Merzifon yakınındaki Sehmüddevle köyünde doğup Amasya'da okuyan Ebûbekir Efendi, öğrenimini bitirince memleketine döndü; yirmi yılı aşkın ders verdikten sonra Merzifon Sultâniyesi müderrisi ve Merzifon müftüsü olarak 1068'de (1657-58) öldü. Halk onu "Hayâtî Ebûbekir Efendi" diye anardı. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'nde "âlim, fâzıl, şâir, kâmil" sıfatlarıyla geçer, fakat şiirinden bir örnek verilmez. Aynı mahlası taşıyan ve yine Merzifonlu sayılan XVI. yüzyıl şairi Hayâtî Çelebi ile karıştırılmaması gerekir; aralarında bir asra yakın zaman vardır. Sehmüddevle köyü ve Merzifon Sultâniyesi hakkındaki notlar, maddenin bugünkü dile aktarılmış metniyle beraber Ebûbekir Efendi-Hayâtî sayfasında toplanmıştır.

Hüsameddin'in Kaydı

Merzifonludur. Merzifon'un civârında Sehmü'd-devle köyünden Abdülhayy oğludur. Amasya'da fâzıl-ı meşhûr Kadızâde Küçük Mehmed Ali Efendi'den ikmâl-i tahsîl ederek Merzifon'a avdetle ders-i âm oldu. Yirmi yıldan ziyâde tedrîs-i ulûm edib Sultâniyye-i Merzifon müderrisi ve oranın müftüsü olduğu hâlde 1068'de vefât etdi. Âlim, fâzıl, şâir, kâmil bir zât idi. Buna "Hayâtî Ebûbekir Efendi" denirdi. Pek çok şâkirdân-ı softı vardır. Bunlardan biri Şeyh Ali Efendizâde mevâlîden eş-Şeyh Ahmed Efendi'dir. Mahdûmu Mehmed Efendi ma'rûfdur.

Sade bir dille: Merzifonludur, Merzifon yakınındaki Sehmüddevle köyünden Abdülhayy'ın oğludur. Amasya'da ünlü bilgin Kadızâde Küçük Mehmed Ali Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlayıp Merzifon'a döndü ve ders-i âm oldu. Yirmi yıldan fazla ilim okuttu; Merzifon Sultâniyesi müderrisi ve oranın müftüsü iken 1068'de öldü. Âlim, faziletli, şair, olgun bir zattı. Kendisine "Hayâtî Ebûbekir Efendi" denirdi. Pek çok medrese öğrencisi vardır; bunlardan biri, Şeyh Ali Efendi'nin oğlu, mevâlîden Şeyh Ahmed Efendi'dir. Oğlu Mehmed Efendi tanınmış biridir.

Hayatı

Ebûbekir Efendi'nin hayatı bütünüyle bir taşra âliminin hayatıdır. Babası Abdülhayy hakkında adından başka bilgi yoktur. Amasya'da okuduğu hoca, Hüsameddin'in kitabında başka adlarla da anılan Kadızâde Küçük Mehmed Ali Efendi'dir. Öğrenimini bitirdikten sonra Merzifon'a dönmüş ve bir daha kasabadan ayrıldığına dair kayıt bırakmamıştır. Ders-i âmlık, camide herkese açık ders okutma ve icazet verme yetkisiydi; Ebûbekir Efendi bu yetkiyle yirmi yılı aşkın ders vermiş, sonunda Çelebi Sultan Mehmed'in Merzifon'da yaptırdığı medresenin, halkın "Sultâniye" dediği yapının müderrisliğine ve kasabanın müftülüğüne yükselmiştir. Merzifon'un medrese geleneği içindeki yeri için Merzifon'da İlim ve Eğitim Tarihi yazısına bakılabilir.

Hüsameddin öğrencilerinden yalnız birini adıyla anar: mevâlî rütbesine, yani büyük kadılık ve müderrisliklerin üst basamağına çıkmış Şeyh Ali Efendizâde Şeyh Ahmed Efendi. Oğlu Mehmed Efendi'yi "ma'rûf" diye anar, ama neyle tanındığını açıklamaz.

"Hayâtî" Adı ve Şiiri

Hüsameddin şairlerin maddelerini çoğunlukla mahlası başa alarak düzenler. Ebûbekir Efendi'nin asıl maddesi "Ebûbekir Efendi-Hayâtî" başlığıyla adlar arasındadır; dokuzuncu ciltte, mahlasların sıralandığı "he" harfinde ise "Hayâtî Ebû Bekir Efendi" başlıklı tek cümlelik bir gönderme bulunur: "Merzifonludur. Tercemesi yukarıda Ebû Bekir Efendi Hayâtî diye yazıldı." Bu gönderme, Hüsameddin'in Hayâtî'yi bir lakaptan çok şiir mahlası olarak gördüğünü düşündürür; ana maddedeki "Buna Hayâtî Ebûbekir Efendi denirdi" cümlesi ise adın halk ağzında da yaşadığını gösterir.

Hüsameddin onun "şâir" olduğunu söylemekle yetinir; Ebûbekir Efendi'nin bir beyti bile bugüne ulaşmış değildir. Amasya'nın meşhur şairlerini sayan üçüncü cilt listesindeki "Hayâtî" ise Celâlî karışıklıklarından önceki döneme ait bir listede yer aldığı için, büyük ihtimalle ondan önce yaşamış Merzifonlu Hayâtî İsa Çelebi'dir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar