anıldığı tek kayıt budur. Kendi maddesi ise onu Sultan Bayezid Camii'nde ve Saraçhane Medresesi'nde ders okutan, ağabeyleri gibi "âlim, edîb, kâmil, şâir" bir müderris olarak tanıtır. 1145'te (1732-33) ölmüştür. Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar bazı şiirlerini bulmuş, ama bunlar yanmıştır.
Hayatı
Râ'if'in maddesi, Amasya Tarihi'nin onuncu cildini açan "râ" faslının başında durur:
Amasyalıdır. Mevâlî-i kirâmdan Amasya müftüsü Merzifonî Bayram Iydî Efendi bin Mustafa Efendi bin Abdî Efendi'nin mahdûmudur. Pederi Amasya müftüsi iken 1097'de doğdu. Amasya'da Merzifonî Mustafa Efendi'den ikmâl-i tahsîl ederek ders-i âm oldu. Pederinin 1122 senesi rebîülâhirinde intikâline binâ'en te'ehhül edib Sultân Bâyezîd Câmi-i şerîfinde Mi'mâr Kâsım Ağa dersiyyesi verildi. Ba'dehû Sarâçhâne Medresesi müderrisliği de tevcîh ve ma'îşeti te'mîn edilerek tedrîs-i ulûm-ı edebiyye ve şer'iyyeye hasr-ı evkât ederek 1145 senesinde irtihâl eyledi. Birâderleri gibi âlim, edîb, kâmil, şâir, fünûn-ı edebiyyede mâhir bir zât idi. Mahdûmu ricâlden İsmet Mustafa Efendi yetîm kalıp birâderi Allâme Mustafa Âkif Efendi'nin vesâyetinde büyüdü. Elde edilen eş'ârı ma'alesef yandı.
Sade Türkçeyle: Amasyalı olup büyük kadılardan Amasya müftüsü Merzifonlu Bayram Iydî Efendi'nin oğludur; Bayram Efendi, Mustafa Efendi'nin, o da Abdî Efendi'nin oğluydu. Babası Amasya müftüsü iken 1097'de (1685-86) doğdu. Amasya'da Merzifonlu Mustafa Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlayıp ders-i âm oldu. Babasının 1122 Rebîülâhirinde ölmesi üzerine evlendi ve kendisine Sultan Bayezid Camii'nde Mimar Kâsım Ağa dersiyyesi verildi. Ardından Saraçhane Medresesi müderrisliği de verilip geçimi sağlanınca bütün vaktini edebî ve şer'î ilimleri okutmaya ayırdı ve 1145'te (1732-33) öldü. Kardeşleri gibi âlim, edip, olgun, şair ve edebiyat ilimlerinde usta bir kişiydi. Devlet adamlarından olan oğlu İsmet Mustafa Efendi yetim kalarak amcası Allâme Mustafa Âkif Efendi'nin vesayetinde büyüdü. Elde edilen şiirleri ne yazık ki yandı.
Dersiyye, bir hayır sahibinin belli bir camide okutulmasını şart koştuğu ders için ayırdığı maaştır. Râ'if'in ilk görevi böyle bir ödenekti: Sultan Bayezid Camii'nde, Mimar Kâsım Ağa adına bağlanmış bir ders. Saraçhane Medresesi müderrisliği bunun üstüne eklenmiş ve madde, geçiminin ancak o zaman güvenceye kavuştuğunu açıkça söyler. Hüsameddin evliliği de babanın ölümünün bir sonucu gibi anlatır. Aile reisliğinin el değiştirmesiyle genç müderrisin kendi evini kurduğu düşünülebilir; madde gerekçeyi açıklamaz.
Doğum tarihi bir soru bırakır. Hüsameddin, ağabeyi Îdîzâde Âkif Mustafa Efendi'nin maddesinde de aynı cümleyi kurar: o da babası Amasya müftüsü iken 1097'de doğmuştur. İki kardeşin ikiz olması da, tarihlerden birinin yanlış aktarılmış olması da mümkündür; kitap bu konuda açıklama yapmaz. Hocası Merzifonî Mustafa Efendi'yi ise kardeşi Abdurrahîm'in maddesi tanıtır: o da sonradan Amasya müftüsü olmuş bir Merzifonlu âlimdir.
1144'teki Vekâlet
Hüsameddin'in dördüncü cilde eklediği olaylar tarihi, 1144 yılını şöyle anlatır: Recep ayında Amasya mütesellimi İran seferine yardım parası ve askerle Hemedan'a gitmiş, ardından müftü Âkif Efendi de Hicaz'a gidip kardeşi Râ'if Mehmed Efendi'yi vekil bırakmıştır. "Ancak bu gidişi ve vekîl edişi şeyhü'l-islâmdan istîzân edilmemişdi." Âkif'in müftülüğü bazı ayanın işine gelmediğinden izinsiz gidişi şeyhülislamlığa bildirilmiş, şikâyet edilmiş ve Âkif 15 Şaban 1144'te (Şubat 1732) azledilerek yerine Şeyh Mustafa Efendi yeniden müftü olmuştur.
Bu kayda göre Râ'if'in müftü vekilliği birkaç hafta sürmüş olmalıdır. Azil kararı yalnız Âkif'i hedef alır; Râ'if hakkında bir suçlama yoktur. Bir yıl sonra da ölmüştür. Ağabeyinin müftülük dönemine düşen bu kısa vekâlet, kardeşlerin birbirine ne kadar yakın durduğunu da gösterir: Âkif hac yolunda yerine kardeşini bırakmış, Râ'if öldükten sonra da onun oğlunun vasisi olmuştur.
Ailesi
Râ'if, Merzifon kökenli bir âlim ve şair ailesindendir. Babası Bayram Iydî Efendi, 1085'te (1674-75) Sultan Bayezid müderrisliğinden Amasya müftülüğüne geçmiş, 1122 Rebîülâhirinin on dokuzunda (Haziran 1710) Konya mollalığına giderken Eskişehir'de ölmüştür. Hüsameddin onu ölüm kaydında "fuzalâ-yı şu'arâ", yani faziletli şairlerden sayar ve oğulları Âtıf Mehmed, Âkif Mustafa, Râ'if Mehmed ve Seyyid Abdurrahîm efendilerin hepsinin "meşâhîr-i ulemâ ve şu'arâdan" olduğunu ekler. Bunlardan Âtıf Ahmed Efendi 1138'de ölen nükteci bir şair ve müderris, Âkif Mustafa Efendi iki kez Amasya müftülüğü yapmış, divan sahibi bir şairdir. Seyyid Abdurrahîm Efendi ise Niksar, Zile, Merzifon ve Çorum'da kadılık etmiş, Erzurum kadılığından ayrıldıktan sonra 1161'de (1748) Amasya'da ölmüştür.
Maddenin başlığındaki "Abdîzâde" adı, büyük dede Abdî Efendi'den gelir. Hüsameddin bu Abdî Efendi'yi Merzifonlu bir şair olarak tanıtır ve aynı soydan gelen kuzenleri de "Abdîzâde" diye anar: Merzifon müftüsü ve Kıbrıs mollası Eşref Abdurrahman Efendi ile kadı şair Hâsim Mustafa Efendi bunlardandır. Hüsameddin'in kendisi de "Abdîzâde" diye anılır, fakat kitabında kendi soyu ile bu Merzifonlu Abdî Efendi arasında bir bağ kurmaz.
Râ'if'in oğlu İsmet Mustafa Efendi için madde yalnız "ricâlden", yani devlet adamlarından olduğunu söyler; hangi görevlerde bulunduğu bilinmiyor. Aynı fasılda hemen ardından gelen Râ'if Mehmed Efendi-Harem Kethüdâsızâde ise XIX. yüzyılda yaşamış bir evkaf memurudur ve bu aileyle ilgisi yoktur.
Şiiri
Râ'if Mehmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır, ama bir zamanlar ulaşılmıştı. Hüsameddin'in "elde edilen eş'ârı" sözü, yazarın bir zamanlar bu şiirlerden bir kısmını bulduğunu gösterir; "ma'alesef yandı" kaydı da onların yazarın elindeyken yok olduğunu düşündürür. Kaç şiir olduğunu, hangi türde yazıldıklarını ve nereden bulunduklarını yazar kaydetmemiştir.
Kronoloji
1085 (1674-75): Babası Bayram Iydî Efendi Amasya müftüsü olur.
1097 (1685-86): Amasya'da doğar.
19 Rebîülâhir 1122 (Haziran 1710): Babası Konya mollalığına giderken Eskişehir'de ölür; Râ'if evlenir, Sultan Bayezid Camii'nde dersiyye alır.
Recep 1144 (Ocak 1732) sonrası: Hacca giden ağabeyi Âkif Efendi'nin yerine müftü vekili olur.
15 Şaban 1144 (Şubat 1732): Âkif Efendi izinsiz vekil bıraktığı gerekçesiyle azledilir.
1145 (1732-33): Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 2-3 (e-kitap s. 194), "Râ'if Mehmed Efendi-Abdîzâde" ve "Râ'if Mehmed Efendi-Harem Kethüdâsızâde" maddeleri. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page194.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4 Bakiyyesi, s. 8-9 (e-kitap s. 630), 1122 yılı olayları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page630.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4 Bakiyyesi, s. 52 (e-kitap s. 643), 1144 yılı olayları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page643.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 161-162 (e-kitap s. 595-596), 1084-1085 yılları olayları. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page596.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 400-403 (e-kitap s. 481-482), "Âkif Mustafa Efendi-Iydîzâde Hacı" ve "Âtıf Ahmed Efendi-Iydîzâde" maddeleri. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page482.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 501-502 (e-kitap s. 512), "Abdürrahîm Efendi-Iydîzâde es-Seyyid" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page512.html
Çevrimiçi kaynaklar
