İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · ESER VE YAZAR HAKKINDA · 1. MÜELLİF HAKKINDA · 1.6. Tarihçiliği

1.6.1. Tarih-i Osmanî Encümeni Üyeliğindeki Çalışmaları

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, Giriş: Eser ve Yazar, s. 25–27 • Hazırlayan: Doç. Dr. Songül KEÇECİ KURT

Özgün Metin

Amasya Tarihi’nden başka Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in tarihçi kimliği ve anlayışının izlerini onun Tarih-i Osmanî Encümeni üyesi iken yapmış olduğu çalışmalarından da takip edebilmek mümkündür. Tarih-i Osmanî Encümeni, II. Meşrutiyet’in ilanı ve II. Abdülhamid’in tahttan indirilişinin ardından devletin halka millî şuur aşılamak ve vatan sevgisi kazandırmak amacıyla Sultan V. Mehmed Reşad’ın iradesiyle kurulmuştur. Abdurrahman Şeref başkanlığında, başlangıçta “Tarih Komisyonu/Tarih-i Osmanî Heyet-i Tahrîriyesi” ismiyle teşekkül etmiş bir kurumdur. İlk çalışmalarına Vakanüvis Abdurrahman Şeref Bey’in Bâbıâli’deki odasında başlayan encümen bir Osmanlı tarihi yazma hazırlıklarına başlamıştır. Baskı masrafları bizzat Sultan Mehmed Reşad tarafından karşılanacak olan bu çalışmada görev taksimi yapılarak ilk ciltte Osmanlıların Anadolu’ya gelişi ve devletin ortaya çıkışının ele alınması, ayrıca Bizanslılarla Selçuklular hakkında bilgi verilmesi kararlaştırılmıştır. Komisyonun dört aylık çalışması sırasında, Osmanlı tarihini yazmaya yarayacak arşiv belgelerinin tespit ve tasnif sürecinin uzun süreceğinin anlaşılması, bu önemli vazifenin ancak kurumsal bir yapıyla sürdürülebilme zorunluluğu ortaya çıkınca Komisyon, “Tarih-i Osmanî Encümeni” adını almıştır (27 Kasım 1909). Hazırlanan tüzükte İmparatorluğu meydana getiren unsurları aynı gaye etrafında ve aynı vatan sevgisiyle bir araya getirebilmek için tarih öğrenmenin gerekliliği üzerinde durulmuş, bundan dolayı ilmî bir cemiyete ihtiyaç duyulduğu kaydedilmiştir. Ayrıca biri başkan on iki uzmandan teşekkül eden encümen üyelerini başlangıçta hükümet seçecek, daha sonra gerektikçe yeni üyeleri encümen kabul edecektir.⁴⁰

Yapılan araştırmalarda, Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in encümene üyeliğinin kuruluşundan itibaren değil 1914-1916 yılları arasında gerçekleştiği ve müellifin ilk makalesinin de 1916 yılından sonra yayımlandığı görülmektedir.⁴¹ Encümene vefat eden bir üyenin yerine Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in seçilmesinin en önemli nedeninin tarih yazma metodunun encümenin tarih yazma metoduyla uyuşması olarak değerlendirilmiştir. Encümen ayrıca yazılacak tarihin metnine aynen ve tamamen girmeyecek araştırmaları, vesikaları Türkçe ve yabancı lisanlardan tercüme edilmiş risaleleri yayınlayarak, Osmanlı tarihine zemin hazırlamak ve mütalaa meraklılarının bilgilerini genişletmeye, fikirlerini aydınlatmaya hizmet etmeyi amaçlamıştır. Bunun akabinde “Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası” adında bir mecmua çıkarmaya karar vermiştir. Mecmuanın da kaynaklarına bakıldığında matbu tarihlerle birlikte arşiv vesikaları, matbu olmayan yazmalar, tercümeler, kitabeler, mezar taşları ve sikkelerin bulunduğu görülmektedir. Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn de özellikle vakıf kayıtları, şer’iyye sicilleri gibi arşiv belgeleri, Arapça tarih kitapları, kitabeler, mezar taşları vb. tarihin çeşitli kaynakları araştırırken yeni verilere ulaşmıştır. Belki de arşiv belgeleri, kitabeler ve mezar taşları vb. tarihi kaynakları kullanabilme becerisi, ona encümen üyeliği yolunu açtığı gibi Tarih-i Osmanî Encümeni’nin yazmayı planladığı fakat muvaffak olamadığı Osmanlı Tarihi’nin Orhan Bey dönemini kapsayan ikinci cildinin terâcim-i ahval kısmını yazmakla görevlendirilmesinin sebebini teşkil etmiştir.⁴²

Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası’nda pek çok makalesi yayımlanan müellifin beş makalesinden dördü biyografik biri de Orhan Bey Vakfiyesi’nin tahlilidir. Bu makalelerde Osmanlı tarihlerindeki bazı yanlışlıkları düzeltmekte veya tarih ilmine yeni bilgiler kazandırmaktadır.

Dipnotlar

  • 40 Abdülkadir Özcan, “Târîh-i Osmânî Encümeni”, TDV İslam Ansiklopedisi, 2011, c. 40, s. 83-86; Baş, a.g.m., s. 192-193.
  • 41 Ayrıntılı bilgi için bkz. Baş, a.g.m. ve Kurt, a.g.t.
  • 42 Baş, a.g.m., s. 192-193.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya Tarihi'nin dışında, Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in tarihçi kimliğinin ve anlayışının izlerini, onun Tarih-i Osmanî Encümeni üyesi iken yaptığı çalışmalardan da takip etmek mümkündür. Tarih-i Osmanî Encümeni, II. Meşrutiyet'in ilanı ve II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinin ardından, devletin halka millî şuur ve vatan sevgisi kazandırmak amacıyla Sultan V. Mehmed Reşad'ın iradesiyle kurulmuştur. Abdurrahman Şeref'in başkanlığında, başlangıçta "Tarih Komisyonu / Tarih-i Osmanî Heyet-i Tahrîriyesi" adıyla oluşmuş bir kurumdur. İlk çalışmalarına Vakanüvis Abdurrahman Şeref Bey'in Bâbıâli'deki odasında başlayan encümen, bir Osmanlı tarihi yazmanın hazırlıklarına girişmiştir. Basım masrafları bizzat Sultan Mehmed Reşad tarafından karşılanacak olan bu çalışmada görev dağılımı yapılarak, ilk ciltte Osmanlıların Anadolu'ya gelişinin ve devletin ortaya çıkışının ele alınması, ayrıca Bizanslılar ile Selçuklular hakkında bilgi verilmesi kararlaştırılmıştır. Komisyonun dört aylık çalışması sırasında, Osmanlı tarihini yazmaya yarayacak arşiv belgelerinin tespit ve tasnif sürecinin uzun süreceği anlaşılınca ve bu önemli görevin ancak kurumsal bir yapıyla sürdürülebileceği ortaya çıkınca komisyon "Tarih-i Osmanî Encümeni" adını almıştır (27 Kasım 1909). Hazırlanan tüzükte, imparatorluğu meydana getiren unsurları aynı amaç etrafında ve aynı vatan sevgisiyle bir araya getirebilmek için tarih öğrenmenin gerekliliği üzerinde durulmuş, bu yüzden bilimsel bir cemiyete ihtiyaç duyulduğu kaydedilmiştir. Ayrıca biri başkan, on ikisi uzman olmak üzere kurulan encümenin üyelerini başlangıçta hükûmet seçecek, daha sonra gerektikçe yeni üyeleri encümen kabul edecektir.

Yapılan araştırmalarda, Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn'in encümene üyeliğinin kuruluştan itibaren değil, 1914-1916 yılları arasında gerçekleştiği ve yazarın ilk makalesinin 1916 yılından sonra yayımlandığı görülmektedir. Hüsameddîn'in, vefat eden bir üyenin yerine seçilmesinin en önemli sebebinin, tarih yazma yönteminin encümenin yöntemiyle uyuşması olduğu değerlendirilmiştir. Encümen ayrıca, yazılacak tarihin metnine aynen ve tamamen girmeyecek araştırmaları, belgeleri, Türkçe ve yabancı dillerden çevrilmiş risaleleri yayımlayarak Osmanlı tarihine zemin hazırlamayı, okumaya meraklı kişilerin bilgilerini genişletmeyi ve fikirlerini aydınlatmayı amaçlamıştır. Bunun ardından "Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası" adında bir dergi çıkarmaya karar vermiştir. Derginin kaynaklarına bakıldığında, basılmış tarihlerle birlikte arşiv belgeleri, basılmamış yazmalar, çeviriler, kitabeler, mezar taşları ve sikkelerin bulunduğu görülür. Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn de özellikle vakıf kayıtları, şer'iyye sicilleri gibi arşiv belgelerini, Arapça tarih kitaplarını, kitabeleri, mezar taşlarını ve benzeri çeşitli tarih kaynaklarını araştırırken yeni verilere ulaşmıştır. Belki de arşiv belgelerini, kitabeleri, mezar taşlarını ve benzeri tarihî kaynakları kullanabilme becerisi, ona encümen üyeliğinin yolunu açtığı gibi, Tarih-i Osmanî Encümeni'nin yazmayı planladığı ama başaramadığı, Orhan Bey dönemini kapsayan Osmanlı Tarihi'nin ikinci cildinin terâcim-i ahvâl (biyografiler) bölümünü yazmakla görevlendirilmesinin de sebebi olmuştur.

Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası'nda pek çok makalesi yayımlanan yazarın beş makalesinden dördü biyografiktir, biri de Orhan Bey Vakfiyesi'nin çözümlemesidir. Bu makalelerde Osmanlı tarihlerindeki bazı yanlışlıkları düzeltmekte veya tarih ilmine yeni bilgiler kazandırmaktadır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • encümen: kurul, heyet
  • vakanüvis: devletin resmî tarihini yazmakla görevli tarihçi
  • Bâbıâli: Osmanlı'da sadrazamlık ve merkezî idare makamı
  • mecmua: dergi
  • matbu: basılmış
  • vesika: belge
  • vakfiye: vakfın kuruluş belgesi
  • şer'iyye sicili: kadı mahkemelerinin kayıt defteri
  • mütalaa: okuma, inceleme
  • terâcim-i ahvâl: hayat hikâyeleri, biyografiler

Encümenin Kuruluşu

Ansiklopedi maddesine göre encümen, önce "mükemmel" bir Osmanlı tarihi yazmak üzere kurulan Târîh-i Osmânî Heyeti'nin ardından, Sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa'nın teklifi ve Sultan Mehmed Reşad'ın iradesiyle 14 Teşrinisâni 1325'te (27 Kasım 1909) kurulmuştur. Tüzüğü Necip Âsım hazırlamıştır. Tüzük, ilmî ölçülere uygun bir Osmanlı tarihinin henüz yazılamadığını, vakanüvis tarihlerinin birer salname gibi olduğunu, mevcut kısa tarihlerin ise taraflı bir nitelik taşıdığını belirtir. Padişahın özel hazinesinden yıllık 10.000 kuruşluk ödenek ayrılmış, encümen başkanı ve üyelerine maaş verilmemiştir. İlk başkan Abdurrahman Şeref Bey'dir; ilk üyeler arasında Ahmed Refik, Ahmed Midhat Efendi ve Necip Âsım gibi isimler vardır.

Hüsameddin'in Üyeliği

Giriş yazısı, Hüsameddin'in üyeliğinin 1914-1916 arasında başladığını söyler. Ansiklopedi maddesi ise onu yardımcı üyeler arasında anar; Hüsameddin maddesi de "kuruluşundan itibaren üyesiydi" der. Bu iki ifade giriş yazısındaki tarihle çelişir. Fark, yardımcı üyelikle asli üyeliğin ayrılmasından ya da kayıtların farklı dönemlere bakmasından kaynaklanıyor olabilir; elimizdeki kaynaklar bunu açıklamaz. Hüsameddin'in en erken makalesinin hangi tarihte çıktığı da bu nedenle ayrıca incelenmesi gereken bir noktadır.

Orhan Gazi Dönemi Cildi Neden Yazılamadı

Encümenin asıl hedefi olan Osmanlı Tarihi'nin birinci cildi Necip Âsım ve Mehmed Ârif beyler tarafından yazılıp 1917'de yayımlanmıştır. Bu cilt, Türkler, Bizanslılar, Osmanlıların Anadolu'ya gelişi ve devletin ortaya çıkışı ile Anadolu Selçukluları ve beylikleri hakkında bilgi veriyordu. Kitabın yayımından sonra ağır eleştiriler gelmiş; Mehmed Fuad Köprülü ülkedeki tarih anlayışının çok ilkel olduğunu savunmuş, Ahmed Refik de eserin bilimsel niteliği bulunmadığını yazmıştır. 19 Haziran 1917'deki toplantıda Orhan Gazi dönemine ait ikinci cildin bölümleri çeşitli kişilere sipariş edilmiş, ancak bundan sonuç alınamamıştır. Ansiklopedi maddesi bunun başlıca sebebini belgelerin ve kaynak eserlerin henüz kullanılabilir durumda olmamasına bağlar. Hüsameddin'in bu ciltteki biyografi bölümüyle görevlendirilmesi, yazılamayan eserin parçalarından birinin ona verildiğini gösterir.

Dergi ve Hüsameddin'in Makaleleri

Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası'nın ilk sayısı 14 Nisan 1910'da çıkmış ve sekiz yıl düzenli yayımlanmıştır. Dergide elli kadar yazar tarafından yaklaşık 280 makale yayımlanmış, yazarların büyük çoğunluğu encümen üyesi olmuştur. Hüsameddin'in kendi ansiklopedi maddesi onun "Koca Mehmed Paşa", "Alâeddin Bey", "Sultan Altunbaş", "Molla Fenârî" ve "Orhan Bey'in Vakfiyesi" adlı yazılarını özellikle anar. Giriş yazısındaki "beş makale, dördü biyografik" sayımı bu başlıklarla örtüşür: dört kişi adı ve bir vakfiye. Başka kaynaklara bakıldığında derginin Cumhuriyet döneminde "Türk Tarih Encümeni Mecmuası" adıyla sürdüğü, 1927'de encümenin Maarif Vekâleti'ne bağlı olarak yeniden kurulduğu ve başkanlığına Mehmed Fuad Köprülü'nün getirildiği anlaşılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, Giriş Cildi, s. 25–27. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Giriş: Eser ve Yazar içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.