Dânîş Mehmed Efendi, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Amasya'da müderrislik, ardından Amasya, Antalya, Karahisâr-ı Şarkî ve Sivas kadılıkları yapmış, 1103 (1691-92) dolaylarında ölmüş bir âlim ve şairdir. Şehzade Ahmed'in Amasya meclisinde bulunan şair Şermî Osman Çelebi'nin soyundandır; bu yüzden ailesine önce "Şermîzâdeler" denmiş, onun ününden sonra aile "Dânîşzâdeler" adıyla anılmıştır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu birkaç sıfatla özetler: "fakîh, ulûm-ı edebiyyede mâhir, hattât, şâir, zarîf". Şiirlerinden bir örnek bilinmiyor.

Hüsameddin'in Kaydı

Amasya Tarihi'nin dokuzuncu cildindeki "Dânîş Mehmed Efendi-Şermîzâde" maddesinin hayatını anlatan bölümü şöyledir:

Amasyalıdır. Şehzâde Sultân Ahmed devri şuarâsından Şermî Osmân Çelebi ahfâdından ve kibâr-ı ulemâdan tercemesi bâlâda yazılan Takiyyüddîn Osmân Efendizâde Kutbeddîn Mustafa Efendi'nin mahdûmudur. Amasya'nın Küpceğiz Mahallesi'nde doğdu. Kibâr-ı ulemâdan Uzun Müderris Mehmed Efendi'nin halka-ı tedrîsinde ikmâl-ı tahsîl ederek ders-i âm oldu. Esnâ-yı tahsîlinde Küpceğiz Câmi-i şerîfi imâmı olup sonra Havza'da Firûz Ağa, Hakala'da Kâsım Bey medreselerine müderris oldu. 1078'de Amasya'da Büyük Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi olarak temâyüz etdi. Ba'dehû Hatûnîye-i Tokat müderrisi olup 1085 senesi saferinin gurresinde Amasya kâdısı oldu. Ba'dehû Antalya, Karahisâr-ı şarkî sancâklarına ve 1096'da Sivas vilâyetine kâdı olarak iştihâr etdi. Ba'dehû ihtiyâr-ı tekâüd edib 1103 hudûdunda vefât etdi. Meşâhîr-i ulemâdan fakîh, ulûm-ı edebiyyede mâhir, hattât, şâir, zarîf idi. Uhdesinde bulunan Küpceğiz Câmii imâmetini 1093'de mahdûmu Hâfız Osmân Efendi'ye kasr-ı yed etmişdi.

Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Şehzade Sultan Ahmed devri şairlerinden Şermî Osman Çelebi'nin torunlarından ve hayatı daha önce yazılan büyük âlimlerden Takıyyüddin Osman Efendi'nin oğlu Kutbeddin Mustafa Efendi'nin oğludur. Amasya'nın Küpceğiz Mahallesi'nde doğdu. Büyük âlimlerden Uzun Müderris Mehmed Efendi'nin ders halkasında tahsilini tamamlayarak ders vermeye yetkili müderris oldu. Öğrenciliği sırasında Küpceğiz Camii imamı olmuş, sonra Havza'da Fîruz Ağa, Hakala'da Kâsım Bey medreselerinde müderrislik yapmıştı. 1078'de Amasya'da Büyük Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi olarak öne çıktı. Sonra Tokat'taki Hatuniye Medresesi müderrisi oldu ve 1085 yılı safer ayının ilk günü Amasya kadısı oldu. Daha sonra Antalya ve Karahisâr-ı Şarkî sancaklarına, 1096'da da Sivas vilayetine kadı olarak tanındı. Sonra emekliliği seçti ve 1103 dolaylarında öldü. Tanınmış âlimlerden, fıkıh bilgini, edebî ilimlerde usta, hattat, şair ve zarif biriydi. Elindeki Küpceğiz Camii imamlığını 1093'te oğlu Hâfız Osman Efendi'ye bırakmıştı.

Hayatı

Hüsameddin'in verdiği ilk kesin tarih 1078 (1667-68) yılıdır; Dânîş o yıl Amasya'nın büyük medreselerinden birine müderris olarak atanmıştır. Doğum yılı kayıtlı olmadığından bu atamadan geriye gidilir ve doğumunun XVII. yüzyılın ilk yarısına düşmesi gerekir. Meslek hayatı, bir taşra âliminin basamaklarını tek tek gösterir. Öğrenciyken mahallesinin camisinde imamlık etmiş, icazet aldıktan sonra Havza ve Hakala gibi küçük kasabaların medreselerinde ders vermiş, Amasya'daki Büyük Hüseyin Ağa Medresesi'ne, oradan Tokat'taki Hatuniye Medresesi'ne geçmiştir. Müderrislikten kadılığa geçişi 1085 saferinin ilk günü, yani 1674 baharında Amasya kadılığıyla olmuştur.

Amasya'dan sonra Antalya ve Karahisâr-ı Şarkî sancaklarında, 1096'da (1684-85) Sivas'ta kadılık yapmıştır. Hüsameddin'in "iştihâr etdi" sözü bu görevlerde tanındığını anlatır. Sivas'tan sonra emekliye ayrılmış ve 1103 dolaylarında ölmüştür. Öğrenciliğinden beri üzerinde olan Küpceğiz Camii imamlığını 1093'te (1682) oğlu Hâfız Osman Efendi'ye bırakmıştır. Kadılıkla şehir dışında geçen yıllarda bu görevin nasıl yürütüldüğünü kaynak söylemez; bir vekilin işi yürütmüş olması muhtemeldir.

Ailesi ve Çevresi

Dânîş, Amasya'da kuşaklar boyunca izlenebilen bir ilim ailesinin halkasıdır. Hüsameddin, Şermî Osman Çelebi maddesinin sonunda soyu şöyle sayar: Şermî'nin soyundan Hâfız Takıyyüddin Osman Efendi, onun oğlu Kutbeddin Mustafa Efendi ve onun oğlu "mevâlîden Dânîş Mehmed Efendi pek meşhûrdur"; aileye önce Şermîzâdeler, sonra Dânîşzâdeler, daha sonra Molla Halilzâdeler denmiştir. Şermî Osman Çelebi'nin hayatı ve Şehzade Ahmed'in meclisi, sitedeki Şermî Osman Çelebi yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Dânîş'in oğulları el-Hâc Hâfız Mustafa ve Osman Efendilerdir. Hüsameddin'in kayıtlarına göre ailenin dalları başka lakaplar almıştır. Hacı Mustafa Efendi'nin oğlu Molla Halil Ağa, sadrazamların dairelerinde yetişip kapıcıbaşı olmuş ve 1184'te (1770-71) ölmüştür; onun çocuklarına "Molla Halil oğulları" denmiştir. Hacı Osman Efendi'nin oğlu Fenerci Hacı İbrahim Efendi'nin soyu "Fenercizâdeler" diye anılmış, öteki oğlu Hâfız Halil Efendi ise 1164'te (1750-51) babasının yerine Küpceğiz Camii imamı olmuş, iki kez hacıbaşılık yapmış ve 1180'de (1766-67) ölmüştür. Dânîşzâde adı en çok bu Halil Efendi'nin soyunda kalmış ve Küpceğiz Camii'nin imamlığı onun torunlarında sürmüştür. Hüsameddin'in saydığı imamların sonuncusu, 1296'da (1879) ölen es-Seyyid el-Hâc İsmail Efendi'dir.

Şiiri

Elimizde Dânîş'e ait bir şiir yoktur. Şairliği, hattatlığı ve edebî ilimlerdeki ustalığı Hüsameddin'in birkaç sıfatından öğrenilir; bu sıfatlara ne bir eser adı eşlik eder ne bir beyit. Dânîş kelimesi Farsçada "bilgi" demektir ve bu adın bir mahlas olarak kullanıldığı açıktır, çünkü aile adını ondan almıştır. Hüsameddin'in kitabında aynı kelimeyle kurulmuş bir tamlama, "ehl-i dânîş", başka kişiler için bilgili ve kültürlü anlamında sık geçer. XVII. yüzyılda yaşamış, Dânîş mahlaslı Amasyalı bir kadıya ait bir divan ya da tezkire kaydı da şimdiye dek bulunamadı.

Kronoloji

1078 (1667-68): Amasya'da Büyük Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi olur.

1085 safer (1674): Amasya kadısı olur.

1093 (1682): Küpceğiz Camii imamlığını oğlu Hâfız Osman Efendi'ye bırakır.

1096 (1684-85): Sivas kadısı olur.

1103 (1691-92) dolayı: Emeklilikte ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar