Hüdâyî Ahmed Efendi'nin ilahileri, Hüsameddin'in kaydına göre "hayli zamanlar" Amasya tekkelerinde okunmuştur. Bir müftünün oğlu ve azatlı bir kölenin torunu olan Ahmed Efendi, uzun yıllar müderrislik yaptıktan sonra Halvetî yoluna girmiş, 1061'de (1650-51) Yörgüç Paşa Camii'ne vaiz olmuş, ardından Müftüzâde Tekkesi'nin şeyhliğine getirilmiş ve 1089'da (1678-79) ölmüştür. Mevlevîhâne şeyhi Kudsî Hasan Dede başta olmak üzere şehrin şeyhleriyle tasavvufi ve edebî sohbetleriyle tanınırdı. Tekkelerde okunan o ilahilerden bugüne bir metin ulaşmamıştır.
Hayatı
Hüsameddin'in kaydı, dokuzuncu ciltteki Hüdâyî Ahmed Efendi-Müftüzâde eş-Şeyh maddesinde şu sözlerle yer alır:
Amasya ulemâsından Hurrem Ağazâde el-Hâc Mehmed Efendi'nin mahdûmudur. Pederinden ve Kâdızâde Hoca Mehmed İlmî Efendi'den ikmâl-i tahsîl edib hayli müddet tedrîs-i ulûm etdi. Ba'dehû kibâr-ı Halvetiyye'den eş-Şeyh Hüsameddîn Efendi'ye intisâb edib riyâzet-hânesinde tekmîl-i sülûk ederek hulefâsından oldu. 1061'de Yörgüç Paşa Câmii vâ'izi ba'dehû Müftüzâde Tekkesi şeyhi olup Amasya Mevlevî-hânesi şeyhi Kudsî Hasan Dede ve sâir meşâyîh-i kirâm ile sûfîyâne ve edebî sohbetler ederek 1089'da dâr-ı naîme rihlet etdi. Kâmil, elsine-i selâseye vâkıf, şâir, ulemâ-yı Rabbânîyeden bir zât idi. Tekkelerde ilâhiyâtı hayli zamânlar okundu.
Günümüz diliyle: Amasya bilginlerinden Hurrem Ağazâde Hacı Mehmed Efendi'nin oğludur. Babasından ve Kâdızâde Hoca Mehmed İlmî Efendi'den öğrenimini tamamlayıp uzun süre ders okuttu. Sonra büyük Halvetî şeyhlerinden Şeyh Hüsameddîn Efendi'ye bağlandı, onun halvethanesinde seyrüsülûkünü tamamlayarak halifelerinden oldu. 1061'de Yörgüç Paşa Camii vaizi, sonra Müftüzâde Tekkesi şeyhi oldu; Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Kudsî Hasan Dede ve öteki saygın şeyhlerle tasavvufi ve edebî sohbetler ederek 1089'da öldü. Olgun, üç dil bilen, şair, Allah'a yakın âlimlerden biriydi. İlahileri tekkelerde uzun zaman okundu.
Ailesi
Ahmed Efendi'nin dedesi, dokuzuncu ciltte "Hürrem Ağa-Koca" başlığıyla ayrıca anlatılır. Bu maddeye göre Hürrem Ağa, Amasya beylerinden Mirliva Şücâ Bey'in kölesiydi. Azat edildikten sonra efendisinin desteğiyle dergâh-ı âlî çavuşları arasına girmiş, Amasya'da mukataa emini, cizye muhassılı ve mütesellim olarak tanınmış, 1006'dan (1597-98) sonra ölmüştür. Hüsameddin aynı maddede onun oğlu "mevâlîden esbak Amasya Müftüsü Mehmed Efendi"yi ve torunu "meşâyih-i ulemâdan Hüdâyî Ahmed Efendi"yi de anar. Böylece üç kuşakta, bir azatlı çavuştan bir müftüye, müftüden bir tekke şeyhine uzanan bir aile çizgisi belirir.
"Müftüzâde" lakabı, Ahmed Efendi'ye babasının Amasya müftülüğünden geçmiş olmalıdır. Şeyhi olduğu Müftüzâde Tekkesi ise başka bir müftü ailesinin eseridir: tekkeyi 1012'de (1603-04) Amasya müftülerinden Tâceddîn Efendizâde Müftüzâde Ahmed Efendi yaptırmıştı. Adlardaki bu çakışma, iki aileyi birbirine karıştırmaya elverişlidir; kaynakta Hüdâyî'nin tekkenin kurucusuyla akraba olduğuna dair bir bilgi yoktur.
Halvetî Şeyhi ve Vaiz
Ahmed Efendi'nin bağlandığı "kibâr-ı Halvetiyye'den" Şeyh Hüsameddîn Efendi'nin kim olduğu maddede açıklanmaz. Hüsameddin'in 1017 (1608) yılı için verdiği ulemâ ve meşâyih dökümünde, Yakub Paşa Tekkesi şeyhi ve Pîr İlyas vakfının mütevellisi olarak bir "eş-Şeyh Hüsâmeddîn Efendi" geçer; Ahmed Efendi'nin şeyhinin bu kişi olması mümkündür, fakat ikisini bağlayan bir kayıt bulunmamaktadır.
Müftüzâde Tekkesi Halvetîlere aitti ve ilk şeyhi, Aziz Mahmud Hüdâyî'nin halifelerinden Şeyh Ali Efendi'ydi. Ahmed Efendi'nin mahlası da Hüdâyî'dir. Bu mahlası, tekkenin bağlı olduğu silsilenin büyük şeyhine bir bağlılık işareti olarak seçmiş olması akla gelir; Hüsameddin mahlasın kaynağını söylemez. Tekkenin şeyhleri konusunda kayıtlar birbirini tutmaz. Birinci ciltteki tekkeler listesi Şeyh Ali'den sonra Mustafa, Ramazan ve Yakub efendileri sayar ve Hüdâyî'yi anmaz. 1017 listesinde tekkenin şeyhi Lâdikli Muharrem Efendi'dir. Altıncı ciltteki bir maddeye göre de Bafralı Şeyh Ahmed Efendi, Müftüzâde Tekkesi şeyhi ve Saraçhane Camii vaiziyken 1071 Ramazanında (Nisan-Mayıs 1661) ölmüştür. Bu durumda Hüdâyî'nin şeyhliğe, 1061'deki vaizlikten bir süre sonra, büyük ihtimalle Bafralı Ahmed Efendi'nin ölümünden sonra geçtiği düşünülebilir. Bafralı Ahmed de Kâdızâde Küçük Mehmed Efendi'nin öğrencilerindendi.
Tekke 1099 (1687-88) yangınında yanmış ve yeri unutulmuştur. Hüdâyî bu yangından birkaç yıl önce ölmüştü. Vaizlik ettiği Yörgüç Paşa Camii ise bugün ayaktadır.
Şiiri
Hüdâyî mahlasını taşıyan ilahilerin pek çoğu Aziz Mahmud Hüdâyî'ye aittir ve Amasyalı şeyhin izini sürmeyi baştan güçleştiren de budur. Hüsameddin onu üç dil bilen bir şair olarak tanıtır, ilahilerinin tekkelerde uzun zaman okunduğunu yazar; ancak bir ilahisinin metnini ya da ilk mısraını vermez. Hüdâyî Ahmed Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Bu ilahilerin tekke cönklerine ve mecmualarına geçmiş olması muhtemeldir; ne var ki bir mecmuada Hüdâyî mahlaslı bir ilahi bulunsa bile onu Amasyalı Ahmed Efendi'ye bağlamak, ek bir kanıt olmadan mümkün olmaz. Mevlevîhâne şeyhi Kudsî Hasan Dede ile yaptığı "edebî sohbetler" de yazıya geçmemiştir.
Hocası Kâdızâde Mehmed İlmî Efendi'nin ders halkasında yetişen şairlerden kadı Hâkî Ali Efendi (ö. 1061) ile kürsü şeyhi Hayretî İbrâhim Efendi (ö. 1076) ondan önce göçmüştü; bu kuşaktan en son ölen Hüdâyî oldu. Metin Hakverdioğlu'nun dökümünde de adı dokuzuncu cildin şairleri arasında geçer.
Kronoloji
1006 (1597-98) sonrası: Dedesi Hürrem Ağa ölür.
1012 (1603-04): Müftüzâde Tekkesi yapılır.
1061 (1650-51): Yörgüç Paşa Camii vaizi olur.
Ramazan 1071 (Nisan-Mayıs 1661): Müftüzâde Tekkesi şeyhi Bafralı Ahmed Efendi ölür.
1089 (1678-79): Ölür.
1099 (1687-88): Müftüzâde Tekkesi yangında yok olur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 345-346 (e-kitap s. 109), "Hüdâyî Ahmed Efendi-Müftüzâde eş-Şeyh" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page109.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 350 (e-kitap s. 111), "Hürrem Ağa-Koca" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page111.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 246 (e-kitap s. 156), "Müftüoğlu Tekkesi". https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page156.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 4-5 (e-kitap s. 538), 1017 yılı Amasya ulemâ ve meşâyihi listesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page538.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 533-534 (e-kitap s. 168), "Ahmed Efendi-Bafralı Şeyh" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page168.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (dokuzuncu cildin şairleri: s. 27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
