Özgün Metin

Mümkin olmazdı begüm sensüz tekellüm ʿâşıḳa
Derd-i ʿışḳuñ sînede olmasa nefs-i nâṭıḳa

Günümüz Türkçesiyle

1. Beyim, aşkının derdi göğüste konuşan can (nefs-i nâtıka) olmasaydı, âşığın sensiz söz söylemesi mümkün olmazdı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Her şey bir felsefe terimine dayanır. "Nefs-i nâtıka", eski ahlak ve felsefe kitaplarında insanı hayvandan ayıran akıl sahibi, konuşan candır; insanın düşünmesi ve söz söylemesi ona bağlanır. Ehlî bu terimi aşkın derdine giydirir: âşık sevgiliden ayrı düşmüştür ve sevgilisiz hiçbir şey söyleyemeyecek kadar tükenmiştir, yine de konuşabiliyorsa bunun sebebi göğsündeki aşk derdidir. Dert, onun konuşan canı yerine geçmiştir.

"Tekellüm" (söz söyleme) ile "nâtıka" (konuşan) arasındaki anlam yakınlığı beytin iki mısraını birbirine bağlar. Âşık Çelebi, Ehlî'yi tanıtırken onun "diḳḳat-i ṭabʿ"ından, yani düşüncesinin inceliğinden söz eder; medrese çevresinden gelen bir şairin bir felsefe terimini gazel beytine yerleştirmesi bu övgüye uygun bir örnektir. Beytin sevgiliye "begüm", beyim diye seslenmesi de XVI. yüzyıl gazelinde sevgilinin bir bey, bir efendi gibi anılmasının olağan örneklerindendir. Beyit yalnız Âşık Çelebi'nin tezkiresinde bulunur; Âşık Çelebi onu Ehlî maddesinde ikinci sırada, "Kopar fitne" beytinin hemen ardından verir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar