Zigala köyünde 5 Temmuz 1943'te Hüseyin Kılıç'ın konservatuvar heyetine okuduğu dört parçadan üçü sonradan TRT'nin halk müziği repertuvarına alındı; dışarıda kalan tek parça bu halaydır. "Gelme ecel gelme, üç gün ara ver" diye başlayan türkü, 1108 numaralı plağın A yüzünde iki komşusunun arasında durur: önünde "İnce Çayır Biçilmez", ardında fişe "Haleylim" diye yazılan ve repertuvara "Ben Bir Çakı Bıçağım" adıyla geçen öbür halay. Komşularının notası yayımlanmışken "Gelme Ecel"den elde kalan yalnız ilk dizedir.
Künye
- Repertuvar no: yok; TRT repertuvarında Amasya yöresine kayıtlı bir karşılığı bulunmaz
- Derleme yeri: Zigala (bugün Aydınca) köyü, Amasya merkez
- Kaynak kişi: Hüseyin Kılıç; ziraatçi, Ezine bucağına bağlı Uygur köyünden, fişteki doğum yılı rumî 1325 (1909-1910)
- Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı heyeti (Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, teknisyen Rıza Yetişen)
- Derleme tarihi: 5 Temmuz 1943
- Tür: türkü; fişte "halay" diye nitelenmiş
- Makam, usul: kayıtlı değil
- Söz ve müzik: anonim
- Kaynak yayın: Celal Volkan Kaya'nın konservatuvar derlemeleri kataloğu, sıra 3589 (İTÜ açık arşivi); TRT bağlantısı yoktur
- Arşivdeki yeri: eski Ankara Devlet Konservatuvarı Folklor Arşivi, plak 1108/A-2
Sözleri
Gelme ecel gelme üç gün ara ver
Söyleyen ölüme sesleniyor: "Ey ecel, gelme; bana üç günlük bir aralık, bir mühlet ver." Üç günün neye yetmesi istendiği, bir sevdiğe kavuşmak mı, bir helalleşme mi, dizede yoktur; metnin devamı elde olmadığından bu soru cevapsız kalır. Kaya listelerine fişlerdeki sözleri bilerek almamıştır; türkünün tamamı, TRT'nin 1970'lerde çoğalttığı fiş kopyalarında duruyor olabilir. Basılı bir kaynakta ise ne sözlerin devamı ne de ezginin notası vardır. Hüseyin Kılıç'ın sesi, Hacettepe Üniversitesi'ne geçen Folklor Arşivi'ndeki plağın üzerindedir.
Hikâyesi
Fişler halayın kendisinden çok okuyucusu hakkında konuşur; türkünün doğuşuna ilişkin ne bir yöre anlatısı ne de bir araştırma yayımlanmıştır. Kaya'nın icracı listesine göre Hüseyin Kılıç ziraatçidir ve köyü Zigala değil, Ezine bucağına bağlı Uygur'dur. TRT repertuvarındaki üç türküsünün künyesinde derleme yeri olarak Uygur köyünün geçmesi buradan gelmiş olmalıdır: repertuvar okuyucunun köyünü, konservatuvar fişi ise kaydın yapıldığı yeri yazmıştır. Heyet o gün Zigala'da çalışmış, anlaşılan çevre köylerden gelenleri de orada dinlemiştir; Uygur köyünden âşık Sadık Ayan'ın kayıtları da aynı günün plaklarındadır.
Ölümden mühlet isteyen başlık arşivde yalnız değildir. Heyet 1937'de Erzincan'da "Gelme Ecel Gelme" adlı bir parça kaydetmiştir. İki kaydın ezgice akraba olup olmadığını katalog göstermez; benzerlik şimdilik adda kalır.
Müzikal Özellikleri
Fişteki "halay" nitelemesi türkünün oyunla birlikte söylendiğini düşündürür; makamı da usulü de kayda geçmemiştir. Kılıç'ın hemen ardından okuduğu "Haleylim" de aynı nitelemeyi taşır ve o parçanın notası TRT repertuvarında vardır; ancak iki halayın plakta yan yana durması "Gelme Ecel"in ezgisi hakkında bir şey kanıtlamaz. Aralarında bir benzerlik olup olmadığı ancak plağın kendisi dinlenerek anlaşılabilir.
Okuyanlar ve Kayıtlar
Halayın, Hüseyin Kılıç'ın 1943'te plağa geçen sesinden başka bilinen bir icrası yok. Okuyucunun repertuvara geçen türküleri sitede ayrı sayfalarda anlatılır: İnce Çayır Biçilmez, Ben Bir Çakı Bıçağım (Haleylim Sevdiğim) ve aynı gün 1111 numaralı plağa alınan Gidiyom Deme Bana. Yörenin bütün türkü ve uzun havalarını bir arada anlatan yazı: Yeşilırmak'ın Ezgisi.
Kaynakça
- Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, 2014, s. 1, 15, 39, 42, 90, 226, 430. https://polen.itu.edu.tr/items/5c1646fa-5b7d-45fb-9585-e92fc717de0b
Çevrimiçi kaynaklar






